banner15

Filistinli yazar Hrant Din konferansında ifade özgürlüğünü anlattı

Filistinli insan hakları savunucusu Shehadeh "Filistinlilerin direnci ve sebatı efsanevi bir noktada. Adalete inanan, ırkçılığa karşı olan dünyanın her yerinden insanlar onları destekliyor." dedi.

Filistinli yazar Hrant Din konferansında ifade özgürlüğünü anlattı

Filistinli insan hakları savunucusu Raja Shehadeh, "Filistinlilerin direnci ve sebatı efsanevi bir noktada. Adalete inanan, ırkçılığa karşı olan dünyanın her yerinden insanlar onları destekliyor. Tıpkı Hrant Dink’in cesareti ve ilkelerinin sadece Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde devam ediyor olması gibi." dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, Sosyoloji Bölümü ve Tarih Bölümü tarafından 2008 yılından bu yana düzenlenen, Hrant Dink Anısına İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı 11. yılında dünyaca ünlü Filistinli yazar, hukukçu, insan hakları savunucusu Raja Shehadeh'i konuk etti.

Shehadeh,  "İnsan Hakları Ne Yapabilir? Ortak Dünyamızda Filistin" başlıklı konuşmasına Filistin asıllı Hristiyan Arap düşünür, yazar ve aktivist Edward Said ile bir suikast sonucu öldürülen gazeteci, yazar Hrant Dink’in ortak noktalarından bahsederek başladı.

Said ve Dink'in birer aktivist olarak ortak noktalarının ‘"doğruyu söylemek’" olduğunu vurgulayan Raja Shehadeh, Dink anısına Boğaziçi Üniversitesi tarafından düzenlenen bu konferansın ifade özgürlüğünün yok edilemeyeceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Konuşmasında İsrail-Filistin sorunun tarihsel sürecinden önemli kesitleri aktaran Shehadeh, şöyle konuştu:

"Filistin’in tarihi inkar edilen bir tarih. Bir zamanlar bu topraklarda huzur içinde yaşayan halklar şimdi birbirlerine düşman olmuş durumda. Filistinlilerin memleketimiz diyebilecekleri bir toprakları bulunmuyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları böylesi bir durumda kendi başlarına ayakta duramazlar. Hukuku ve insan haklarını savunmak için her daim, sebatkar biçimde eylem içinde olmak gerekir. Halkların haklarını gasp ederek bunu kendi menfaatleri için kullanmak isteyecekler olacaktır. Bu nedenle aktivizm ve sürekli eylem içinde olmak önem kazanmaktadır."

Shehadeh, İsrail'in Kudüs ve Batı Şeria'daki haksız işgal politikasını tarihsel süreçleriyle özetleyerek, İsrail-Filistin sorununun çözümü için yakın tarihte düzenlenen çeşitli barış görüşmeleri ve müzakerelere bizzat katıldığını ve hukukçu olarak katkı sunduğunu anlattı.

Söz konusu müzakerelerde İsrail'in yasa dışı yerleşimler yaratmaya devam ettiğini hatırlatan Shehaded, Filistinli liderlerin hukuku etkin biçimde kullanamadıkları için başarısız sonuçlar elde edildiğini ifade etti.

İsrail'in Doğu Kudüs’ün ilhakında ilhak kelimesini dahi kullanmadığını, zira resmi görüşe göre Kudüs'ün yaklaşık 3 bin yıldır İsrail’in başkenti olduğunun iddia edildiğini belirten Shehadeh, Aralık 2017'de ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs'ü İsrail’in resmi başkenti ilan etmesinin ardından İsrail Parlamentosu’nun da bu yönde bir kanunu geçirdiğini anımsattı.

Filistin topraklarında yaşananlar ırk ayrımcılığı

Yaşanan tarihsel süreç boyunca, İsrail’in 1948’deki kuruluşundan bu yana Filistin topraklarında yürüttüğü işgal ve ilhak politikasının bir çeşit Apartheid (Irk ayrımı) politikası olduğunu belirten Raja Shehadeh, özellikle Batı Şeria’da Yahudi yerleşim alanlarını genişletmek ve Filistin’in varlığını kısıtlamak amacıyla ırk ayrımı politikalarının uygulandığını ifade etti.

İsrail’in Filistin yerleşimlerindeki işgalini ilhak değil, kamulaştırma olarak ilan ettiğini ve bu bölgeleri Filistinlilerden alarak Yahudilere devrettiğini ifade eden Raja Shehadeh, İsrail’in yalnıza ilhak etmekle kalmadığını aynı zamanda cezasız da kaldığını ve bu savaşçı yaklaşımıyla kanunları deldiğini vurguladı.

"Hakikatin göz ardı edilmesi bulaşıcıdır" diyen Shehadeh kanun dışı işgal hareketinin sadece Filistin değil aynı zamanda tüm dünyanın kaybı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Karşılaştığımız en büyük tehlike dini kitaplarda yer alan bazı iddiaların tarihsel gerçekler gibi sunulmasıdır. Ancak Filistinliler’in direnci ve sebatı efsanevi bir noktada. Adalete inanan, ırkçılığa karşı olan dünyanın her yerinden insanlar onları destekliyor. Tıpkı Hrant Dink’in cesareti ve ilkelerinin sadece Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde devam ediyor olması gibi..."

Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ise Hrant Dink adına her yıl düzenlene konferans için Boğaziçi Üniversitesine teşekkür ederek, şunları söyledi:

"Devletlerin kendi geçmişleri paçalarına yapışmış diye düşünüyorum. Ve onları aşağıya çekiyor, bir türlü çıkamıyorlar. Ne zaman nefes almaya çalışıyorlar tekrar aşağıya iniyorlar. Çünkü kendilerine bakmayı bilmiyorlar; geçmişlerini düzeltmek konusunda hiçbir şey yapmıyorlar. Ancak birbirlerine parmak gösteriyorlar. İsa Mesih'in bir sözü aklıma geldi, diyor ki 'Kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak istiyorsan önce kendi gözündeki merteği gör. Onu çıkar, daha kolay çıkarırsın o çöpü kardeşinin gözünden."

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2019, 09:08
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35