banner39

İsrail Filistinler'in köyünü yıktı

İsrail, işgal altında bulunan Şeria'nın kuzeybatısında bulunan Er Rüveys köyünde yine yıkım yaptı.

Filistin 08.02.2021, 14:55 08.02.2021, 15:03
İsrail Filistinler'in köyünü yıktı

İsrail işgal güçleri 1 Şubat tarihinde, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzey Ürdün Vadisi'nde yer alan ve bir grup Bedevi Filistinlinin yaşadığı bir dizi evi ve çadırı yıktı. Köylülerin mallarına ise el koydu.

Er Rüveys köyü, Acre'nin 12 kilometre güneydoğusunda ve Al-Damun köyünün güneyinde bulunan kayalık bir tepenin üzerinde Filistinli bir Arap köyüydü.

İşgalci güçler, bazıları ev, bazıları da hayvancılık için kullanılan ve yerel halkın başlıca geçim gücü olarak kullandığı 70 barınma yeri ve çadırı yıktı. Üç gün süren yıkım süreci 3 Şubat tarihinde tamamladı.

40’ı çocuk 80 kişi evsiz kaldı

40'tan fazla çocuk da dahil olmak üzere 80'e yakın kişiden oluşan 11 Filistinli aile yerlerinden edildi ve bu kış aylarını geçirmek için evleri ve güvenli barınaklarından mahrum bırakıldı.

İşgalci güçler tarafından yapılan bu yıkım, Humsa al-Fawqa bölgesinde yaşanan ilk işgal girişimi değil.

Kasım 2020'de bölgede bulunan tüm köyler yıkıldı. Bölge sakinleri işgalci güçlerin onları zorla sınır dışı etme girişimlerini reddettiler ve evlerini yeniden inşa ettiler.

İşgalci güçler, askeri tatbikatlar bahanesiyle bölgeye düzenli olarak baskınlar düzenlemeye ve bölgede yaşayan Filistinlileri günlerce geçici olarak yerlerinden etmeye devam ediyor.

Şu ana kadar aileler farklı bahaneler ile 11 kez bölgeden tahliye edildi.

“Toplum enkaz haline geldi”

Güçlükle ayakta durabilen Ayşe Ebu Avvad, soğukta yoğunlaşan sırt ağrısından muzdarip.

"Toplum enkaz haline geldi. İşgalci İsrail güçleri geldi ve bütün evlerimizi ve çadırlarımızı yıktı." dedi. "Şu anda açıktayız, yerle gökyüzü arasında."

Ayşe dört çocuk ve sekiz torun annesi. En yeni neslin en büyüğü olanAmeed henüz altı yaşına basmamışken, en küçük torunu Manar ve yedi aylık Hadeel.

Yıkılan evlerinin etrafında koşuşturan torunları, oyun oynarken enkazın altından oyuncaklarını toplamaya çalıştılar. Ayşe onları dikkatle gözlemledi ve ara bir ara da iyi olup olmadıklarını kontrol etmeleri için onları çağırdı.

"Bu çocuklar için büyük korku; bugün onlara güvenlik sağlayamıyoruz, hatta onları soğuktan koruyamıyoruz" dedi.

"Burada, topraklarımızda kalmaktan başka çaremiz yok. Yıkmaya devam edecekler, biz de burada inşa etmeye ve sebat etmeye devam edeceğiz."

25 yaşındaki Amal Ebu el-Kabbash, "Hayatı bizim için zorlaştırmaya ve her yönden çevrelemeye çalışıyorlar. Buradaki hayat neredeyse imkansız hale geldi. Tüm bunlara rağmen, burada kalmaya devam ediyoruz" dedi.

Yıkılan çadırların arasında yürüyen 52 yaşındaki Muhammed Ebu Awad, "18 kişilik ailem bugün açıkta" dedi.

"Artık bizi soğuktan koruyacak ve bir araya getirecek bir çadır yok. Yıkımdan bu yana işgalci İsrail güçleri Humsa el-Fawqa civarında barikatlar kurarak su tanklarının ve çadırların bize ulaşmasını engelledi ve getirmeye çalıştığımız eşyalara el koydu."

İşgalci İsrail'in, 60.000 kumuldan (60 kilometre kare) geniş olan Humsal-Fawqa'yı, üzerinde yerleşim birimleri inşa etmek için Filistinlilerden tamamen boşaltmak ve bir alan haline getirmeyi amaçladığını söyledi.

Umut ve çaresizlik arasında bekleyiş

Filistin Başbakanı Muhammed Ştayyeh başkanlığındaki bir Filistin Yönetimi heyeti, bazı Avrupalı diplomatlar ve uluslararası insan hakları kurumları 4 Şubat tarihinde bir dayanışma biçimi olarak Humsa el-Fawqa'yı ziyaret etti.

İşgalci İsrail güçlerinden bir grup ve istihbarat araçları olayı yakından izledi. Topluluğun girişinde bir askeri kontrol noktası kuruldu ve bölgeye giren tüm araçlar aramalara tabi tutuldu.

Abu Awad, "Umudumuz, bu dayanışmanın gerçek olması. Bugün sona ermemesi ve bunun sadece medyanın kameraları önünde ki bir gösteriye değil, buradaki varlığımızı destekleyen bir eyleme dönüşmesidir" dedi.

Başbakan Ştayyeh, uzak ve marjinal bir bölgede bulunan Humsa el-Fawqa bölgesinin konumu itibarı ile işgalci güçlerin kendilerine karşı politikalarını sessizce yürütebileceği anlamına geldiğine dikkat çekti.

Abu Awad, "Çevremizdeki başkalarının varlığı bizi koruyor ve burada başımıza gelenlere dikkat çekiyor ve bunun işgalci İsrail güçleri için caydırıcı olmasını ve eylemlerini dünyaya ifşa etmesini umuyoruz" dedi.

Ayşe ise daha az iyimser bir açıklama yaparak, "Herkes gidecek ve biz her gün bu gerçekle yüzleşip tek başımıza savaşacağız" dedi.

Zorla yer değiştirme ve işgal süreci

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Duvar ve Yerleşim Direniş Komitesi Başkanı MuratIshtewiMEE'ye verdiği demeçte, işgalci İsrail güçlerinin 1 Şubat'tan bu yana destek için ziyarete giden topluluk ile birlikte olan bir grup aktivist tarafından yeniden inşa edilen çok sayıda çadırı yıktığını söyledi.

İşgalci güçler, Filistinlileri caydırmak için eylemcilere ve sakinlerine ait dokuz araca da el koydu. Ishtewi, Humsa al-Fawqa bölgesinin sürekli olarak yıkılmasının sadece işgalci İsrail güçlerinin daha yeni yaptığı cezalandırıcı bir eylem değil, Filistinlilerin alanını boşaltmayı amaçlayan zorla yer değiştirme süreci olduğunu vurguladı.

"Bugün, işgalci İsrail güçleriHumsa al-Fawqa'yı hedef alıyor, ancak işgalci İsrail Batı Şeria'nın üçte birini oluşturan ve en verimli topraklarını da içeren bölgeyi ilhak etmeye çalışırken, bu politika Ürdün Vadisi'ndeki diğer Filistin köylerini ve topluluklarını da etkileyecektir” dedi.

banner53
Yorumlar (0)
19
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?