banner39

Veli ve öğremenin sorumluluğu

Okular başladı, uzmanlar veli ve öğremenlerin sorumluluklarını hatırlattı.

Eğitim 21.09.2010, 20:43 21.09.2010, 21:09
Veli ve öğremenin sorumluluğu


Zehra Gülle / Dünya Bülteni

Okullar açıldı, yaklaşık 1 milyon 300 bin öğrenci birinci sınıfa başladı ve birçoğu belki de okulla ilk kez tanışıyor.

İlkokul çocuklar için hayatlarında önemli dönüm noktalarından biridir. Burada alacakları eğitim bundan sonraki eğitim yaşantılarında da başarılarını etkiler. Öğretmenleriyle, arkadaşlarıyla kurdukları iletişim daha sonraki yıllardaki eğitim yaşantılarında kuracakları iletişimin alt yapısını oluşturur.

Çocuklar okulla birlikte daha önce alışmış oldukları aile hayatından farklı olarak uyulması gereken yeni kuralların, sınıf öğretmeni ve yeni arkadaşların olduğu, ödev yapmanın gerektiği yeni bir ortamla karşı karşıya kalacaklar. Günlerini oyun oynayarak, çizgi film izleyerek geçiren çocuklar birden daha disiplinli bir ortama girdiklerinde uyum sağlamakta güçlük çekebilirler. Günümüzde artık çocuklar genellikle anaokulu eğitimi aldıklarından dolayı okula daha kolay uyum sağlayabilmekteler. Ancak Türkiye’nin her yerinde aynı şartlarda okula gidemediklerinden dolayı hepsi için bu durum söz konusu değildir. Bazı çocukların okula gitmekte istekli olması okul başarılarını (okuma yazma öğrenmesini) kolaylaştırmakta. Ancak bazı çocuklar ise istekli olsalar bile farklı nedenlerden dolayı ki bunlar fiziksel nedenler olabildiği gibi (işitme ya da görme problemleri), yeterli zeka düzeyine sahip olmaması veya çocuğun fazla duygusal olmasından kaynaklanan problemler çocuğun başarısız olmasına sebep olabilir.

OKULA BAŞLAMA VE İLK GÜN SENDROMU

Okula başlayan çocuğun sadece zihinsel gelişim olarak değil sosyal açıdan da olgunlaşması gerekir. Çünkü önemli olan çocuğun yaşadığı topluma yararlı bir birey olarak yetişmesini sağlamaktır. Bu yüzden de çocuğun okulla ilgili problemlerini en aza indirmek ya da olan problemlerini çözmek gerekir.

Okul sendromu sadece okula ilk başlandığında değil ara sınıflarda da görülebilir. Altı uyarı işareti vardır :

1. Heves ve enerji kaybı,
2. Alıngan ve sinirli olma,
3. İştahsızlık,
4. Uykuda huzursuzluk,
5. Nedensiz gözyaşlarına boğulmak,
6. Baş ve karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi psiko-somatik belirtilerde artış.

ANNE BABALAR NE YAPMALI ?

Anne babalar çocuk okula başlarken endişe duyarlar. Acaba okulu sevecek mi? Uyum sağlayabilecek mi? Ya okula gitmek istemezse? Gibi sorular zihinlerde dolaşmaya başlar. Aşırı ilgili aileler çocuğun üzerine çok fazla düşerek okuldaki her saniyesini birlikte geçirmeye çalışırlar. Sınıfta birlikte oturup, birlikte dersi dinleyip okuldan çıkmak istemezler hatta bazen bu nedenle idareyle münakaşalar yaşanır. İlk günlerde çocuğun alışması için elbette anne veya babanın çocuğa eşlik etmesi doğaldır.

Çünkü çocuk okul gibi kocaman bir yerde kaybolacağını düşünebilir.Çocukla birlikte okulu dolaşıp ona bilgi verilmelidir.(Sınıfı nerede, tuvalet nerede gibi) Bu davranış çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Fakat bu durumun abartılmaması gerekir.

Bir iki gün alışması için çocukla birlikte okula gidilebilir fakat daha sonra sadece okul giriş çıkış saatlerinde gidilerek çocuğun okul kurallarına uyumu sağlanmalı, geri kalan kısım öğretmene bırakılmalıdır. Çocuğun annesinin ya da babasının çıkışta onu almaya geleceğini bilmesi de ona güven verecektir. Bu durumda veli öğretmen işbirliği önemlidir. Öğretmenin öğrencilerin güvenini kazanması için; anne babasının yanında olmadığı böyle bir ortamda herhangi bir sıkıntısı olduğunda öğretmeniyle rahatça konuşabileceği, yardım alabileceği hem veli hem de öğretmen tarafından çocuğa anlatılmalı, bunu bilmesi sağlanmalıdır. Çocuk bunu bildiği zaman kaygıları daha da azalacaktır.

Çocuğun okula iyi bir başlangıç yapması önemlidir. Alışık olmadığı yeni, kocaman ve kalabalık bir ortam (okul), yeni arkadaşlar, yeni kurallar ona ürkütücü gelecektir. Evdeki rahat aile ortamından, anne kucağından ayrılıp, yeni bir sosyal ortama giren çocuğun ailesinin desteğine ihtiyacı vardır. Okul ve aile arasındaki işbirliği de çocuğun başarısını artıracaktır. Anne babaların çocuklarıyla ilgili olmaları, okuldan geldikten sonra onlarla konuşmaları, onları dinlemeleri önemlidir.

Çocuk olsalar bile onların da duyguları, düşünceleri vardır. Dolayısıyla onlarla konuşmak, ilgilenildiklerini bilmek hoşlarına gidecektir. Ödevlerini yaparken dinlenme zamanları ayrılmalı, öğretmenin verdiğinden fazla alıştırma yaptırılmamalı, onların hala oyun çocukları oldukları unutulmamalıdır. Çocuklar için anne veya babasının veli toplantılarına ya da okulda çeşitli faaliyet toplantılarına katılımı önemlidir. Arkadaşlarının velisi gelip kendi velisi gelmediğinde bunu ilgisizlik olarak algılayabilirler.

ÖĞRETMENE DÜŞEN GÖREVLER

Birinci sınıfa başlayan çocukların başarısında öğretmenin etkisi tabiî ki çok büyüktür. Öğretmenin olumlu tutumu, öğrenciye davranışı, aileyle olan işbirliği çocuğun başarısını artırır. Bunun aksine yanlış öğretmen tutumu (haksızlık yapma, aşırı ödev verme, sert davranma…) çocuğun isteksizliğine neden olur.

Öğretmenin çocukların bireysel farklılıklarını dikkate alması gerekir. Günümüzde öğrencileri belli yaş standardına göre sınıflandırarak eğitim yapılıyor. Bazı çocuklar okuma yazmayı hemen öğrenirken daha geç öğrenebilen çocuklara da rastlamak mümkün. Sınıf öğretmeninin bu durumda öğrencinin düzeyine göre ödevler vermesi ve ailesiyle işbirliği yapması çocuğun başarını artıracaktır. Önemli olan çocuğun öğrenebileceği ortamın yaratılmasıdır. Bu da öğretmenin en önemli görevidir.

Öğretmen öğrencilerin bedensel, ruhsal ve zihinsel gelişimlerini sağlamak için dersinde her türlü etkinliğe yer vermelidir. Öğrencilerine bağırarak, sert davranarak, korkutarak disiplin sağlamaya çalışmak yerine, onları düşünmeye ve araştırmaya sevk ederek, okumalarını sağlayarak, olumlu davranışlarını takdir ederek, fikirlerine düşüncelerine değer verdiğini göstererek başarılarını artırmaya çalışmalıdır.

Kısacası çocuklar okulla birlikte yeni bir hayata adım atarken yaş olarak belli bir olgunluğa erişmiş olsalar bile bazı sorunların olması doğaldır. Önemli olan bu sorunların zamanında tedbirler alınarak daha büyük problemler haline gelmesinin önüne geçmektir. Sağlıklı çocuklar yetişmesi açısından ailelerin bu durumun farkında olarak çocuğa yaklaşması ve öğretmeniyle sürekli iletişim halinde olması gerekir.

 

 

banner53
Yorumlar (0)
17
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?