Biden'ın zaferi Filistin'e yarayabilir!

ABD'deki medya organlarının Demokrat aday Joe Biden'ın başkanlık seçimlerini kazanması, Filistin adına olumlu bir gelişme olarak yorumlandı.

Biden'ın zaferi Filistin'e yarayabilir!

İsrail tarafının açıklamalarında, müzakereler konusu net bir şekilde gündeme gelmezken, Filistinli yetkililer şartlı da olsa müzakerelere dönme konusunda istekliler ancak uzmanlar bu şartlardan geri adım atılacağı görüşünde.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 10 Kasım'da yaptığı açıklamada "Bölgede ve dünyada barış, güvenlik ve istikrar için yeni bir sayfa açmaya hazır olduklarını" ifade etti.

Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye de 18 Kasım'daki açıklamasında, yeni ABD yönetiminin iki devletli çözümü desteklemesi konusunda umutlu olduğunu dile getirdi.

İştiyye, "İsrail'den istenen, uluslararası gözetim altında bir barış konferansı düzenlemeyi kabul etmesi, müzakerelere kaldığı yerden devam etmesi, imzalanan anlaşmalara saygı duyması ve bunlara uymasıdır." dedi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 19 Mayıs'ta, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ürdün Vadisi'ni "ilhak" planının ardından Filistin yönetimi ve FKÖ'nün İsrail ve ABD ile imzaladığı güvenlik dahil tüm anlaşmalardan çekildiğini açıkladıktan sonra Filistin yönetimi, 17 Kasım'da yaptığı açıklamada, İsrail'le güvenlik iş birliğine yeniden başlayacağını duyurdu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel de 23 Kasım'da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşmede, Almanya'nın 4'lü Münih Grubu kanalıyla Filistin ve İsrail'in katılacağı bir toplantı düzenlemeye hazır olduğunu belirtti.

'Filistin tarafı ABD'nin baskıları ile müzakere masasına oturabilir'

Filistinli uzmanlar, İsrail ile barış müzakerelerinin yaklaşık altı yıl aradan sonra tekrar başlayacağını belirtiyorlar.

Siyasi analist Numan Amr AA'ya yaptığı açıklamada, "ABD yönetiminin, Filistin Yönetimine baskıları ve Ramallah üzerindeki mali ablukayı sona erdirme vaatleri, Filistin tarafını müzakerelere geri döndürebilir." dedi.

Amr, Washington'da Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) ofisini açma, ABD yardımlarını tekrar başlatmak ve Ramallah yönetimine Arapların uyguladığı ablukayı kaldırmak gibi vaatlerin varlığına işaret etti.

Trump, Beyaz Saray'da koltuğa oturduğundan bu yana, Filistinlilere yönelik mali yardımları kademeli olarak kesmek için uğraştı ve FKÖ'nün Washington'daki ofisini ve banka hesaplarını kapattı.

Filistin Yönetimi, Kudüs'ü 6 Aralık 2017'de "İsrail'in başkenti" olarak kabul ettiğini duyurduktan sonra Trump yönetimiyle ilişkilerini kesmişti.

Amr'a, ABD'nin Biden'ın görev süresinin ilk 100 gününden sonra, yani önümüzdeki mart içinde müzakereleri yeniden başlatma çabalarını devam ettirmesini beklediğini, hatta Filistin Devlet Başkanı'nı Beyaz Saray'a davet edebileceğini ifade etti.

'Arap ülkelerinin durumu Filistin yönetimini sonuçsuzluğa itebilir'

Arap-Amerikan Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Eymen Yusuf ise, "Biden yönetiminin göreve başlamasından altı ay sonra Filistin-İsrail müzakerelerinin yeniden başlamasını bekliyorum." dedi.

Yusuf, Biden yönetiminin ABD yardımlarını yeniden başlatmak ve Washington'daki FKÖ ofisini yeniden açmak gibi adımlarla Filistin tarafını müzakerelere başlamaya ikna etmeye çalışacağını söyledi.

Biden, daha önceki açıklamalarında, kazanırsa Filistinlilere yardımı yeniden başlatacağını ve iki devletli çözümü desteklemeye çalışacağını dile getirdi.

Yusuf, Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşmesinin bir baskı faktörü olarak Filistin yönetimini sonuçları ve önemi olmayan müzakerelere itebileceğine işaret etti.

'İsrail, müzakereleri araç olarak kullanıyor'

Kudüs Üniversitesi öğretim üyesi Mahmud Fatafta, İsrail tarafında herhangi bir müzakere tartışmasının olmamasının Tel Aviv'in müzakerelere karşı güven eksikliğini yansıttığını söyledi.

Fatafta, İsrail'in müzakereleri geniş arazileri ele geçirmek için bir araç olarak kullandığını belirterek, "Müzakere arayan taraf zayıf taraftır. Ancak İsrail, Ramallah yönetimine müzakerelere dönene kadar bazı basit ve stratejik olmayan avantajlar da sunabilir." diye konuştu.

Eymen Yusuf ise, "Filistin tarafının müzakereler için kapsamlı uluslararası çerçeveye bağlı kalması muhtemeldir, ancak sonunda kendimizi üçlü bir çerçevenin önünde bulacağız; Filistinli, ABD ve İsrail. Ayrıca Mısır ve Ürdün'e ek olarak bazı Arap ülkeleri de müzakerelere müdahil olabilir." dedi.

Numan Amr da, ABD'nin müzakerelerde gözetmen olma rolünden vazgeçmeyeceğine dikkati çekerek, "Cumhuriyetçiler de Demokratlar da müzakerelerde kendilerine başka bir ortak gözetmen istemiyorlar." ifadelerini kullandı.

AA

banner53
YORUM EKLE

banner39