Üsküp’te Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği

Henüz birkaç yıllık bir mazisi olan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği, lisans ve lisansüstü öğrencilerine yönelik seminerler, atölye çalışmaları ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenliyor.

Üsküp’te Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği

Dünya Bülteni Haber Merkezi

Geçmişte düşünce ve edebiyat alanlarında bereketli bir coğrafyaydı Balkanlar. Osmanlı İmparatorluğu’ndan kopması ve sonrasında yaşadığı göçler, yeni kurulan devletlerin baskıları yüzünden uzun bir sessizliğe büründü. Sizleri, bu sessizliği bozmaya niyetli, çiçeği burnunda bir kurumdan ve onun faaliyetlerinden haberdar etmek istiyoruz: Üsküp’te faaliyetlerini sürdüren Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği. Bir eğitim kuruluşu olan dernek, ecdaddan aldığı emaneti göğüslemek için büyük gayret gösteriyor.

Henüz birkaç yıllık bir mazisi olan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği, lisans ve lisansüstü öğrencilerine yönelik seminerler, ayölye çalışmaları ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenliyor. Bu genç ve dinamik derneğin kurucu başkanı Sevba Abdula ile derneğin kuruluş aşamasını, faaliyetlerini, hedeflerini ve derneğe adını veren âlim Fettah Efendi’yi konuştuk.

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Sevba Abdula kimdir, neler yapmaktadır?

Ben de öncelikle böyle bir fırsatı sunduğunuz için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Sevba Abdula olarak geriye baktığımda hayatımın Üsküp, Ankara ve İstanbul arasında geçtiğini gözlemliyorum. Üsküp doğumluyum. İlkokul ve lise eğitimini Üsküp’te tamamladım. Üniversite eğitimiyle birlikte Türkiye’deki eğitim hayatım başladı. Lisansımı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nde tamamlarken İstanbul Ünivesitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de yüksek lisans yaptım. Marmara Üniversitesi Siyaset bilimi ve Uluslarası İlişkiler Bölümü’ndeki doktora eğitimimin sonlarına gelmiş durumdayım. Akademik araştırmalara ve sivil toplum faaliyetlerine yoğunlaştığımı söyleyebilirim. Balkanlarda modernleşme, din-devlet ilişkileri, kimlik, Sırp tarihi, Sırp Ortodoks Kilisesi gibi konular en çok yoğunlaştığım alanlar olarak öne çıktı. Sivil toplum alanında da eğitim, kültür, edebiyat ile ilgili STK’larda görevler üstlendim.

Başkanı olduğunuz Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin faaliyetlerinden söz açmadan önce Fettah Efendi’yi tanımak isteriz. Fettah Efendi kimdir ve isminin bir eğitim derneğine verilmesini sağlayan hususiyetleri nelerdir?

Tabii ki memnuniyetle. Halk tarafından Fettah Efendi olarak isimlendirilse de gerçek adı Abdülfettah Rauf’tur. 1911 yılında Üsküp’te dünyaya gelmiş, babası Üsküp’ün ileri gelenlerinden ve soyu İshak Bey ailesinden gelmektedir. Emine hanım ile evliliklerinden iki kız bir de erkek çocukları olur. İlkokul eğitimine dair bilgiye ulaşmış değiliz. 1929-1934 yılları arasında Üsküp’ün en ünlü medresesinden ve hocasından (Fatih medresesi mezunu Ataullah Kurtiş’ten) eğitim alır. 1938 yılında hocasının görevden ayrılmak zorunda kalması ile hocası tarafından medresenin başmüderrisliğine getirilir. Başmüderrislik görevini başarıyla yürütür ve birçok önemli isme (Bekir Saddak, Kemal Aruçi) ders verir, yetişmesine katkı sunar.

2. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile birilikte Yugoslavya ve dolayısıyla Makedonya’da yeni bir dönem başlar. Başlangıçtaki özgürlük, kardeşlik söylemleri kısa sürede baskıya dönüşür. Rejim dine ve etnik kimliklere karşı sert tedbirler almaya başlar. Elde ettiğimiz bilgilere göre Fettah Efendi bir yıl boyunca izlenir, ona dair bilgiler toplanır ve 2. Dünya Savaşı’nda Nazilere yardım ettiği suçlamasıyla yargılanır. 1947 yılında düzmece bir iddianeme sonucunda arkadaşları ile beraber mahkum edilir. Ferece (başörtüsü) kanununa muhalefeti ve Meddah Medresesi çevresindeki toplum ile güçlü bağları bu mahkumiyetin asıl nedenleridir.

Osmanlı Türkçesiyle şiirler yazdı

1954 yılında hapisten çıksa da vefatına dek rejimin takibinde kalır. Camilerde vaaz veremez ve halka hitap edemez. 1963 yılına dek Makedonya Devlet Arşivi’nde çalışır. Osmanlı dönemine ait belgeleri, yayınları tasnif eder ve Makedonca’ya çevirir. Arşivde taşradaki cami, tekke, mescit ve bazı eski ailelerde bulunan tarihi belgeleri toplayıp, bunları tanzim eder. Hepsinin listelerini yaptığı gibi; ilk yıllarda Manastır kadılığı sicillerinin Makedonca’ya çevirisi üzerinde yoğun bir şekilde çalışır.

Fettah Efendi aynı zamanda şiirleriyle de toplumda dikkatleri üzerine çeker. İlk şiirleri 1925 yılında Sada-i Millet gazetesinde yayınlanır. Şiirlerini Osmanlı Türkçesiyle yazmıştır. Hatifi mahlasını kullanan Fettah Efendi şiirlerinde, hem hece hem de aruz veznini kullanmış. Şiirlerinin büyük kısmı öğrencilerindedir ve hâlâ önemli bir kısmı yayınlanamadı. Yazdığı şiirlerin büyük bir kısmını da hapishanede yakmak zorunda kalır. Osmanlı ve İslam medeniyetinin Balkanlardan çekilmesinin acısını derin bir şekilde yaşamış ve şiirlerine yansıtmıştır. Din, vatan, toplumsal vakalar, millî tarih, göç, tarihi eserler yoğunlukla işlediği konulardır.

Bizler kendisini öncelikle Balkanlardaki tarihimizin bir sütunu olarak gördük. Davası, cesareti, uğruna bedel ödediği değerler, geçmişi ile olan sıkı bağı, olgun şahsiyeti ve ilmî kişiliği sebebiyle onu sahiplenmemiz ve kamuoyuna tekrar hatırlatmamız gerektiğini düşündük. Bunun yanında kahramanların ve öncü kişilerin bir milletin devamını sağlayan en önemli unsurlar olduğunu bilerek; bu topraklardaki kadim varlığımıza Fettah Efendi ismi üzerinden işaret etmek istedik.

Röportajın devamı için TIKLAYINIZ

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35