52 STK: Askeri harcamayı kısın

Kamu Harcamalarını İzleme Platformu, askerî harcamaların azaltılması ile sağlanacak kaynak ile yardımların iki katına çıkabileceğini bildirdi.

52 STK: Askeri harcamayı kısın

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

52 sivil toplum kuruluşu ve sivil oluşumun üye olduğu Kamu Harcamalarını İzleme Platformu, etkin bir yoksullukla mücadele politikası oluşturularak elde edilecek tasarruf ve askerî harcamaların azaltılması ile sağlanacak 0,7 oranında bir kaynak ile sosyal hizmet ve sosyal yardımların iki katına çıkabileceğini bildirdi.
 
Askerî harcamaların GSMH'ya oranı 2009 krizinden önce yüzde 2 civarında iken, 2010'da yüzde 2,08'e çıktığı belirtilen raporda, “Bu oranın artmaması ve 2009 NATOAvrupa ortalaması olan yüzde 1,7 ile sınırlı tutulması önemlidir” denilirken, harcamalar üzerinde sivil denetimin eksik olduğu vurgulandı. 
  
İKİ yıldır kamu harcamalarını izleyen 52 sivil toplum kuruluşu ve sivil oluşumun üye olduğu Kamu Harcamalarını İzleme Platformu, kamu kaynaklarından sosyal korumaya, çocuğa, gençliğe, eğitime, askerî harcamalara ne kadar pay ayrıldığına yönelik yaptığı izlemenin sonuçlarını milletvekillerine gönderdiği mektupla paylaştı.

Platform bu yıl geçen yıl izlediği harcamaların yanı sıra, özellikle kamuoyunun gündeminde yer tutan yoksullara yönelik asgari gelir desteği, öğrenci harçları, işsizlik sigortası fonundan bütçeye aktarılan kaynak ve harcamaların denetimi gibi konularda da görüşlerini dile getirdi. Platform, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da yeni kamu harcama verilerinin Ocak 2011’de yayınlanmasının ardından gerçekleştirdiği kamu harcamalarını izleme kampında, harcamaları analiz etti.

Platformun yaptığı çalışmanın sonucuna göre, Türkiye’de 2010 yılında sosyal güvenlik, sağlık, sosyal yardım ve sosyal hizmetleri kapsayan ‘’sosyal koruma harcamaları’’nın GSYH içindeki payı yüzde 11,99 düzeyinde gerçekleşti.  Bu oran 27 AB ülkesinde ortalama yüzde 27 seviyesinde bulunurken, sosyal koruma harcamaları içinden yoksullara yönelik sosyal yardım ve hizmetlerin GSYH içindeki payı yüzde 0,78’de kaldı.

Çalışmada, bu orandaki bir harcamanın çok yetersiz olduğu, arttırılması gerektiğin altını çizilirken, ‘’Artışın Türkiye’deki sosyal koruma sisteminin en eksik halkalarından birisinin düzenli gelir desteğini tesis etmek yönünde kullanılmasını önemsiyoruz’’ denildi.

Etkin bir yoksullukla mücadele politikası oluşturularak elde edilecek tasarruf ve askerî harcamaların GSYH’nın azaltılması ile sağlanacak 0,7 oranında bir kaynak ile yapılmakta olan sosyal hizmet ve sosyal yardımların miktarının iki katına çıkarılmasının mümkün olacağı ifade edilen çalışmada, şu görüşlere yer verildi:

‘’GSYH’nın yüzde 0,7’si olan yaklaşık 7,5 milyar lira kadar bir miktar, yoksullara yönelik asgari gelir desteği için kullanılmasını mümkün kılacaktır. Günümüzde SGK’nın açığını kapamak için merkezi bütçeden 55 milyar transfer yapılmakta ve bunun sadece 2,5 milyar liralık kısmı 2022 sayılı kanun kapsamında verilen muhtaç ve özürlü aylığı için kullanılmaktadır.

Ek olarak bulunacak 7,5 milyar liranın SGK’ya aktarılması ile hali hazırda 2022 sayılı kanun kapsamında verilen ortalama 150 lira muhtaç ve özürlü aylığı alan 1,3 milyon yoksul sayısı hem arttırabilir hem de maaşları yükseltilebilir. Örneğin TÜİK 2009 verilerine göre yoksulluk çizgisinin altında yaşayan yaklaşık 2,5 milyon hane bulunuyor. Ek  kaynakla birlikte bu hanelere ortalama ayda 300 lira asgari gelir desteği  yapılabilir.’’
 
 
ASKERÎ HARCAMALAR DENETİME AÇIK OLMALI
        
ÇALIŞMADA askerî alandaki harcamalar da analiz edildi. Çalışmaya göre, Türkiye’nin askerî harcamalarının GSMH’ya oranı 2009 krizinden önce yüzde 2 civarında iken, 2010 yılında yüzde 2,08’e çıktı. 2011 yılında da yüzde 2,1’e yükselmesi planlanıyor. Platformun değerlendirmesinde, ‘’Bu oranın artmaması ve 2009 yılı NATO-Avrupa askerî harcamalar ortalaması olan yüzde 1,7 ile sınırlı tutulması önemlidir’’ denildi.

5018 sayılı Kanun’un kamu mali yönetim sistemine getirdiği yenilikler arasında performans denetimi esaslı bütçelemenin de bulunduğu ifade edilen çalışmada, konuya ilişkin şu görüşler dile getirildi: ’’Performans denetimi, ayrılan bütçe ve onun harcanması ile ilgili olmayıp, yapılan hizmet için harcanan kaynaklarla elde edilen çıktılar üzerinden sorumluların hesap verebilmeleri ile ilgilidir. Ancak 3 Aralık 2010 tarihinde kabul edilen yeni düzenlemeyle Sayıştay tarafından gerçekleştirilecek performans denetiminin kapsamı daraltılmıştır.

Bu son gelişme ile kamu harcamalarının şeffaflık ve denetim konusunda önemli bir fırsatın kaçtığını düşünüyoruz.’’ Platformun değerlendirmesinde, Türkiye’deki askerî harcamaların şeffaf olmadığı vurgulanırken, askerî harcamalarla ilgili kararlar üzerinde sivil ve parlamenter denetimin eksik olduğu ve arttırılması gerektiği ifade edildi.  

Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2011, 08:23
banner53
YORUM EKLE

banner39