banner39

Filistin'de 2020'ye Arap ülkelerinin İsrail'le normalleşme anlaşmaları ve ekonomik kriz damga vurdu

Filistin, bazı Arap ülkelerinin İsrail'le imzaladığı normalleşme anlaşmaları ile ekonomik krizlere tanık olduğu zorlu bir yılı daha geride bırakıyor.

Filistin 22.12.2020, 17:25
Filistin'de 2020'ye Arap ülkelerinin İsrail'le normalleşme anlaşmaları ve ekonomik kriz damga vurdu

Filistin, 2020'ye ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı sözde Orta Doğu barış planının ilanıyla başladı. Yıl boyu bazı Arap ülkelerinin İsrail'le normalleşme yolunda attığı adımlar da Filistin'de 2020'ye damga vuran olaylar arasında yer aldı. 

Bu gelişmelerin yanı sıra ülkedeki ekonomik sıkıntılar arttı. Ekonomik kriz, Filistin yönetimi ile Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) gibi bölgede faaliyet gösteren uluslararası kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarını vurdu.

Halihazırda etkisi hissedilen ekonomik kriz, Washington yönetiminin 2017'de Filistin yerel bütçesine, ardından da USAID ve UNRWA aracılığıyla sivil toplum kuruluşlarına sağlanan yaklaşık 700 milyon dolarlık desteği askıya almasıyla başladı.

Bu çerçevede 2020'de Filistin'in yaşadığı belli başlı siyasi ve ekonomik gelişmeler şöyle sıralanabilir:

"Yüzyılın Anlaşması" planı

ABD Başkanı Trump, 28 Ocak'ta Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısında tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını (Yüzyılın Anlaşması) kamuoyuna açıkladı.

Filistin meselesinin tasfiyesini hedefleyen bu sözde anlaşma, Kudüs'ü İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul ederken Doğu Kudüs'ün Ayrım (Utanç) Duvarı'nın Batı Şeria tarafında kalan kenar mahallelerini ise Filistin'in başkenti olarak öngörüyordu.

Filistin devletinde en üst düzey güvenlik sorumlusunun İsrail olmasını ve Filistin'in hafif silahlı polis gücü dışında silahsızlanmasını içeren planda, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te inşa ettiği yasa dışı yerleşim birimlerinin iptalinden de söz edilmiyordu.

Arap ülkelerinin İsrail'le normalleşme süreci

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Sudan ve son olarak Fas'ın katıldığı İsrail ile normalleşme kervanı, 2020'de Filistin meselesi için "ağır" bir darbe oldu.

Yazar Teyser Muhaysin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, normalleşme sürecinin, siyasi, ekonomik, güvenlik alanlarında bir dizi risk ortaya çıkardığını belirtti.

Normalleşmenin Arap Barış Girişimi'ne bir darbeyi temsil ettiğini kaydeden Muhaysin, Filistinlileri Arapların desteğinden mahrum bıraktığını ve İsrail'in bölgeye sızmasına katkıda bulunduğunu söyledi.

Muhaysin, ayrıca normalleşme anlaşmasına varan ülkelerin, bu adıma uymaları için Filistin yönetimi üzerinde baskı uygulayabileceğini savundu.

Güvenlik açısından ise İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki güvenlik koordinasyonu hacminin artacağına işaret eden Muhaysin, Filistin direnişinin ve finansörlerinin takibi için İsrail güvenlik birimlerinin ülke dışındaki faaliyet alanlarının genişleyeceğini ifade etti.

İlhak Planı

İsrail hükümeti, 2020 boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ürdün Vadisi'ni "ilhakını" planladı. İlhakın temmuz başında başlaması planlanıyordu anca açıklanmayan nedenlerle bu adım ertelendi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın asistanı ve Uluslararası Müzakereler Özel Temsilcisi Avi Berkowitz, 29 Ekim'de yaptığı açıklamada, ilhak planının, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme süreci tamamlanıncaya kadar ertelendiğini bildirdi.

İsrail'in ilhak planıyla belirlediği alanlar, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 30'una tekabül ediyor.

Filistin yönetimi ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Tel Aviv'in ilhak tehditlerini protesto için İsrail ve ABD ile imzaladığı güvenlik dahil tüm anlaşmalardan çekildiğini duyurdu.

Ancak Filistin, 17 Kasım'da yaptığı açıklamayla, "İsrail'in daha önce imzalanan anlaşmalara bağlılığını teyit eden resmi yazılı ve sözlü mesajlarına dayanarak, İsrail ile ilişkilerin 19 Mayıs'tan önceki haline döneceğini" bildirdi.

Yerleşim birimleri

Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim birimleri inşa süreci 2020'de daha önce görülmemiş bir tırmanışa geçti.

FKÖ'nün açıklamasına göre, Tel Aviv'in bu yıl inşasını onayladığı yerleşim birimlerinin sayısı 12 bin 159 konuta ulaştı.

İsrail yasa dışı yerleşim birimlerinde 2019'da 8 bin 337, 2018'de ise 5 bin 618 konutun inşasını onaylamıştı. Bu sayı, 2017'de 6 bin 742, 2016'da 2 bin 613 ve 2015'te ise 1732 olarak kayıtlara geçmişti.

İsrailli "Şimdi Barış Hareketi", Trump'un yönetime geldiği 2017'den bu yana yerleşim birimlerindeki konut sayısında gözlemlenen artışa işaret ediyor.

İsrail ve Filistin kaynaklarının raporlarına göre, İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde 600 binden fazla Yahudi yerleşimci ikamet ediyor.

İsrail'in vergi kesintisi

Filistin, 2020'de zorlu siyasi gelişmelerin yanı sıra ekonomik krizle de mücadele etti.

Filistin yönetimi, İsrail ile yapılan anlaşma ve mutabakatlara bağlı kalınmayacağı yönündeki kararına binaen, aylık gelirinin üçte birini oluşturan vergi gelirlerini mayıs-kasım ayları arasında teslim almayı reddetti.

Vergi gelirlerinin teslim alınmaması, Filistin hükümetinin içinde bulunduğu mali krizi daha da kötüleştirdi. Filistin'deki memurlara 5 ay boyunca maaşlarının yarısı verilebildi.

Hükümet, Arap Birliğinden acil kredi yardımına yanıt gelmemesi üzerine yerel bankalardan borç başvurusunda bulundu.

Bu yıl, Filistin'in kamu borcu tarihi bir seviyeye yükselerek ortalama 3 milyar dolara yükseldi. Bunun yaklaşık 2,3 milyar dolarını yerel kamu borcu oluşturdu.

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, ülkesine yönelik Arap desteğinin 2020'nin başından bu yana kesintiye uğradığını açıkladı.

UNRWA krizi

Yaklaşık 5,6 milyon Filistinli mülteciye hizmet veren UNRWA'nın karşı karşıya kaldığı finansal kriz, Washington'un 31 Ağustos 2018'de ajansa verdiği yaklaşık 360 milyon dolarlık desteğin tamamını durdurmasıyla başladı.

BM Genel Kurulunca 1949'da kurulan UNRWA fonlarının kesilmesi, ABD ile İsrail'in ajansın varlığını iptal etme istekleri kapsamında gelişti.

Krizin etkileri bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla daha fazla hissedildi.

Abluka altındaki Gazze'de ekonomik durum

Gazze Sanayi ve Ticaret Odası Halkla İlişkiler Müdürü Mahir Tabba, bu yıl Gazze Şeridi'ndeki ekonomik durumu "felaket" şeklinde nitelendirdi.

Bölge ekonomisinin, İsrail tarafından 14 yıldır aralıksız uygulanan ablukaya ek olarak Kovid-19'un olumsuz yansımalarından etkilendiğine işaret eden Tabba, şunları söyledi:

"Abluka, bölgedeki tüm ekonomik faaliyetlerin gerilemesine yol açtı; işsizlik, yoksulluk ve gıda güvensizliği oranı yükseldi. Ayrıca İsrail'in askeri saldırıları ekonomik alt yapının çökmesine sebep oldu."

Tabba, 2020'de ekonomik faaliyetlerin salgın nedeniyle çeşitli sektörlerde yüzde 50-90 oranında gerilediğini, turizm ve ulaşım gibi bazı sektörlerin tamamen durduğunu söyledi.

Filistin uzlaşısı

Filistin'in 2020'deki en önemli dosyalarından biri de Hamas ile Fetih arasındaki uzlaşı çalışmaları oldu.

İsrail'in ilhak planı ve sözde Orta Doğu barış anlaşmasıyla mücadele bağlamında yakınlaşan Hamas ile Fetih hareketleri, bu kapsamda Türkiye ile Mısır'daki yüz yüze görüşmelerin yanı sıra telekonferans üzerinden bir araya geldi.

Ancak bu toplantılar, seçim mekanizması ve tarihi konusunda yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle gerçek bir uzlaşıyla sonuçlanmadı.

Fetih Hareketi, önce parlamento sonra başkanlık en son da FKÖ Merkez Konseyi seçimlerinin yapılmasını talep etti. Hamas ise seçimlerin eş zamanlı yapılmasını istedi.

Kaynak: AA

banner53
Yorumlar (0)
14
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?