Albayrak'tan Elektrik kanun tasarısı eleştirilerine cevap

Bakan Albayrak, "Rekabetçi, şeffaf, tüketicinin korunduğu çevresel sürdürülebilirliği dikkate alan bir enerji sektörü önceliğimiz olmuş ve olmaya da devam edecektir." dedi

Albayrak'tan Elektrik kanun tasarısı eleştirilerine cevap

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını cevapladı.

Bakan Albayrak, kayıp kaçakla ilgili düzenleme getiren maddenin, apar topar, gece yarısı getirilen bir madde olmadığını belirterek, bu maddenin, geçen yıl 7 Haziran seçimlerinden önce de komisyondan geçtiğini ancak Genel Kurul'a getirilemediğini, bugünün konusu olmadığını aktardı.

Türkiye'de elektrikte kayıp kaçağın her zaman olduğunu belirten Albayrak, şunları kaydetti:

"Sisteme giren elektrik bellidir. Bu nasıl ölçülüyor? Tüm elektrik üretimi sistem ve şebekeye basılır. Basıldıktan sonra sisteme giren elektrik, sayaçlar vesilesiyle ölçülür. Dolayısıyla tüm üretilen elektriğin, sayaçlar noktasında ne kadar tüketildiği orada düşüldükten sonra bu arasındaki rakam, teknik olan veya olmayan kayıp ve kaçaktır. Bu aradaki üretilip sayaçlardan ölçülemeyen aradaki rakam yıllardır kayıp kaçaktır. Bu 2011 yılına kadar tüketim bedeli içindeyken, 2011'den sonra bu yaklaşık 6-7 tane kalemin içinde bulunduğu dağıtım, iletim, kayıp kaçak noktasında bütünleştirilmiştir."

Kayıp kaçak oranını yüzde 20'lerden 14'e düşürdüklerini belirten Albayrak, "Hedefimiz 10'lara, tek haneli rakamlara düşürmek, bunun daha da iyileştirilmesiyle ilgili olumlu eleştirilerin başımızın üstünde yeri var." değerlendirmesinde bulundu.

Tüm dünyada enerji piyasalarının hızlı bir değişim içinde olduğunu, Türkiye'de de bu doğrultuda düzenlemeler yapıldığını belirten Albayrak, görüşülen teklif hakkında bilgi verdi.

Albayrak, Türkiye'de elektrik piyasasındaki hızlı değişim gereği hazırlanan kanun teklifiyle, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve önemli ölçüde uygulamada yaşanan sorunların giderilmesinin esas amaçları olduğunu belirterek, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, gelecek 10, 15 yıl içerisinde 2 katına çıkacak enerji talep artışını sorunsuz karşılamak ve arz güvenliğini sağlamak için, yoğun bir şekilde çalıştıklarını anlattı.

Enerji arz güvenliği için kritik bir unsur sağlıklı tedarik hususunun çok önemli olduğunun altını çizen Albayrak, şöyle devam etti:

"Son on yılda hızlanarak artan enerji sektörümüzün çehresi ciddi bir şekilde değişmekte ve serbestleşme çabalarıyla kurulmaya çalışılan rekabetçi piyasa yapısı enerji politikalarımızın en önemli odak noktası olmuştur. Bu bağlamda, rekabetçi, şeffaf, tüketicinin korunduğu çevresel sürdürülebilirliği de dikkate alan bir enerji sektörü önceliğimiz olmuş ve olmaya da devam edecektir. Strateji ve politikalarımız enerji arz güvenliği, alternatif enerji kaynakları, kaynak çeşitliliği, yerli ve yenilenebilir kaynakların ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilirlik, enerji piyasalarında serbestleşme ve enerji verimliliği temellerine dayanmaktadır. Kanun teklifi dikkatlice incelendiğinde ana fikrinin daha çok yerli ve yenilebilir kaynaklar ve bunun değerlendirilmesi olduğunu net olarak görebiliriz. Daha çok yerli ve yenilebilir, bu ülkenin ihtiyacı olan enerjinin tedarik güvenliğini, küresel etkileri en asgari seviyeye indirerek sağlamayı amaçlamaktadır. Bu kanun teklifi enerji kaynaklı dış ticaret açığının azaltılması anlamında çok önemli katkı sağlayacaktır."

"25 BİN KİŞİLİK BİR İSTİHDAMA KATKI SAĞLAYACAKTIR"

Türkiye'nin 2015 yılı itibarıyla net enerji ithalatının 38 milyar dolar seviyesinde olduğunu, gelişen ve büyüyen ekonomiden dolayı bu rakamın ilerleyen yıllarda daha da artacağını belirten Albayrak, "İşte bu aşamada tüm yerli kaynaklarımızın seferber edilmesi gelecek yıllarda daha az kaynağın yurt dışına aktarılmasını sağlayacaktır. Özellikle yerli kömür kaynaklarının azami kullanılması durumu ülkemizin arz güvenliğinin sağlanmasını ve dış politik pozisyonunu daha güçlü kılacaktır. Hem madencilik hem de termik santral işletmeciliğinde yaklaşık 25 bin kişilik bir istihdama katkı sağlayacaktır." diye konuştu.

"DOĞALGAZ, BUGÜN İTİBARIYLA 77 ŞEHRİMİZE VE 328 İLÇEMİZE ULAŞTIRILMIŞTIR"

Doğalgaz kullanımına ilişkin de bilgi veren Albayrak, şöyle devam etti:

"Doğalgazın kullanılmaya başlandığı 1987 yılında 500 milyon metreküp olan yıllık doğalgaz tüketimimiz 2015 yılı sonu itibarıyla 49 milyar metreküpe ulaşmıştır. Öte yandan, 2002 yılında 4 bin 510 kilometre olan doğalgaz iletim ve dağıtım hattı uzunluğu, devam eden hatların tamamlanarak işletmeye alınmasıyla 2015 yılında 118 bin kilometreyi geçmiştir. Sadece bu altyapının 13 bin kilometreden fazlası ana gaz iletim hat sistemiyle oluşmuştur. 2002 yılında sanayi ile konutta 5 şehrimize ulaştırılan doğalgaz, bugün itibarıyla 77 şehrimize ve 328 ilçemize ulaştırılmıştır. Doğalgazın ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefi doğrultusunda diğer il ve ilçelerimize doğalgaz ulaştırılmasını sağlamaya yönelik çalışmalar devam etmektedir.

"NÜKLEER TEKNOLOJİ ENERJİDE KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ AÇISINDAN ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR"

Konuşmasında nükleer enerji üretimine de değinen Albayrak, gelişmiş ülkelerin enerji üretiminde nükleerin yerine ilişkin de bilgiler verdi.

"Nükleer teknoloji, hem enerjide kaynak çeşitliliği hem de bu teknolojinin diğer uygulama alanlarının geliştirilmesi açısından önem arz etmektedir." diyen Albayrak, teklifle kurulması planlanan nükleer tesislerin en doğru lokasyona yerleştirilmesinin amaçlandığını ifade etti.

Albayrak, bakanlık tarafından yapılan arz planlamalarında, 2023 yılına kadar yerli linyit ve taş kömürü kaynaklarının tamamının elektrik üretim amaçlı değerlendirilmesinin hedefler arasında olduğunu da bildirdi.

"GERÇEK DIŞI ŞEYLERLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Albayrak, teklifteki kayıp kaçak bedellerine ilişkin değerlendirmelere de değinerek, şunları aktardı:

"Bugün burada şunu görüyorum ki, maalesef algının gerçekleştirilmeye çalışıldığı, içinde bilgi olmayan, gerçek dışı şeylerle karşı karşıyayız. Halkımızı hakiki anlamda aldatmaya çalışan bir söylemle karşı karşıyayız. Büyük bir yanlış, yalana ve iftiraya gidecek kadar bir şeyle karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulduğundan, elektrik hizmeti verildiğinden bugüne kadar, bugün bu yasayı konuştuğumuz gün, söylenenlerin birçoğunun yalan olduğunu, yanlış olduğunu çok açık, net bir şekilde şöyle ifade edelim ki halkımız hakikati bilsin. Kurulduğu günden bugüne kadar kayıp kaçak oranı elektrik tüketicileri tarafından karşılanmaktadır. Bu, bugünün konusu değildir. Bugün burada bizim düzenlemeye çalıştığımız 2011 yılından itibaren liberalleşen piyasanın, EPDK bağımsız kurum özelleşmesiyle birlikte, onun eliyle birlikte, piyasalarda kayıp kaçak oranının teknik perakende ve dağıtım sistemi içinde rehabilite edilmesi, daha aşağıya çekilmesiyle ilgili yapılan yasal bir düzenlemedir. Toplam tüketici faturası içinde yer alan kayıp kaçak oranının bu teknik düzenleme gereği, hesaplanırken dışarıda yer almasından kaynaklı bir düzenlemedir. Ama siz sanki bugün böyle bir şey yapılıyormuş gibi, hakikati çarptırarak bir söylem gerçekleştirmeye çalışırsanız, buna söylenebilecek tek şey; yalan ve iftiradır."

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2016, 08:55
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35