Müslüman ve Hristiyan arkadaşlara İsrail engeli

İngiltere vatandaşı olan, Müslüman ve Hristiyan iki arkadaşın, Kudüs'e yapmak istedikleri ziyaret havaalanında İsrail polisince tutuklanmalarıyla yarıda kesilmiş oldu. Gençler İsrail'de yaşadıklarını Dünya Bülteni ile paylaştı

Müslüman ve Hristiyan arkadaşlara İsrail engeli

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Birlikte büyüyen ve tüm hayatları boyunca arkadaş olan Müslüman ve Hristiyan iki genç 2 Mart günü Kudüs'e giderek kutsal mekan ziyaretinde bulunmaya karar verdi. İngiliz vatandaşı olan iki gencin Kudüs ziyareti Tel Aviv havaalanında İsrail polisi tarafından tutuklanmalarıyla son buldu.

İngiliz vatandaşı olan Güney Kıbrıs asıllı Hristiyan Stelianos Avraamides ve yine İngiliz vatandaşı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti asıllı Mehmet isimli iki genç Londra'da doğup büyüdüklerini ve çocukluklarından beri arkadaş olduklarını ifade ediyorlar. İki arkadaş hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar için kutsal sayılan Kudüs'e bir ziyaret yapmayı planladıklarını ifade ediyorlar. Mehmet, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'da namaz kılmanın hayatı boyunca taşıdığı bir hayali olduğunu söylüyor. Stelianos da, Hazreti İsa'nın vaftiz edildiğine inandığı yer olan Kudüs'te vaftiz edilmek istediğini, bu yüzden birlikte Kudüs'e gitmeye karar verdiklerini söylüyor.

İngiliz vatandaşı Hristiyan ve Müslüman iki arkadaşın bu rüyası, Tel Aviv havaalanındaki pasaport kontrolünde bir kabusa dönüştü. İsrail'in havaalanı polisi gençlerin İsrail vatandaşı olmadığını anlayınca ikisini de hemen ayrı bir odaya alıp sorgulamaya başlıyor. 

Havaalanında yaşadıklarını anlatan Mehmet şunları söyledi, "Önce suç testine tabi tutuldum. Daha sonra İsrailli görevliler, bir Müslüman ile bir Hristiyan'ın arkadaş olabileceğine inanmadıklarını ve bizim başka bir amaçla orada bulunduğumuzu düşündüklerini söylediler. Daha sonra Stelianos'un Hristiyan olduğundan şüphelendiklerini söyleyerek ona anne babasının Hristiyan olup olmadığını sordular. Ayrıca Stelianos'ın sonradan Müslüman olup olmadığını da sordular."

Stelianos'un Hristiyan olduğuna ikna olduktan sonra, Kudüs'e neden geldiklerini sorduklarını belirten Mehmet, Kudüs'teki Cami ve Kiliseleri ziyaret etmek için geldiklerini söylediğini kaydetti. Ancak havaalanındaki görevliler buna inanmadı diyen Mehmet, ben cami ve kiliseleri ziyaret edeceğimizi söylediğimde bana Stelianos'un kiliseleri ziyaret edebileceğini ancak benim camilere gitmeme izin vermeyeceklerini söylediler dedi.

Mehmet, ilk sorgulamanın ardından geniş bir salona alındıklarını, bu salonda çoğu Müslüman birçok kişinin esir olarak tutulduğunu ifade etti. Mehmet salonda bekletilen kişilerin çoğunluğunun Müslüman veya esmer tenli kişiler olduğunu söyledi.

Mehmet, "O odada saatlerce bekletildik, daha sonra içeriye Fransızca konuşan bir grup girdi. İçlerinden biri ileri yaşlarda başörtülü bir Fransız hanımefendiydi. Daha sonra grubun gitmesine izin verdiler ancak başörtülü Müslüman hanımefendiyi orada esir tuttular" dedi.

O odada 11 saat kadar bekletildikten sonra başka bir sorgu odasına alınan gençler burada da sorgulandı. Gençlerin burada dini inanışlarının sorgulandığı ifade ediliyor. Mehmet'e üç ayrı konuda soru soran İsrailli görevlilerin, günde beş vakit namaz kılıp kılmadığını, Ramazan ayında oruç tutup tutmadığını ve defalarca Müslüman olup olmadığını sordukları belirtildi. Stelianos'a ise Hristiyan olup olmadığı, eğer Hristiyansa dininin gerektirdiği şeyleri yapıp yapmadığını sorulduğu belirtildi.

Stelianos, İsrailli görevlilerin ırkçı bir tavır sergilediğini ve dini inanışlara karşı saygısızca davrandığını belirtiyor. Diğer taraftan, "Ben Ortodoks bir Hristiyanım ancak onlar bana Kıbrıs'taki herkesin Roma'ya bağlı Katolik Hristiyan olduğunu söylüyorlar. Kıbrıs kendilerine çok yakın ama Kıbrıs'ta kimin yaşadığını bilmiyorlar. Kıbrıs'ta halkın çoğunluğu Müslüman ve Ortodoks Hristiyan'dır, sadece küçük bir azınlık Katolik'tir" dedi.

Gençler, buradaki sorguların ardından başka bir odaya alındıklarını, burada fotoğraflarının çekildiğini ve parmak izlerinin alındığını, daha sonra da pasaportlarına "Reddedilmiştir" damgasının basıldığını ve Kudüs'e gidemeyeceklerinin söylendiğini ifade ettiler.

Ardından Londra'ya geri gönderilmek üzere havaalanında bulunan bir hücreye hapsedildiklerini söyleyen gençler, bu hücreye atılmadan önce kapsamlı bir aramaya maruz bırakıldıklarını anlatıyorlar. Valizlerinin ve üzerilerinin tamamen arandığını belirten gençler, daha sonra hücreye atıldıklarını ve burada telefon kullanmalarına izin verilmediğini hatta temel ihtiyaç malzemelerinden bile mahrum bırakıldıklarını belirtiyorlar.

Dünya Bülteni'ne yaşadıklarını anlatan Stelianos, "Kendimi aşağılanmış hissettim, kaba bir müdahale ile karşılaşmayı bekliyordum ama bu kadarı çok fazla, onların bizle kabaca konuşacağını ve en sonunda Kudüs'e girmemize izin vereceklerini düşünüyordum" dedi.

Mehmet de, cep telefonundaki bütün bilgilerin İsrail polisi tarafından çalındığını, kendilerine çok kötü şekilde muamele edildiğini söyledi.

Yerel saatle saat 16:00'da uçağa bindirilmek üzere hücreden çıkarılıp bir arabaya bindirildiklerini, sonra uçağa bindiklerini, pasaportlarının hostese teslim edildiğini ifade eden gençler, hala yaşadıklarının etkisinden kurtulamadıklarını belirtiyor.

Mehmet, Mescid-i Aksa'da namaz kılmanın hayali olduğunu söylüyor ve İsrail tüm hayallerimi yıktı diyor. Stelianos da Kudüs'te vaftiz edilmeyi çok istediğini, buna ulaşamamanın acısını yaşadığını, ve kendilerine yapılan kötü muameleyi hiç unutmayacağını söylüyor. 

Stelianos, Filistin'deki Müslümanların yaşadıklarını anladığını söylerken, eve geldiğimde onlar için ağladım, bizim yaşadıklarımızla onlar hergün karşılaşıyorlar, onlar için gerçekten üzülüyorum. Bu son yaşadığım olayların ardından, Filistin Dayanışma Kampanyasına katılmaya ve hayatımın kalan kısmını Filistin'a adamaya karar verdim dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2014, 12:45
banner53
YORUM EKLE

banner39