banner39

Mahmud Abbas, tutuklulara destek için diplomatik hareket başlattı

Abbas, bugün İsrail cezaevi yönetimlerine karşı yeni bir gerginliğin işareti olarak düzenleyici kurumlarını feshetti

Filistin 29.08.2022, 07:39 29.08.2022, 07:44
Mahmud Abbas, tutuklulara destek için diplomatik hareket başlattı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, başta uluslararası kurumlarda görevli olanlar olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki Filistin büyükelçilerine, Filistinli tutukluları desteklemek için geniş bir eylem kampanyası başlatmaları ve ‘Filistinli tutuklulara karşı işlenen, en temel insan haklarına ve tüm uluslararası yasalara aykırı suçları’ anlatmaları talimatı verdi.

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, “Abbas, işgalci İsrail hapishanelerinde işgalci yetkililer tarafından eşi benzeri görülmemiş bir baskıya maruz kalan kahraman tutsaklarımızın nelere maruz kaldığını büyük bir endişeyle takip ediyor” ifadelerini kullandı.

Meselenin önceliklerinin başında geldiğini ve Filistinli tutsaklara yönelik insanlık dışı muameleye daha fazla izin vermeyeceklerini söyleyen Abbas, “Tutsaklarımız özgürlük savaşçılarıdır. Filistinliler ve onların önderliği onların haklı davası etrafında birleşmiştir. Biz onların özgürlüğünü ve halkımızın başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma özgürlüğünü elde edene kadar onlarla birlikte kalacağız” şeklinde konuştu.

Abbas, söz konusu talimatları, Filistinli tutukluların İsrail hapishane yönetimine karşı başlattıkları protesto hareketi çerçevesinde İsrail hapishanelerindeki tüm düzenleyici kurumları feshetme kararından bir gün önce verdi. Filistin Esir İşleri Heyeti, düzenleyici kurumların feshedilmesinin, İsrail hapishane yönetiminin tutuklularla grup olarak değil, bireyler olarak ilgilenmek zorunda kalacağı anlamına geldiğini söyledi. Geçtiğimiz perşembe günü tüm cezaevlerinde yüzlerce Filistinli mahkum, hapishane yönetimi kanunlarına isyan ve itaatsizlik adımları kapsamında, kaldıkları koğuşlardan çıkmama ve cezaevi avlularında oturma eylemi yaptılar.

Filistinli mahkumların bu hafta ‘güvenlik kontrolü’ için koğuşlardan çıkmayarak ve yemeklerini geri vermeyerek başlattıkları protesto hareketi İsrailli yetkililerle gerginliğe neden oldu.

Filistinli tutukluları temsil eden Tutuklular İçin Ulusal Acil Durum Komitesi, en fazla iki hafta içinde açlık grevi ile sona erecek adımları artırarak yeni bir hareket başlattığını duyurmuştu. Hapishane yönetiminin önceki anlaşmaları reddetmesini protesto eden cezaevlerindeki tüm gruplar da bu harekete katılıyor.

Hapishane yönetimi, 6 Eylül 2021'de Filistinli birkaç mahkumun Gilboa Hapishanesi’nden kaçmayı başarmasının ve ardından yeniden yakalanmaları sonrası geçtiğimiz Mart ayında Filistinli mahkumlar ile varılan ve hapishane yönetiminin mahkumlara yönelik eylemlerinin durmasını şart koşan ‘uzlaşılardan’ geri çekildi.

Hapishane yönetimi, bazı cezaevlerindeki tutuklulara, müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülere kaldıkları koğuşları ve cezaevlerini sık sık değiştirerek bir takım cezai yaptırımlar uygulayacağını bildirdi. Bu uygulama, mahkumun ‘istikrarını’ hedef aldığı için mahkumları protestoları sürdürmeye itti.

Hapishane yönetiminin mahkumlara çifte tecrit uygulamasının, çeşitli cezaevlerinin bazı koğuşlarında elektrikli cihazların kaldırmasının ve bazı cezaevlerine ek güçler konuşlandırılmasının ardından İsrail cezaevlerinin gergin bir atmosfer hakim.

Cezaevlerinde 31'i kadın, yaklaşık 175'i kız çocuğu olmak üzere 4 bin 550 mahkum ve 700'den fazla idari tutuklu bulunuyor.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, ‘mahkumları ve haklarını desteklemek amacıyla diplomatik ve yasal bir hareketin başlatıldığını doğruladı. Bakanlık, Filistinli büyükelçilere, bulundukları ülkelerdeki dışişleri bakanlıklarına, karar alma mercilerine ve kamuoyuna Filistin Devleti'nin işgalci İsrail makamlarının tutsaklara yönelik suçlarını ve maruz kaldıkları programlı baskı kampanyasını duyurmaları için bir an önce harekete geçme talimatı verildiğini açıkladı. Bakanlık açıklamasında, “Bu adım, ülkeleri, uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler (BM) kurumlarını ve yetkili uluslararası organları, Filistinli mahkumlar Cenevre Sözleşmeleri uyarınca savaş esiri olarak kabul edildiklerinden kahraman tutsaklarımıza yönelik vahşi saldırıların durdurulması, idari gözaltı politikasına son verilmesi, idari tutukluların, kadın mahkumların, hastaların, yaşlıların ve çocukların derhal serbest bırakılması dahil sorumluluklarını üstlenmeye ve işgalci İsrail’e karşı adımlar atmaya zorlamak için baskı yapmaya başladı” denildi.

İsrail hapishanelerindeki mahkumları baskı, taciz ve sürekli hedef alan kampanyaları ve onların iradesini kırma girişimini kınayan Bakanlık, bu eylemleri ‘Filistin halkına ve onların adil ve meşru haklarına yönelik açık işgal savaşının bir uzantısı’ olarak değerlendirdi.

Bakanlık ayrıca İsrail hükümetinin ‘mahkumların yaşamları, maruz kaldıkları sistematik zulüm ve işkence ve bunların tüm çatışma arenasındaki yansımaları konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğunu’ vurguladı.

Kaynak: Şarku’l Avsat

Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?