banner15

İsrail'e rağmen ülkelerine ve Kudüs'e sahip çıkan Filistinliler

İşgal altındaki Filistin'de her gün birer birer gençler şehit oluyor, zeytin ağaçları kesiliyor. Susuzluk ve şiddetle hayatta kalma mücadelelerini zorlaştırarak, topraklarını terk etmeye zorlanan sivil halk sınırlandırılan denizlerinde balık tutarak geçinmeye çalışırken ambargoların ağırlaştırdığı hayata rağmen Kudüs'e sahip çıkmaya devam ediyor

İsrail'e rağmen ülkelerine ve Kudüs'e sahip çıkan Filistinliler

İşgalci İsrail’in gerçek ve plastik mermilerle ateş açması sonucunda beş Filistinli sivil şehit oldu. Filistinin farklı şehirlerinden olan 88 kişi ise çeşitli yerlerinden yaralandı. Onlarca insan ise kendilerine isabet eden cam ve şarapnel parçalarından etkilendi.

Geçtiğimiz Cuma “Uğursuz Balfour Deklarasyonu yer ile yeksan olacaktır” sloganıyla yapılan büyük dönüş yürüyüşü protestolarında işgalci İsrail askerlerinin plastik ve gerçek mermilerle açtığı ateş sonucunda Batı Şeria ve Gazze’de toplamda 14 kişi yaralandı. Onlarca insan atılan gaz bombasında etkilendi.

Geçen hafta Pazartesi, Gazze’nin Kuzey sınırındaki Al Hilal Mülteci Kampında yaşamını sürdüren Muhammed Abdulhay Ebu İbade (27) israil’in açtığı ateş sonucunda şehit oldu. İsrail askerlerinin kullandığı gerçek ve plastik mermilerden 15 Filistin vatandaşı da etkilendi. Onlarca insan ise çeşitli şekillerde bunlardan etkilendi. İsrail askerleri ise bu saldırılara gerekçe olarak Filistinlilerin İsrail askerlerini taşladığını ileri sürdü.

Ekim ayının 26’sında kendisine isabet eden kurşundan sonra hayati tehlikesi devam eden Yahya Bedri Muhammed Hasenat (37) geçtiğimiz Pazar günü hayatını kaybederek şehitler kervanına dahil oldu. Geçtiğimiz hafta çeşitli nedenlerden dolayı şehit olanların isimleri ise şu şekildedir: Halit Bessam Ebu Said (14), Abdulhamit Muhammed Abdulaziz Ebu Zahir(13) , Muhammed İbrahim Abdullah Es-Satri(13) .

Her zamanki masumane halleriyle Gazze’nin doğusunda oturdukları köyün yakınında bulunan bir alanda kuş kapanı kurmak ve göçmen kuşları avlamak için yola düşen üç çocuk İsrail’in atmış olduğu bir füze sonucunda şehit oldu. İsrail’in attığı füzeden habersiz bir şekilde, bütün masumlukları yüzlerinden okunan bu çocuklar gece karanlığında ellerinde el feneri yardımı ile her gün mutat olarak gittikleri tarlada kuş kapanı kurmak için yola koyuldular. Gitmek istedikleri mekana ulaştılar. Kuş kapanı kurmak için ihtiyaç duydukları ipi çıkardılar. İpi bir baştan diğer başa doğru gerdirdiler. Tam bu esnada İsrail keşif uçakları tarla üzerinde keşif yaptı. İsrail keşif uçaklarının attığı füzeler sonucunda çocukların küçük bedenleri füze ile paramparça edildi. Füzeler atıldıktan sonra dahi havadan saldırı bir süre daha devam etti. Uçaklar çocukların olduğu yöne doğru ateş etmek ve etrafa öldürücü madde atmaya devam etti. Bu suçun faillerinin hepsi bu olayın doğru olduğunu ve füzelerin atıldığını doğruladı. Sağlık ekipleri olay mahalline hızlı bir şekilde intikal etmek için gerekli hazırlıklarını yaptı. İsrail askerleri olay mahalline intikal etmek isteyen sağlık ekiplerini oradan uzaklaştırdı. İsrail askerleri sağlık ekiplerinin olay mahallinden uzaklaşması için baskı yaptı.

Acil sağlık ekiplerinde görevli olan sağlık personelinden birisi başından geçenleri şu şekilde anlattı: “Biz olay yerine intikal etmek için yola koyulduk. İsrail askerleri daha yüzlerce metre öteden barikatlar kurarak bizlerin oraya ulaşmasını engel oldu. Bizlerin daha uzak bir yoldan (yaklaşık bir buçuk saat uzak) gitmesine izin verdiler. Bu çok acı bir durum. Bizler hayati tehlikesi olan insanlara acil yardım sunmak için yola çıktık. Bu yaşam mücadelesi veren insanların kasıtlı olarak ölüme terk edilmesidir.”

Acil sağlık ekiplerinde görevli olan bir başka sağlık personeli başından geçenleri şu şekilde anlattı: “Askeri yetkililer bizlere başka yolları kullanmamız gerektiği uyarısını yaptı. Bu olay İsrail haberlerinde yer aldığı gibi değildir. Basında yer alan iddialar bizleri suçlamaktadır. Bizler olay mahalline ulaştığımız zaman yerde yatan üç çocuğun cesetlerinin paramparça olduğunu gördük. Bizde acilen bu çocukları hastaneye getirdik.”

Görgü tanıkları ise olaylar ile ilgili şunu söyledi: İsrail keşif uçaklarının havadan yaptığı saldırı sonucunda üç fidan şehit olmuştur. İsrail askeri yetkilileri olay mahallini abluka altına alarak sağlık ekiplerinin oraya ulaşmasını engelledi. Bu engellemelerin arkasındaki en önemli neden şehit olan çocukların parçalanmış cesetlerinin gizlenmek istenmesidir. Sağlık ekiplerinin direnmesi, ısrarı ve şehit çocukların silahsız olduklarını gördükleri zaman İsrail askerleri geri çekildi. Sağlık ekipleri olay yerine intikal ederek yaralılara acil müdahalede bulundu. “

Çevre sakinleri üçü erkek biri de kız olmak üzere toplamda dört çocuğun bu çevrenin çocukları olduğunu, bu çocukların burada her gün oyun oynadıklarını ve son oyunlarının ise İsrail füzeleriyle son bulduğunu belirttiler. İşgalci İsrail askerleri bu olayı kasıtlı olarak yapmış, çocukları bile bile öldürmüştür. İsrail askerlerinin bu cinayeti açık bir şekilde işlediği bellidir. Askerler ellerinde gece görüş dürbünü olmasına rağmen bunları kullanmamıştır. Bu olayın dikkatsizlik sonucu olduğunu hiç kimse iddia edemez. Bölge halkının askerlere olan öfkesi an be arttı. Şehit çocukların cenazeleri on binlerce insanın omuzunda son yolculuğuna uğurlandı.
Mescidi Aksa’nın Doğu Tarafında Bulunan Duvardaki Yarıklar Her Geçen Gün Çoğalmakta, Buranın

Aksa'nın doğu duvarının acilen restore edilmesi lazım

Filistin İslami Vakıflar Dairesi, İsrail’in işgal ettiği Kudüs Şehrinde Mescidi Aksa’nın doğu duvarlarının restore edilmesi için girişimde bulundu. Yetkili makamlar bu duvarda bulunan yarıkların fazlalaştığını ve taş renklerinin ise her geçen gün farklılaştığını belirtti. Vakıflar dairesi yaptığı açıklamada bu duvarların acilen restore ve tamir edilmesi gerektiğini belirtti. Gözlemler neticesinde 1400 yıllık geçmişi olan bu duvarların açık bir şekilde yıkılma tehlikesiyle karşı olduğu belirtildi.

Haşarun hapishanesindeki Filistinli kadın mahkumlar

Tutuklu ve Mahkumlar Heyeti, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Haşarun Hapishanesinde tutuklu bulunan Filistinli Tutuklulara her anlamda zorluk çıkardığını ve tutukluların daha zor şartlar altında tutulması, onların hapishane idaresince tahrik edildiğini belirtti. Tutukluların hapishane avlusundaki kameraların kaldırılmasını talep ettikleri, hapishane yönetiminin ise tutukluları hücre cezası, başka hapishaneye nakil etme, ziyaretçi ve görüşmeleri yasaklama, 56 gün avluya çıkmama cezası ile tehdit ettiğini belirtti. Heyet burada tutuklu bulunan Filistinli kadın mahkumların kötü şartlarda yaşadığını ve sağlık açısından önemli sorunlar yaşadığını belirtti.

Gazze’deler temiz suya muhtaç

Su arıtma konusunda uzman olan bir ekibin Gazze’deki su kaynakları ile ilgili yaptığı bir araştırmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Yapılan araştırmada Gazze’deki çeşitli belediyelere ve Unrwa’ya bağlı su kaynaklarının inceleme altına alındığı ve bunların yüzde 99’unun uluslararası sağlık örgütünün içme suyu standartlarına uygun olmadığı ortaya çıktı. Aynı araştırmada Gazze’de 25 belediyenin Filistinlilere içme tedarik etmede kullandığı pompalardan çıkan suların Gazze halkı tarafından sadece bulaşık yıkarken kullanıldığına işaret edildi. Raporda öne çıkan başka bir detay ise Filistin halkının içme suyunu yer altı tahliye borularından tedarik etmesidir. Rapordaki bir diğer önemli sonuç ise 2017 yılı istatistikleri üzerinde bu suyun miktarına ve kalitesine uyarlanmasına işaret etmesidir.

Onlarca Yahudi işgalci Gazze’ye sınır olan kapıları kapatarak ihtiyaç malzemelerinin oraya girmesine izin vermiyor. Yahudi yerleşimcilerin özellikle kapattığı ve girişine izin vermediği bölge ise Gazze’nin doğusunda 1948 yılında evlerinden zorla göç ettirilen insanların haklarına kavuşması için başlatılan Büyük Dönüş Barış Yürüyüşü Protestolarının yapıldığı yerdir.

Zeytin ağaçları savaşın diğer mağdurları

İşgalci İsrail, Al Halil Kentinin batısında bulunan bir tarım arazisinde bulunan 200 adet zeytin ağacını yerinden söktü, orada bulunan Filistinlilere ait 13 dönümlük bir tarım arazisine de el koymaya çalıştı. Arazinin etrafını çeviren tel örgüler İsrailli yetkililer tarafından söküldü. Burada çiftçilerin faydalandığı su kaynakları da işgal gücüne mensup yetkiler tarafından tahrip edildi. Bütün bunlar burada yaşayan Filistinlilere psikolojik baskı yaparak onların topraklarını terk etmesini sağlamaktır.

Türkiye’de düzenlenen Uluslararası Zeka ve Yaratıcılık Yarışmasında Filistinlilerin oluşturduğu bir grup ödül kazandı. Yarışma on kategoride 31 ülkenin, 200 kız ve erkek öğrencinin dokuz ülkeden hakemin katılımıyla Türkiye’de düzenlendi. Filistinli Dahiler Ve Zekiler grubunun başkanı İmad Hamud, özellikle Batı Arap dünyası ve Filistin gibi ve daha birçok ülkeden katılımcı ve grupların katıldığı bu yarışmaya övgüler dizdi. Filistinli Grubun Kadın Başkanı Sena Filistinlilerin elde ettiği bu başarılı sonuçları değerlendirdi, Filistinli katılımcıları başarılarından dolayı tebrik etti. Filistinli katılımcılar kazandıkları bu önemli başarıyı Filistinli şehitlere ve şu an işgalci İsrail hapishanelerinde tutuklu olanlara ithaf etti. Sena Zekerne son olarak şöyle dedi: “Filistin bundan daha fazlasını hak etmektedir.”

Direnişçilerin aileleri Filistin'den sürülecek

İsrail basını İsrail parlamentosunun haftalık meclis toplantısı oturumunda tartışılan konulara ilişkin haberlere yer verdi. Tartışılan konulardan bir tanesinin de Batı Şeria da oturan direnişçi Filistinli ailelerin yerlerinden kovulmasını öngören yasa tasarısıydı. İbrani Televizyon kanallarından olan yedinci kanalın haberine göre askeri komuta kademesinden bir komutanın Batı Şeria işgal gücüne karşı direnen Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılması ve kendilerinin de yaşadıkları bölgelerden kovulması tavsiyesinde bulunulduğunu belirtti.

Kaynak: Kudüs ve Tarihimiz Derneği


 

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35