banner39

YÖK'ten bir ilk: Ortak araştırma merkezi

YÖK, ilaç, aşı, tohum gibi stratejik projelerde birden fazla üniversitenin katılımıyla ortak araştırma merkezi kurabilecek

Eğitim 16.04.2020, 09:58 16.04.2020, 10:41
YÖK'ten bir ilk: Ortak araştırma merkezi

YÖK Başkanı Yekta Saraç, "YÖK, ilaç, aşı, tohum gibi stratejik projelerde birden fazla üniversitenin katılımıyla ortak araştırma merkezi kurabilecek. Bu, ülke için ilk" dedi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, "Meclisimizden geçen yükseköğretim ile ilgili maddeler aslında sistemin gittikçe daha sağlam bir zemine oturduğunun göstergesi. Pek çok alanda iyileştirmeler barındırıyor. Bu süreç elbette devam edecek." dedi.

Saraç, bugün TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Düzenlemenin 2016'da YÖK'ün önerileriyle Üretim Reform Paketi içinde yasalaşarak hayata geçen ve kamuoyunun bütününde olumlu karşılanan değişikliklerden sonra yükseköğretimle ilgili yapısal değişiklikler barındıran ikinci yasa paketi olduğunu ifade eden Saraç, ilk yasa paketinin ana esasları arasında bağımsız Kalite Kurulunun kurulması, YÖK'ün yetki devri süreçlerine yasal zemin kazandırmak ve üniversite-sanayi ilişkisini yasal zemine kavuşturmak, kontenjanların paydaşlarla birlikte katılımcı bir şekilde belirlenmesine imkan tanımak ve devlet üniversitelerine hareket serbestisi getirmek gibi konular bulunduğunu aktardı.

İkinci yasa paketinde de radikal değişikliklerin söz konusu olduğuna işaret eden Saraç, "YÖK'ün yetki devri ve yetki paylaşımı süreci bu pakette de sürmektedir. Bu bağlamda üniversitelerdeki bazı ücretlerin belirlenmesi yetkisinin üniversitelere devri, mali güçlük sebebiyle üniversitelerin faaliyet izninin kaldırılması noktasında YÖK'ün yetkilerini başkaca kurumlarla paylaşması ve yetkisinin ve inisiyatifinin kısıtlanması bunlardan bazıları." diye konuştu.

Yasa paketinde vakıf üniversiteleri ile ilgili toplumun ve bu üniversitelerde çalışan öğretim elemanlarının beklentisini karşılayan maddelerin de bulunduğunu bildiren Saraç, şöyle devam etti:

"Son dönemlerde bazı vakıf üniversitelerinin kötü uygulamaları dolayısıyla ticarethane şeklinde algılanmalarına neden olan olumsuz algıyı ortadan kaldırmaya yönelik bazı düzenlemeler de bu pakette yer alıyor. YÖK kararıyla vakıf üniversitelerinin, öğrencilerinin yüzde 10'unu burslandırdığı malum. Bu oran, şimdi yasa güvencesiyle yüzde 15'e çıkarılıyor. Dolayısıyla vakıf üniversitelerinde daha fazla öğrenci ücretsiz okuyacak. Bu, sosyal devlet anlayışı ve vakıf mantığıyla uyuşan ve öğrencilerimizi sevindirecek bir düzenleme.

Yine aynı şekilde vakıf üniversitelerinde çalışan 23 bini aşkın öğretim elemanı için güzel bir haberimiz var. Vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarına ödenen ücretin devlet üniversitelerinde çalışan emsallerinden daha düşük olamayacağı şeklinde bir düzenleme de bulunuyor. Diğer taraftan vakıf üniversitelerimizdeki yaklaşık 15 bine yakın öğretim üyesi de devletteki uygulamayla ilişkilendirilmiş belli bir yıl şartına bağlı olarak yeşil pasaport alabilecekler. Bu son 2 madde uzun zamandır vakıf üniversitelerinde çalışan hocalarımızın beklentisiydi. Şimdi bu da gerçekleşmiş oluyor."

Saraç, düzenlemeyle ayrıca vakıf üniversiteleri için teminat fonunun getirildiğine işaret ederek, "Bu aslında yurt dışında çok önemli üniversitelerin uyguladığı, o üniversitenin güvenilirliğini de gösteren bir ölçüt. Öğrenci gelirlerinin cüzi bir miktarı, vakıf üniversiteleri mali açıdan sürdürülemez hale geldiklerinde kamu bakımından doğacak yükün engellenmesi, öğrencilerin eğitimlerinin kesintiye uğramadan tamamlatılmasında kullanılmak amacıyla bir kamu bankasında kendi adına açılan hesapta nemalandırılacak." bilgisini aktardı.

- Tezli yüksek lisans yapma kriteri getirildi

YÖK Başkanı Saraç, yasa paketinde eğitim ve öğretimin kalitesini yükseltmeyi amaçlayan maddelerin de bulunduğunu bildirdi.

Öğretim görevlililiği için bazı özel alanlar hariç olmak üzere, tezli yüksek lisans şartı getirildiğini belirten Saraç, "Bu da kalite çıtasını yükseltmek için atılan bir adım. Aslında bütün kademelerde kriterlerin yükseltilmesi gerektiğini de burada ifade etmek isteriz." dedi.

- Doktoralı araştırmacıların ücretleri artırılıyor

Yasayla devlet yükseköğretim kurumlarında yalnızca Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak veya öğretim üyelerinin yürüttükleri Ar-Ge kapsamındaki projelere yardımcı olmak için istihdam edilen doktoralı araştırmacılara ödenecek ücrete esas gösterge rakamının 40 binden 60 bine yükseltileceğini belirten Saraç, "Üniversitelerde yapılan Ar-Ge kapsamındaki projelerde istihdam edilecek doktoralı araştırmacıların ücretlerinin artırılması ülkenin araştırma kapasitesini ve kalitesini artıracaktır." dedi.

Düzenlemede bulunan bir madde ile üniversitelerin kamu kaynağı dışında da fon alabilmeleri için ulusal ve uluslarası ortak projelere katılım önündeki bazı engeller de kaldırılmakta ve bu projelere katılım teşvik edilmektedir. Önümüzdeki dönemde devlet üniversitelerimiz daha fazla proje alabilecek, ülkemiz uluslararası fonlara verdiğinin çok azını aldığı bir ülke olmaktan inşallah çıkacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

- "Birlikte iş yapma modeli geliyor"

Yeni YÖK olarak önem verdikleri bir konunun da Türk yükseköğretim sistemine birlikte iş yapma modelini kazandırmak olduğunu vurgulayan Saraç, şöyle devam etti:

"Bu noktada da önemli bir adım atılıyor. İlaç, aşı, tohum gibi stratejik önem taşıyan projelerin desteklenmesi için alanında temayüz etmiş birden daha fazla üniversitenin güç, bilgi ve tecrübelerini birleştirebilecekleri ortak araştırma merkezi kurulması öngörüldü. Bu model Türkiye için ilk defa uygulanacak. Bilindiği üzere önümüzde başta aşı, ilaç ve tohum gelmek üzere akademide yapmamız atmamız gereken adımlar var. Her üniversitemiz aynı konularda ayrı ayrı çalışmakta, kamu kaynakları planlı ve hedef odaklı harcanamamakta, ortaya onbinlerce bilimsel araştırma projesi çıkmakta, fakat ülkemiz için bunların somut çıktıları az olmaktadır. Artık ulusal ölçekte belli bir konuda temayüz eden üniversitelerimizin birlikte iş yapacakları, birden fazla üniversitemizin insan kaynaklarını, laboratuvarlarını, ekipmanlarını birlikte kullanabilecekleri bir modeli Türkiye'ye kazandırıyoruz inşallah."

- "Doçent adayları için kısıtlar kaldırıldı"

YÖK Başkanı Saraç, yasa paketinde doçent adayları için de güzel bir düzenlemenin yer aldığını kaydetti.

Doçentlik sınavlarının yılda ikiden fazla yapılmasını engelleyen kısıtın ortadan kalktığına işaret eden Saraç, "Artık doçent adaylarının bekleme süreleri daha da kısalacak. Ayrıca doçentlik süreçlerini hızlandırmak maksadıyla dijital imkanlardan yararlanmak da bu yasal düzenleme ile mümkün olacak." dedi.

- "Doktoralı herkes ders verebilecek"

Saraç, pakette öğretim elemanları için başka iyileştirmelerin de söz konusu olduğunu belirterek, "Doktorası olan uzman, çevirici, eğitim öğretim elemanlarının da ders verebilme imkanı tanınıyor. Yani üniversitede doktoralı olan herkes artık ders verebilecek." bilgisini paylaştı.

- 50/d kapsamındaki araştırma görevlilerine sevindirici düzenleme

Yekta Saraç, ayrıca 50/d kapsamındaki araştırma görevlisi olanlardan yüksek lisans yapan 5 bini aşkın öğrenci için de sevindirici bir düzenlemenin yapıldığını belirerek, "Yüksek lisans eğitimini tamamlamış olanların alanıyla ilgili doktora veya sanatta yeterlilik eğitimlerine başlamaları için bir süre gerekmekte. Öğrencilerimizin bu süreç esnasında mağdur olmalarını engellemek için kadrolarıyla ilişiklerinin 6 ay daha devam etmesi öngörüldü." dedi.

- Doktora bursları için yeni kaynak

YÖK Başkanı Saraç, yasal düzenlemedeki başka bir düzenlemeyi anlatırken, "Açıköğretim fakültelerinde gelir fazlası olan miktarın belli bir kısmı doktoralı insan kaynağı yetiştirilmesine harcanacak. Diğer bir ifade ile önümüzdeki yıl daha fazla öğrencimize ülkemiz için öncelikli alanlarda doktora bursu vereceğiz. Bu da doktora yapmak isteyen öğrencilerimiz için güzel bir haber." diye konuştu.

- Disiplin hükümleri yeniden düzenlendi

Yasa ile disipline ilişkin hükümlerin de yeniden düzenlendiğini aktaran Saraç, "Mevcut disiplin mevzuatına göre suç kabul edilen bazı eylemler suç olmaktan çıkarıldı, bazılarının da cezaları hafifletildi. Ağırlaştırma sadece intihal kapsamındaki suçlar ile sınırlı kaldı. Dolayısıyla akademinin ruhuyla daha fazla uyumlu bir disiplin mevzuatı getirildi." diye konuştu.

- "Süreç devam edecek"

YÖK Başkanı Yekta Saraç, "Meclisimizden geçen yükseköğretim ile ilgili maddeler aslında sistemin gittikçe daha sağlam bir zemine oturduğunun göstergesi. Pek çok alanda iyileştirmeler barındırıyor. Bu süreç elbette devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Saraç, konuya ilişkin şöyle konuştu:

"Bu maddelerin özü, YÖK'ün yetki devri ve paylaşımı sürecinin devam etmesi, vakıf üniversiteleri ile ilgili toplumun beklentilerinin önemli bir kısmının karşılanması, eğitim öğretimde kalite ile ilgili düzenlemeler, Ar-Ge ile ilgili düzenlemeler, üniversitelerin ilaç, aşı, tohum, yüksek teknoloji gibi stratejik alanlarda birlikte iş yapma modelini getirmesi, öğretim elamanları ile ilgili iyileştirici düzenlemelerdir.

YÖK olarak bu yasal düzenlemelerin alt düzenlemeleri için hızlı bir şekilde çalışmaya başlıyoruz. Türk yükseköğretimini yöneten kişiler olarak gerçekten mutlu ve umutluyuz. Türk Yükseköğretimi tedrici bir şekilde yeniden yapılandırılıyor. YÖK artık yükseköğretim kurumlarına daha az müdahale eden, yükseköğretimde ulusal ve uluslararası politikalar yürüten, ülkemizin ihtiyaç duyduğu alanlarda yeni projeleri hayata geçiren, dijital dünyaya ayak uyduran, enerjisini yeni ve yenilikçi girişimlere veren bir kurum olma yolunda ilerliyor."

-

Saraç, bu yasama sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleri ile sonuçlanacağına dikkati çekerek, "Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza bu sürecin başından itibaren eksik olmayan destekleri için burada şahsım, Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerimiz adına teşekkür etmek isterim. Kendilerinin bizlerden sürekli daha iyiyi isteyen, cesaret gerektiren her adımımızda arkamızda duran, her projemizi heyecanımıza ortak olarak destekleyen, ülkemizin kalkınmasında üniversitelerimizin rolünü ve bilim insanlarımızın kadr ü kıymetini bilen tutumu bizler için gerçekten önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Başkan oldukları gün yükseköğretimin toplumda ayrışma noktası değil uzlaşı noktası olması için çalışacaklarını beyan ettiklerini hatırlatan Saraç, şunları kaydetti:

"YÖK 100/2000 dahil verilen binlerce bursumuz, gerçekleştirdiğimiz projelerimiz, araştırma üniversitelerini, bölgesel kalkınma odaklı üniversitelerimizi seçme süreçlerimiz sürekli liyakat ve adalet üzerinde yürüdü. Yükseköğretimimiz için yeni ve yenilikçi açılımlar getiren bu yasal düzenlemelere Meclisimizin geniş bir mutabakat ile verdiği desteğin arkasında, bu tutumumuzun fark edilmesinin payı olduğunu sanıyorum. Vekillerimizin verdiği bu destek yükseköğretimde adalet, fırsat eşitliği, liyakat ile ilgili daha fazla sorumluluk yüklenmemizi gerektiriyor. Kanun teklifinin geniş bir mutabakat ile meclisimizde yasalaşmasından ötürü her bir milletvekilimize ayrı ayrı teşekkür ederim. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin güvenini boşa çıkartmayacağız."

banner53
Yorumlar (0)
19
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?