banner39

Vadinin güzel şehri Bitlis de yok oluyor

Modernizm bir sel gibi, önüne çıkan herşeyi parçalayıp, yıkıp geçiyor. Bitlis'in nadide kıymetteki tarihî evleri de modern hayatın dişlerinden kendini kurtaramadı.

Dünyanın Bir Ucu 16.05.2014, 14:43 16.05.2014, 14:43
Vadinin güzel şehri Bitlis de yok oluyor

Her şey hızla değişiyor. “Eski”ye dair ne varsa kitaplarda ve hatıralarda kalıyor yalnızca. Bunun için pek çok şehirde “eskiyi koruma”ya yönelik birtakım çalışmalar yapılmakta...

Amber Kokulu Topraklar

Eski Bitlis evleri Evliya Çelebi’nin kaleminden “Yukarı iç kalede ve aşağı kalesi varoşu içinde 17 mahallede ve yazılan 17 derenin kenarında tepeler üzerinde Bitlis şehrinde toplam 5 bin adet güzel hane vardır ve hepsi amber kokulu toprak ile örtülü mamur evlerdir. Ama bir kısmı birbirine dayanmış evlerdir. Zira genellikle yüksek havadar zemine kurulmuş güzel evlerdir” diye anlatılıyor. Genellikle yüksek bir duvarın sokaktan ayırdığı, dışa kapalı fakat o ölçüde içe doğru bir mimarî anlayışına sahip olan eski Bitlis evleri; düzgün kesme taştan, üzeri düz toprak damlı olarak inşaa edilmiş.



Damın yapımı alttan üste doğru ‘keran’ (kavak ve karaağaçtan yapılmış kiriş), ‘perdi’ (tavanda kirişler üzerine yerleştirilen ve onlardan daha ince olan ahşap malzeme) ve ‘püşürük’ (toprak dam örtüsünde, toprağın az su ile karıştırılmasından elde edilerek kamışın üzerine serilen malzeme) olarak düzenlenmiş. Damda yağmur ve karla birlikte sürekli toprak kaybı olduğu için zaman zaman toprak ilavesi yapılıp tuz ile loğ yardımıyla sıkıştırılması gerekiyor.

Evlerin cümle kapıları demirden imal edilmiştir. Hariçten bakıldığında donuk bir mimarî özelliği gösteren binalar, içeri girildiğinde taş döşemeli avlular ve çeşitli ağaçların süslediği bahçeleriyle ‘hayat’a açılan sıcak mekânlar olarak çıkıyor karşımıza. Yöredeki ocaklardan elde edilen kesme kahverengi-kızıl taş, Bitlis evlerinin temel yapı malzemesidir.

Özel Mimarîye Sahipler

Kapıların küçük ve sahanlıklı oluşu göze çarpıyor. Kalın duvarların aralarında ince birer çizgi halinde harçlar görülüyor. ‘Hayat’ (girişteki yüksek duvarlı avlu) ve evlerin iç mekânlarının zemin döşemeleri kesme taş. Ahşap malzeme taş duvarlardaki ‘hatıl’lar (duvarı sağlamlaştırmak için taşların arasına yatay olarak yerleştirilen direk), toprak damı taşıyan örtü, kapı kanatları, dolaplar, musandıra, pencere aksamı evlerin donanımında kullanılmış. Kerpiç, bazı evlerin oda bölmelerinde kullanılmış; metal ise pencere korkulukları ile dış kapı kaplamalarında tercih edilmiş...

Evler genellikle iki katlı, üç katlı planlanan örneklerin sayısı oldukça az. Planlamada arsaların fazla eğimli oluşunun etkisi büyük. Alt kat ahır ve depo olarak, üst kat ise ikamet bölümü olarak inşaa edilmiş. Odalar, mutfak, hamamlık gibi iç mimarî elemanları ‘sofa’ denilen dikdörtgen bir mekânın etrafına dizilmiş. Kapı-pencere açıklıkları, kemerler, dışa taşkın saçaklar da yapıya hareket kazandıran unsurlar.

Zengin kişilerin ev girişleri taç kapı şeklinde. İklimin soğuk olması sebebiyle Bitlis evlerinde balkon ve cumbaya hiç rastlanmıyor. Pencere önlerindeki gömme taş sedirlerle bu ihtiyaç giderilmeye çalışılmış. Ev planlamasında haremlik-selamlık esasına da uyulmuş. İnşaa edilen yapılar öncelikle şehrin manzarasını, sokağın dokusunu, komşu ailelerin konumunu dikkate almış, tabiatla iç içe olan mimarî anlayışını ortaya çıkarmış.  İki kat olarak tasarlanan evler arasında bağlantılar ise ‘revak’lar (sofa veya hol görevi gören alan) arasına yerleştirilen tek kollu merdivenle sağlanmış.

Başodalarda genelde ahşap olan tavan stilize edilmiş motifler ve canlı renklerle bezenmiş. Evlerin içerisinde, dolap kapaklarında da çeşitli bezemeler görüyoruz. Çoğunlukla bir vazodan çıkan çeşitli çiçek kompozisyonları, gül ve asma yaprakları simetrik olarak işlemişler. En çok kullanılan renkler kırmızı, yeşil ve mavi.

Eski Bitlis evlerinde hamamın yanı sıra özellikle büyük evlerde ‘çol’ (çal) denilen yıkanma elemanı bulunmakta. Çol çoğunlukla odalardan musandıralara veya duvarlara açılmış ‘çırak’ (küçük, kapaksız gömme veya niş) halinde. Helâlar ise hem içeride hem de dışarıda inşaa edilmiştir. Dışarıda olanlar hayatın bir köşesine yapılırken içeride planlananlar genellikle hamam, mutfak elemanlarına yakın veya bitişik düşünülmüş. Helânın tavan kısmı kubbe tarzında köşeleri olan değişik bir mimarî yapıya sahiptir.

Eski Bitlis evlerinin meydana gelmesinde şehri oluşturan şartlar, coğrafî yapı, inanç, gelenek, kültür, ekonomi, topografya ve tarih önemli etkenler... Genellikle 2 veya 3 katlı olarak tasarlanan eski Bitlis evleri, kullanılma biçimini günümüzde de koruyor. Evlerin dış mimarî özelliklerine baktığımızda, toprak damların yerini, düz beton damlar ve çatılar almaya başlamış. Toprak damların kaldırılmasıyla ‘şoratan’ (kar ve yağmur sularının düz damdan dışarı akmasını sağlayan ahşap veya taş yapı öğesi) veya taş-ahşap çörtenler, saçaklar ve bacalar da yavaş yavaş yok olmaktalar. Eski Bitlis evleri meyve ağaçlarıyla donatılmış güzel bahçeleriyle bilinirmiş.

Eski Bitlis Evlerinin Korunmasına Yönelik Çalışmalar

Eski Bitlis evleri maalesef birer birer yıkılıyor. Çoğu tescilli, koruma altında olmasına ve idarecilerin ‘Bitlis evleri, şehre turist çekecek’ sözlerine rağmen ağır kış şartları nedeniyle apartmanların tercih edilmesi, dışarıya verilen göç, ilgisizlik, evlerin hissedar sayısının fazla olması, bakımından yaşanan iktisadî zorluklar evlerin yıkılmayla yüz yüze kalmasına neden oluyor.

Evleri yaşatma maksatlı projelerin en önemlisi; 2009’da, Belediye Meclisi tarafından yenileme ve kentsel dönüşüm kararı alınarak, evlerin korunması çalışmaları başlatılmıştır. Kültür Bakanlığı 9 uygulamaya destek vermiş, bu çerçevede 9 uygulama 70 restorasyon çalışması yapılmış. Proje kapsamına alınan evlerde incelemeler yapılıp ön bilgiler alındıktan sonra, evlerin ihtiyacına göre gerek proje yardımı gerekse de yapı yardımı yapılmaktadır. Ancak ev sahiplerinin birçoğu vilayet dışında bulunduğundan dolayı bu durumdan yeterince faydalanamıyorlar.

Toprak damlı evler birkaç yıl arayla bakım gerektiriyor. Evlerin terk edilme ve çökme nedenlerinin başında bu bakımın yapılmaması gelir, çünkü zamanla yağmur-kar sularının içeri süzülmesi ile birlikte evin çökmesi durumu ortaya çıkıyor.

Eski Bitlis evleri son yıllarda artan bir hızla yok olmaktadır. Günümüz şartları, modern hayat evlerin dış ve iç mimarisini, yaşama kültürünü nasıl etkiledi? Gidenler için geride kalan evlerin kaderi bir hayat kültürünün yok oluşu değil midir? Binlerce yıllık gelenek, nasıl korunabilir?



Bu sorular etrafında; sayıları gittikçe azalan, iç mimarî plan, yapı ve geleneksel dokusunu hızla kaybeden eski Bitlis evlerini tespit etmek ve değişimin geldiği noktaları görmek ve gerçeğe şahitlik etmek için çalışılıyor. Fakat bugün az veya çok değişime uğrayan binalar yüzünden eski Bitlis evi örnekleri neredeyse kalmadı.

Evleri inşaa eden insanlar, kültür ve inanç değerleriyle binlerce yıldan beri Bitlis konut mimarisini oluşturdular. Şehrin manzarasını, tabiatını, sokağın dokusunu, komşuyu içine alan, hesaba katan anlayışla kurguladılar. Günümüzde evlerin yıpranmışlığının yanı sıra modern anlayış evleri hızla değişime ve yok oluşa sürüklemekte. Apartman tarzı modern yapılar, bilhassa eski kent dokusunu tehdit ediyor. Yeni şehirleşme olgusunun getirdiği dışarı kaçmalar, bizlere bir yaşama kültürünün de kaybolduğunu anlatıyor. Yine de Bitlis İl Kültür Müdürlüğünün çalışmaları ve kentsel dönüşüm projesinin uygulanması durumunda sahip olduğumuz bu değerli mirasın –hiç olmazsa bir bölümü– yok olmaktan kurtulacaktır, diye ümit etmekten başka çare yok.

banner53
Yorumlar (0)
26
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?