banner15

SBS'de en büyük tehlike

Uzmanından SBS uyarısı geldi: En büyük tehlike bilgisizlik değil, heyecan

SBS'de en büyük tehlike

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerini SBS heyecanı sararken, uzmanlardan 'heyecan' uyarısı geldi. Zambak Yayın Grubu Sınav Uzmanı Osman Sarıkaya, sınavda adayları bekleyen en büyük tehlikenin bilgisizlik değil heyecan olduğuna işaret ederek, "...bilginin yanında dikkati de elden bırakmamanız gerekir. Birçok soruyu bilmediğimiz için değil, dikkat etmediğimiz için yanlış yapıyoruz." dedi.

Seviye Belirleme Sınavı (SBS)'nın 8 Haziran Cumartesi günü son kez yapılması dünüşüyor. Sınava kalan kısa süreye dikkat çeken Zambak Yayın Grubu Sınav Uzmanı Osman Sarıkaya, hem velilere hem de öğrencilere bazı uyarılarda bulundu. Sınavda adayları bekleyen en büyük tehlikenin 'bilgisizlik' değil 'heyecan' olduğunun altını çizen Sarıkaya, "Tabii ki tatlı bir heyecanınız olacaktır. Sınava başlar başlamaz bu heyecanı bir tarafa bırakıp normal bir sınava giriyormuş gibi hareket ettiğinizde, eminim ki çok başarılı olacaksınız. Unutmayalım ki bu sınavlarda size öğretmeleriniz tarafından detaylıca anlatılan, sadece gördüğünüz konulardan sorular sorulacaktır. Bunun için sakın ola panik yapmayınız. Diğer yandan bilginin yanında dikkati de elden bırakmamanız gerekir. Birçok soruyu bilmediğimiz için değil, dikkat etmediğimiz için yanlış yapıyoruz. En büyük rakibinizin yine kendi duygularınız yani heyecanınız olduğunu asla unutmayın ve sınavda rahat olun, bu rahatlık sizi başarıya ulaştıracaktır." ifadelerini kullandı.

Öğrencilere sınava girecekleri okulu mutlaka bir gün önceden görmeleri gerektiğini vurgulayan Sarıkaya, uyrıca şu tavsiyelerde bulundu:

"Oturacağınız sırayı kontrol edin, şayet size uygun değilse ilgililerden sıranızın değiştirilmesini talep edin. Sınava giderken kimlik kartınızı ve sınav giriş katınızı mutlaka yanınıza alınız. Sınav esnasında kitapçık türünüzü mutlaka ve doğru olarak kodlayınız. Cevaplarınızı kaydırma yapmadan doğru şekilde kodlayınız. Cevap formunun size ayrılan yerlerinin haricindeki alanlar da hiçbir şekilde işaretleme yapmayınız. Evet, çok yoruldunuz. Gezmek, oyun oynamak tabii ki hakkınız; ama biraz daha sabredin. Kendinizi hemen salıvermeyin. Olası küçük kazaların bütün emeklerinizi alıp götüreceğini aklınızdan sakın çıkarmayın. Beslenmenize, uykunuza dikkat edin. Sonuçta kazanan sizler olacaksınız."

Osman Sarıkaya velilere de şu önerilerde bulundu: "Çocuklarımıza çok büyük hedefler vererek onları strese sokmayınız. Olabilecek başarısızlıklar için onlara özgüven aşılayınız. Sonuç ne olursa olsun, onlar bizim çocuklarımız. Hiç birimiz şu okulu kazansın bu okulu kazansın diye çocuk sahibi olmadık. Onlar bizim yarınlarımız, öyleyse gereken değeri verelim, her durumda sevgimizi eksik etmeyelim."

AŞIRIYA KAÇMAYAN STRES BAŞARI DA GETİREBİLİR

Diğer taraftan Bilimsel çalışmalar, sınavla ilgili hiç kaygı yaşamayanlarla aşırı kaygı duyanların başarı düzeylerinin düştüğünü; uygun dozda kaygının ise başarıyı artırdığını gösteriyor. Türkiye Psikiyatri Derneği Üyesi ve Çocuk-Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Emine Öztürk Kılıç, hafta sonu yapılacak Seviye Belirleme Sınavı (SBS) öncesi, birçok öğrenci için sınavların önemli bir stres kaynağı olduğunu, kaygının özellikle sınav öncesi ve sınav sırasında yoğunlaştığını söyledi.

Sınavdan bir süre önce başlayan heyecanın, sınava hazırlık ve sınav sırasında dikkatin sorulara yoğunlaşmasını sağlama açısından "yararlı" olabildiğini dile getiren Kılıç,  ''Sınava giren öğrenci, heyecan duygusu ile mücadele etmek, kalp çarpıntısı yerine sorulara odaklanırsa, bir süre sonra heyecan ortadan kaybolacaktır" ifadesini kullandı.

Kılıç, başarısızlık kaygısının uzun dönemli ve şiddetli yaşanmasının depresyon riski taşıdığını belirterek, bu durumun okul reddi gibi sorunlara yol açabildiğini bildirdi.

Başarısızlık korkusunun, sınava hazırlık için önemli bir motivasyon kaynağı olabileceğinin altını çizen Kılıç, şunları kaydetti: ''Kaygı, adayların daha iyi, daha düzenli çalışmalarını sağlar. Bilimsel çalışmalar, uygun  stres düzeyinin başarıyı arttırdığını göstermektedir. Araştırmalar, sınavla ilgili hiç kaygılanmayanların ve aşırı kaygılananlarınbaşarı düzeyinin düştüğünü, buna karşılık uygun bir dozda kaygının başarıyı artırdığını düşündürmektedir. Başa çıkılabilir ölçüdeki kaygının bir zararı yoktur. Uygun dozdaki kaygı, kişinin zorlu bir işe hazırlandığını, enerji harcadığını, başarma azmi içinde olduğunu gösterir. Gelişim sürecinde her zaman zorluklarla başa çıkmak, kişinin olgunlaşmasına ve kendine güven kazanmasına olanak tanır."

Güncelleme Tarihi: 06 Haziran 2013, 15:39
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35