Kırım Tatarları dillerini kaybetme tehlikesinde

Dil, bir milletin varlığını muhafazasını temsil eder. Dilini kaybeden halklar, milliyetlerini de kaybederler. Bu yüzden Rusya’da kabul edilen bu kanun, anadili Rusça olmayan halkların dillerini ve dolayısıyla milliyetlerini asimile etme misyonu taşır."

Kırım Tatarları dillerini kaybetme tehlikesinde

Ufuk Aykol

Rusya’da 25 Temmuz 2018’de onaylanan kanun ile birlikte anadilde eğitim zorunluluğu kaldırıldı. Tataristan gibi millî ve siyasî özerkliğe sahip cumhuriyetlerde dahi anadilde eğitim zorunluluğunun kaldırılması, Rusya Federasyonu’nda yaşayan ve Rus olmayan tüm halkların etnik dillerinin tehlikeye girmesi demektir. Nitekim, Dünya Kırım Tatar Kongresi yayınladığı bildiride bu tehlikeye açık bir şekilde işaret etmektedir: “Rusya’nın tarih boyunca yayılmacı politikaları ile işgal ettiği İdil-Ural, Kafkasya, Sibirya ve Uzak Asya’da yaşayan onlarca yerli halk ve azınlık anadillerini tamamen kaybedecek ve Rusya tarafından asimile edilerek dünya üzerinden silinecektir. Bu, kültürel bir soykırımın ilk adımıdır.” 

            DQTK’nin açıklamasındaki bu ifade, bana 1910 senesinde Kırım mebusu olan İsmail Mirza Müftizâde’nin Duma’da yapmış olduğu konuşmayı hatırlattı:

            “1907. seneye kadar millî mektep ve medreselerimizde yalnız mukkademât-ı diniyye ve din ilmi tahsil olunuyordu. Anadilinde, millî dilimizde fünûn-u asriyye mukaddemâtı tahsiline müsaade talep olundukça maarif nezareti cevab-ı red verip dininizi okuyunuz, namaz dualarını öğreniniz, sizlere bu kadarı yeter. Daha başka şeyler tahsil etmek isterseniz Rusça okuyunuz, Rus mekteplerine giriniz diye yol gösteriyordu.”[1]

            Müftizâde’nin bu konuşmayı yapmış olduğu 1910 senesinin ve çarlığın çöküşünün üzerinden bir asırdan fazla geçmesine rağmen değişen hiçbir şey olmadığını görebiliyoruz. Özerk cumhuriyetlerin anayasal hakkı olan resmî dillerindeki anadilde eğitim zorunluluğunun kaldırılması da Çarlık döneminde olduğu gibi Rusya’yı bir “milletler hapishanesine” çevirme niyetinin dışavurumudur. 1910 senesi içinde Duma’da Tatar mekteplerindeki eğitim dili meselesinin tartışılması esnasında geçen aşağıdaki ifade de, 25 Temmuz’da kabul edilen yasanın tatbikine dair örnek teşkil ediyor:

            “Rus olmayan aileler çocuklarının Rusçayı bilmemelerine nazaran iptidai mektebin birinci ve ikinci sınıflarında Rus lisanıyla beraber mensup oldukları kavmin lisanında tedris eylemeleri caizdir. Mamafih daha ilk seneden itibaren Rusça talim ediliyor.”[2]

            Dil, bir milletin varlığını muhafazasını temsil eder. Dilini kaybeden halklar, milliyetlerini de kaybederler. Bu yüzden Rusya’da kabul edilen bu kanun, anadili Rusça olmayan halkların dillerini ve dolayısıyla milliyetlerini asimile etme misyonu taşır.

Kaynak: Kırım Haber Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER