1 Trilyon dolarlık sağlık turizminde Türkiye yok

Bir trilyon dolarlık dünya sağlık turizminden Türkiye yeterince pay alamıyor. Pakistan ve Hindistan bizden daha fazla pay alıyor.

1 Trilyon dolarlık sağlık turizminde Türkiye yok

Fahri Sarrrafoğlu/Dünya Bülteni 

2010 sektör açısından yoğun sıkıntılarla geçtiğini söyleyen İTO Sağlık Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Uğur Baran,  2009 un son aylarında hastalardan alınmaya başlanan muayene katılım payı devlet ve üniversite hastanelerinde 5 TL özel sağlık kuruluşlarında 12 TL olarak alınmaya devam etmesinin ciddi bir haksız rekabet unsuru olduğunu belirtti. Bu farklı uygulama ile ilgili Rekabet Kurulu'na yapılan müracaat maalesef sonuçsuz kaldı diyen Baran, talebin ciddi ölçüde daraldığına dikkat çekti

1 TRİLYON DOLARLIK PASTA

İTO Meclis Üyesi Cevat Şengül, 2010 da açılan özel hastane sayısının beklenenin altında olduğunu dile getirerek bunların 2008'de ön izni alınmış hastaneler olduğunu dile getirdi. Yeni hastane açılmasına kolay izin verilmediğini ifade eden Şengül, 2010 yılında 50 tane özel hastane açıldığını böylece şu an için özel hastane sayısının 490 olduğunu belirtti. 2011 ve 2012 de ön izni alınmış 70 hastane daha açılmasını beklediklerini söyleyen Şengül,  sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu anda tüm sağlık hizmetlerinin yüzde 30'nunu özel sağlık sektörü veriyor. Bu oran AB ortalamasının üstünde ABD'de ye göre ise çok düşük." 1 Trilyon dolarlık dünya sağlık turizminden yeterince pay alınmadığını belirten Şengül, Pakistan ve Hindistan'ın bizden çok ileri olduğunu söyledi. Sağlık turizmindeki payı artırmak için hükümetin garantörlük vererek gerek tanıtım, gerekse güvenceler konusunda sektöre yardımcı olmasını istedi. 

KALİTE STANDARTLARI MALİYET ARTIRDI

Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmaların yapıldığı 2005 yılından beri hizmet karşılıklarında enflasyon oranında bile bir artış söz konusu olmadığından yakınan Baran, pek çok hizmette ise karşılıklar geriye çekildiğinin de altını çizdi. Bunun yanı sıra Sağlık Bakanlığı'nın özel hastanelerden beklediği kalite standartları kurumlara ilave maliyetler getirdiğini söyleyen Baran, .SUT diye bilinen Sağlık Uygulama Tebliği'nin süratle güncellenmesi, maliyetleri gözeten gerçekçi bir seviyeye getirilmesini beklediklerini ifade etti. Baran, açıklamasını şöyle sonlandırdı: "Bu gerçekçi rakamlara ulaşılması halinde bile bizim üreteceğimiz hizmetin kamuya maliyetinin kamunun bu hizmeti kendisinin üretmesinden daha aşağıda olacağına inanıyoruz. Kamunun bir hesap yapmasını istiyoruz ve özel sektörün dinamizminden, süratinden yararlanmasını bekliyoruz. İşbirliği ve ortak çalışma bekliyoruz."

REKABETÇİ YÖNTEME GEÇİLMELİ

İTO Sağlık Meslek Komite Üyesi Mustafa Cantürk, Türkiye'de  özel sağlık sektörü rant  alanı haline gelmesinden dolayı rahatsızlığını dile getirerek rekabetin kaybolduğunu, dile getirdi. Şubat 2008 de sağlık bakanlığının aldığı kararla mevcut olan özel sağlık kuruluşları altın gibi durduk yerde değer kazandığını belirten Cantürk, aynı zamanda doktor kadro yasaklamasından dolayı  sağlık kuruluşu batsa dahi  doktor kadro satışından haksız gelir elde edilmektedir, açıklamasını yaptı. Cantürk, biran önce sağlık bakanlığının kendi hizmet alanını, özel sağlık sektörüne baskıcı ve yasaklayıcı kurallar koyarak sürdürmeye çalışma yönteminden vazgeçmesini tavsiye ederek daha çağdaş ve rekabetçi yöntemlere geçilmesini istedi.

SEKTÖR YATIRIMLARINI SÜRDÜRÜYOR

Sağlık sektörü 2010 yılını yeni yatırımlarla ve mevcut yatırımlarda yeni yapılanmalarla geçirdiğini belirten Komite Üyesi Ahmet Özdemir, yeni yapılanmalar ve yatırımlarda sağlık turizmi önemli bir yer teşkil ettiğini bildirdi. Tüm sağlık kurumlarında uluslar arası hasta, uluslararası ilişkiler, yurt dışı hasta departmanlarının kurulduğuna, uluslar arası hastaların rağbet göreceği illerde ve bölgelerde sağlık kuruluşları yatırımları gerçekleştiğini söyleyen Özdemir, sektörün bürokratik ve mevzuat karışıklığının yeniden düzenlenerek bürokratik kirlenin önüne geçilmesini istedi. Mevzuat ve yönetmeliklerin gözden geçirilerek sektörde başvurulan bazı asırlık yönetmeliklerin güncel şartlara ve gelişmelere uygun hale getirilmesini bekliyoruz, açıklaması yapan Özdemir, 1934 yılında çıkarılan 1219 Sayılı Tababet Ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun tekrar gözden geçirilmesini istedi.

TÜRKİYE SAĞLIK İHRAÇ EDİYOR

Türkiye sağlık sektöründe kalite anlamında özellikle hekimleri ve modern donanımları ile gelişmiş standartlarda hizmet veren bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Meclis Üyesi Ahmet Selvi, Türkiye'nin hasta ithal ederek ülkemize döviz kazandırdığını belirtti. Ülkemizdeki işçilik bedelinin Avrupa ülkeleri ve ABD'ye göre daha düşük olması ve bahsi geçen ülkelerdeki sağlık sigortası mevzuatları nedeniyle ülkemizdeki hizmet bedeli daha düşük olduğunu dile getiren Selvi, yüksek standartlardaki hizmetin düşük maliyetlerle alınabiliyor olması Türkiye'nin en büyük avantajı olduğunu kaydetti. Avrupa, Ortadoğu ve Türkî Cumhuriyetlerin orta kesişim noktasında bulunuyor olması nedeniyle uluslar arası hastaların sağlık hizmeti almak için ülkemizi kolaylıkla tercih etmelerini sağlayan ikinci önemli faktör olduğunu sözlerine ekleyen Selvi, ayrıca Türkiye'nin kendine has tarihi ve doğal güzellikleri hem tatil hem tedavi olanağı sunan bir seyahat sunmakta hastalara. Bu da diğer bir avantajımız diye düşündüğünü söyledi.

OFİS AÇMA VE REKLAM YAPMA DESTEĞİ VERİLMELİ

2011'de Türkiye sağlık sektörü artık dış dünyanın da takip eder hale geldiği atılımlarını güçlendirmeye devam edeceğini ifade eden Selvi, bu atılımlarla birlikte özellikle sağlık turizmi olgusuna Sağlık  Bakanlığı ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların daha fazla eğilmesini istedi. Açılan veya açılacak olan komisyonların daha gözle görülür etkin adımlar atılmasını beklediklerini açıklayan Selvi sözlerine şöyle devam etti: " Bu kapsamda özellikle dünyada sağlık turizminde öncü bir ülke adayı olarak diğer ülkelerle rekabet edebilmemiz için yurt dışında ofis açma, reklam yapma ve fuarlara katılma desteklerinin sağlık kuruluşlarına sağlanması beklentisi içindeyiz. " Reklam ve bilgilendirme yasakları ülkemizde diğer ülkelere göre daha farklı bir boyutta uygulanmakta, hatta bazı alanlarda kliniklerin resimlerinin gösterilmesi dahi reklam yasakları içine girebildiğinden yakınan Selvi, reklam ve bilgilendirme arasındaki ayrım gözetilerek uygulanan reklam yasağı politikalarının gözden geçirilmesi beklediklerini söyledi.

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2011, 13:32
banner53
YORUM EKLE

banner39