25 yıl önce bu günlerde gündem aynıymış

25 yıl önce Mart ayında da şu an gündemde olan Fukişima yerine Çernobil, yine Libya'ya hava saldırısı ve yine Türkiye'ye nükleer reaktör yapalım tartışmaları varmış!

Gündem 18.03.2011, 17:08 18.03.2011, 18:02
25 yıl önce bu günlerde gündem aynıymış

Dünyanın son günlerde odaklandığı Libya ve Japonya'daki olayların bundan yaklaşık 25 yıl önce yine aynı dönemlerde ve aynı şekilde cereyan ettiği ortaya çıktı. Libya'ya hava saldırısı kararı alınırken, Çernobil'de nükleer facia yaşanıyordu. İşin ilginç tarafı, bu iki olayla birlikte yaşanan Türkiye'nin nükleer santral kurma çalışmaları o günlerde de konuşulyordu. Tartışılıyordu.

Japonya'daki nükleer sızıntı ve Libya'ya ilişkin gelişmeler dünyanın ve Türkiye'nin gündemini meşgul etmeyi sürdürüyor. Ancak biraz hafızaları zorlayınca ya da arşivin derinliklerine inince bugün yaşananlara hiç de yabancı olunmdaığı görülüyor.

Bundan tam 25 yıl önce, yani Nisan 1986'da Çernobil kazası meyadana gelmişti. Ancak üzerinden üç gün geçmesin rağmen kimsenin haberi yoktu. Sovyetler Birliği'nin gizli tutması nedeniyle kazadan dünyanın haberi ancak 30 Nisan 1986 tarihinde oldu.

O dönemde aynı haber Hürriyet gazetesinin, 30 Nisan 1986 günkü sayısında "Nükleer Alarm" başlığıyla yer almıştı.

AYNI DÖNEMLERDE AKKUYU DA KONUŞULUYORDU

Daha da ilginç bir nokta, manşet haberin yanındaki kutuda "Ya Akkuyu" başlığıyla Türkiye'nin nükleer santral kurma planları ele alınması.

Haberin ilk cümlesi ise dikkat çekici:
"Sovyetler Birliği'ndeki nükleer santral faciası, Türkiye'nin gerçekleştirmeyi planladığı Akkuyu-1 ve Sinop nükleer santrallerini yeniden gündeme getirdi. Şimdi gözler, Türk hükümetinin tutumuna çevrildi."

TEK KELİMELİK FARK

Yukarıdaki cümlenin bugünkülerden tek farkı, girişinde Japonya yerine Sovyetler Birliği yazıyor olması. Mehmet Ali Kışlalı imzalı haberin detaylarında da nükleer enerjinin getirdiği riskler ve yine yetkililerin, "biz araştırdık, bizimki güvenli" olarak minvalindeki değerlendirmeler yer alıyor. Haberde, Akkuyu'ya nükleer santral konusunda Kanada ile anlaşma imzalandığı ve inşaatın Ağustos ayında başlamasının öngörüldüğü bilgisine de yer veriliyor. Nisan ayının son gününde basına yansıyan bu facianın ardından Mayıs ayı da "bulut takibi"yle geçiyor. Gazeteler, Çernobil'den çıkan ve radyoaktif madde içeren bulutun seyrini adım adım takip ediyor.

ÇERNOBİLİN DEĞİŞTİRDİĞİ GÜNDEM

1986 ilkbaharında Çernobil, yoğun geçen iç ve dış gündemi bir anda değiştiriyordu. Gerçek bilançosu yıllar içerisinde netleşen Çernobil kazasından önceki dönemin gündemi de bir o kadar tanıdık:

LİBYA

Bugün yaşanan iç karışıklık nedeniyle Libya'ya uluslararası müdahale için neredeyse saatler sayılırken; 25 yıl önce 15 Nisan 1986 Salı günü Hürriyet şu manşetle çıkıyordu:

"Amerika'nın Gece Baskını: Libya'ya Bomba Yağdı."

Haberde, ABD'nin 6. Filosuna ait uçakların Bingazi ve Trablus'a saldırdığı ifade ediliyor. ABD'nin merhum Başkanı Ronald Reagen ile Kaddafi'nin 25 yıl daha genç halini gösteren iki fotoğrafa da birinci sayfada yer veriliyor.

Resim altında, "ABD Başkanı Reagan ile Kaddafi'nin günlerdir süren ağız dalaşı nihayet korkulanın başa gelmesine neden oldu" ifadeleri kullanılıyor.

Bu hava saldırısı, Kaddafi'nin kızı da dahil binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Hatta 25 yıl sonra Kaddafi, bu hava saldırısında vurulan ve operasyonun anısına yıkık bir şekilde bırakılan eski sarayından dünyaya meydan okudu.

VE 25 YIL SONRA... BUGÜN

Bugün de konuştuklarımız çok farklı değil. Japonya'da 9.0 şiddetindeki depremin ardından Fukuşima-Daiçi nükleer santralindeki sızıntı tüm dünyanın uykularını kaçırıyor.

Biz de içeride Akkuyu'yu tartışıyoruz. Nükleer karşıtları ve destekçileri görüşlerini açıklarken, bu kez Ruslarla yapılan anlaşma çerçevesinde inşaatın iki ay içinde başlayacağı ve yaşanan kazalardan "ders alındığı" söyleniyor.

Japonya'daki nükleer felaketin Çernobil boyutlarına ulaşıp ulaşmayacağı takip edilirken, Libya'ya bir askeri müdahale kararı daha çıktı. Libya'ya müdahale için saatler kaldığı ifade ediliyor.

Özetle aradan çeyrek asır geçti, teknoloji ilerledi, Kaddafi daha da yaşlandı, Türkiye’de hükümet değişti, tarihse tekerrür etmeyi sürdürüyor...



Kaynak: Hürriyet

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye İsveç'in NATO üyeliğine onay vermeli mi?