banner39

banner35

12.06.2015, 16:37

Eşcinsellik dış politika aracı olursa?

Ürdün Müslüman Kardeşler hareketinin ileri gelenlerinden Hamza Mansur’un Ürdün’de eşcinsellerin toplantısıyla alakalı makalesini okuyunca ilgi göstermemiş ve meseleyi geçiştirmiştim. Hürriyet gazetesinden Tolga Tanış’ın, ‘Türk Eşcinselden ABD Dışişleri’ne Konferans’ başlıklı makalesini okuyunca Hamza Mansur’un es geçtiğim makalesine tekrar geri dönme ihtiyacı hissettim. Obama yönetimi 6 yıldan beri sistematik olarak eşcinsellere sahip çıkıyor ve onları önemli mevkilere taşıyor. Özellikle de hariciyede.  Tolga Tanış’ın önceki makalelerinde buna dair verilerle de karşılaşmıştım.  Lakin Obama idaresi meseleyle sadece dahili boyutlarda değil aynı zamanda eşcinselliği ve onlara hamiliği bir dış politika meselesi ve aracı haline getirmeye gayret ediyor.  Bunun için bir süreliğine Şişli Belediyesinde Başkan Hayri İnönü’nün danışmanlığını yapan Boysan Yakar’ı LGBT (Lezbiyen, gey, bikessüel ve transseksüel)   eşcinsellerin bir elçisi veya temsilcisi olarak ağırlamaya karar veriyorlar. Şişli’de olaylı günlerden sonra bir bursla kapağı ABD’ye atan Boysan Yakar’ı hariciye ve medya mensuplarına bizzat John Kerry takdim etmek istiyor lakin ameliyat geçirdiğinden dolayı bu işi Bakan Yardımcısı Heather Higginbottom üstleniyor. Yakar Türkiye’de ayrımcılığa maruz kaldıklarını anlatıyor lakin Gezi’de bir dönüm noktası ve iyi bir ivme anı yakaladıklarını anlatıyor.  

*

Şüphesiz Amerikalılar ya da en azından Obama idaresi bunları değerli varlıklar olarak görüyor ve korunmaları için özen gösteriyor ve siyanet kanatlarını seriyor. Sözünü ettiğim Hamza Mansur’un makalesine döndüğümde durumu daha rahat anlıyorum.  Zira Ürdün’deki meşrulaştırıcı ya da özendirici eşcinsel toplantısını da Amerikan elçisi organize ediyor ya da en azından katılımıyla gerçekleştiriyor.  Ürdün gibi ülkelerde eşcinseller Amerikan gözetiminde ve himayesinde cinsel bir azınlık olma yolunda hızla ilerliyorlar. Eşcinsellerin Gezi Parkı olaylarında dahilleri varsa Srebrenitsa katliamı gibi katliamlarda da rolleri bulunmaktadır. En azından emekli NATO komutanlarından John Sheehan Srebrenitsa katliamının nedenlerinden birisi olarak Hollandalı askerler arasında bulunan eşcinsel  eğilimli göstermiştir. Sheehan, Hollanda yetkililerinin, kendisine, eşcinsel askerlerin varlığının Bosna'daki katliamda rol oynadığını söylediklerini aktardı.

1997 Yılında emekli olan general iddiasında şunları dile getirmiştir:  "Hollanda ordusunun eski genel kurmay başkanı bana, Hollanda barış gücünde açıkça eşcinsel olduklarını sergileyen askerlerin, Srebrenitsa'nın düşmesine yol açan sorunun bir parçası olduğunu söylemişti."  Sheehan, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana, Avrupa ordularının değiştiğini savundu ve 'artık faal şekilde savaşma becerisine sahip olmak gereği kalmadı' diye gevşeme nedenini aktardı.  Emekli Nato komutanı John Sheehan, 'açık eşcinselliği de içeren bu yeni sosyalleşme' sürecinin sonucunda, Almanların yeniden saldırı düzenlemeyeceğine ve Sovyetler'in de geri dönmeyeceğine inanıldığından, barış gücü operasyonlarına odaklanıldığını' ifade etmiştir. Hollanda Savunma Bakanlığı sözcüsü Roger van de Wetering ise kendilerini ve askerlerinin durumu şöyle savunmuştur:   "Bu konumda birisinin böylesine saçma şeyler söylemesi çok şaşırtıcı. Srebrenitsa katliamı ve olayda BM askerlerinin rolü, Hollanda, uluslararası kurumlar ve Birleşmiş Milletler tarafından kapsamlı biçimde soruşturuldu. Ve hiçbir zaman, askerlerin cinsel tercihlerinin bunda rol oynadığı gibi bir sonuca varılmadı."

Yorumlar (0)
0
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?