banner15

Filistinli mağdur aileler yaşadıklarını anlattı

İsrail askerleri tarafından katledilen Filistinlilerin aileleri İstanbul'da bir konferansa katıldı

Filistinli mağdur aileler yaşadıklarını anlattı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

"Filistin'in Avukatları Grubu" tarafından Bayrampaşa'da bir otelde düzenlenen "Filistin'in Hukuku" başlıklı panele, hukukçular ve Filistinli mağdur aileler katıldı.

Panel öncesi İsrail'in Kudüs'te uygulamaya çalıştığı yasağı protesto amaçlı, salonda iki kişi ezan okudu.

Programa İsrail polisi tarafından evinin bulunduğu sokakta sırtından vurularak 22 yaşında öldürülen Hayreddin Hamdan'ın babası Rafet Lütfi Hamdan Amara, Yahudi yerleşimciler tarafından kaçırılıp benzin dökülerek yakılan 16 yaşındaki Muhammed Ebu Kadir'in babası Hüseyin Ebu Deyr, yine Yahudi yerleşimcilerin evlerini kundaklaması sonucu anne, baba ve 18 aylık kardeşini kaybeden, kendisi de ağır yaralı kurtulan 5 yaşındaki Ahmed Devabişe ve amcası Nasr Devabişe de katıldı.

Hayreddin Hamdan'ın hayatını ve öldürülmesini anlatan belgesel gösteriminin ardından konuşan babası Rafet Lütfi Hamdan Amara, oğlunun ressam ve taş ustası olduğunu, heykeller yaptığını söyledi.

Amara, "Oğlum sabıkasızdı. Kendisine taştan bir ev yapma, evlenip yuva kurma hayalleri vardı. Ancak 5 İsrail polisi onu arkasından vurarak acımasızca katlederek hayallerini de yok etti." dedi.

Muhammed Ebu Kadir'in babası Hüseyin Ebu Deyr, oğlunun sabah namazını kılmak için evden çıktığı zaman İsrailli radikal bir çete tarafından kaçırıldığını ifade ederek, şunları aktardı:

"Oğlumu, ağzına benzin doldurarak diri diri yaktılar. Sadece oğlumu değil, bizleri de yaktılar. Bu cinayet İsrail zulmünün, caniliğinin, acımasızlığının nereye ulaştığını göstermesi açısından önemli bir örnektir. İsrail polisi önce oğlumun aile içi geçimsizlik nedeniyle bizler tarafından yakıldığı yalanını ortaya attı. Ancak gerçeği ortadan kaldıramadılar. 38 duruşma oldu ancak bir netice alınabilmiş değil. Ben buradan şehit anne, baba ve ailelerini selamlıyorum. Türk halkına ve devletine de Filistin için yaptıklarından dolayı teşekkür ediyorum."

Ahmed Devabişe'nin amcası Nasr Devabişe ise 31 Temmuz 2015'te yaşanan olayı anlattı. İtfaiyenin 45 dakika sonra geldiğini kaydeden Devabişe, "Kardeşim Saad, eşi Rihem ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve orada vefat etti. Ancak 18 aylık Ali'yi alevlerin arasından aldığımızda artık tanınmayacak halde kömür gibi olmuştu." dedi.

İsrail devletinin saldırganların radikaller olduğunu kabul ettiğini ancak uluslararası baskıya kadar adım atmadığını kaydeden Devabişe, "Bu terörist çetenin koalisyon iktidarında destekçileri var ve hükümetin yıkılmasından korktukları için ciddi hiçbir adım atmadılar. Hatta bu teröristler mahkeme önüne kadar gelip, eylem yapıp, ölüm tehditleri savurdular. Bunu da 'düşünce ve ifade özgürlüğü' diye sundular. Bu davanın uluslararası mahkemelerde görülmesini istiyoruz. Filistin halkını ve haklarını korumada ön safta olan sizlere güveniyoruz." şeklinde konuştu.

Panelde konuşan Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Gazze ablukası hakkında konuştu.

Refah kapısı dışındaki 6 kapının İsrail'in kontrolünde ve kapalı olduğunu belirten Topal, "Sivil halka zarar verilmediği sürece uluslararası hukukça ablukanın uygulanması mümkün. Ancak Gazze'de sivil halk temel insani maddeleri elde edemiyor. Bu yüzden abluka hukuksuzdur. Ayrıca toplu ceza uygulaması var. Her iki sebeple uluslararası hukuk kurallarına göre bu abluka kanunsuzdur." değerlendirmesinde bulundu.

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2016, 20:02
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48