Altın fiyatları belirsizliğini koruyor

Karakaş Atlantis'ten Karakaş, "TL bazında altının gramı sene sonunda 130 lirayı görebilir'' derken kapalıçarşının nabzını tutan altın piyasası uzmanı M.Ali Yıldırımtürk, altın fiyatlarının daha da düşeceğini söylüyor

Altın fiyatları belirsizliğini koruyor

Altın fiyatlarının artması için beklenti içinde olacak yatırımcıları şok edecek açıklamalar arkar arkaya geliyor. Kimilerine göre altın fiyatları çok düşecek, kimilerine göre de artacak.

Altın fiyatları konusunda önce altın piyasası uzmanlarından Mehmet Ali Yıldırımtürk' şu ifadeleri kullanıyor:

"Finansal krizle birlikte altın fiyatlarının seyri gündemden düşmüyor. Halkımızın altına olan tarihsel ilgisi de altın fiyatlarının yakından takip edilmesini sağlıyor. Yılbaşından beri altın fiyatları uluslararası piyasalarda aşağı yönlü dalgalı seyir izledi. Para piyasalarında gözler merkez bankalarına çevrilmiş durumda.

Amerikan Merkez Bankası (FED) 2011 yılı Eylül ayındaki toplantısında yeni bir parasal genişleme olmayacağını açıklamasıyla altının ons (31,10 gr) fiyatı 1922 dolardaki tarihî zirvesinden geri çekilmeye başladı.

Bu yılın ilk altı ayında da altın fiyatlarında aşağı yönlü dalgalı seyirle 1525 dolar/ons'a kadar geriledi. FED'in her ayki toplantısı öncesi yeni bir parasal genişleme beklentisi oluşturularak altın fiyatı yükseltilirken böyle bir karar alınmayınca da sert düşüşler oluyor.

Nitekim, perşembe günü FED'in önceki toplantısına ilişkin tutanakların yayınlanması öncesinde altın fiyatı kısa sürede 1575'ten 1600 dolar/ons'a kadar yükseldi. Söz konusu tutanaklardan parasal genişlemeye ilişkin bir sinyal olmayınca 1555 dolar/ons'a kadar geriledi.

Altın fiyatının gerilemesinde; Çin ekonomisindeki küçülmeyle birlikte piyasalarda küresel durgunluk endişesinin artması ve bu nedenle emtia ve petrol fiyatındaki gerileme altın fiyatında satış baskısı oluşturuyor. Ayrıca, Euro'nun geleceğine yönelik belirsizlik her geçen gün artarken, dolar paritesinin güçlenmesi ve Euro Bölgesi'nin yüklü kamu borçlusu ülkelerin, piyasalardan yüksek faizle borçlanmak zorunda kalması altın fiyatına negatif yansıyor.

Altının üretim maliyeti maden sahasına göre değişiyor. Altın bazı ocaklardan ortalama 400 dolar/ons maliyetle çıkartılırken, bazı ocaklardaki maliyet 700 doları buluyor. Altının işlem gören fiyatıyla maliyeti arasında 3-4 kat fark var.

Ekonomi çevrelerinde; Avrupa'da yaşanan ekonomik zorlukların 2008'in Eylül ayında Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) büyük yatırım bankası Lehman Brothers'ın batışında daha kötü bir ortamda olduğu yorumları yapılıyor. Buna rağmen altın fiyatı hâlâ 1922 dolar/ons'taki tarihî zirvesinin yaklaşık yüzde 20 aşağısında işlem görüyor.

(ABD) ve Avrupa ülkelerinin, İran'a uyguladığı ticarî ve petrol alım ambargosu uygulaması sırasında oluşan tedirginlikle İran'ın son aylarda Türkiye'den fizikî olarak 60 tona yakın altın aldığı biliniyor. Buna rağmen altın fiyatının gerilemesi dikkat çekiyor. Daha geçen yıl Güney Kore Merkez Bankası'nın 25 ton altın aldığı medyada dillendirilerek altın fiyatının yükseleceği yorumları yapılmıştı. Ama öyle olmadı.

Önceki gün altın fiyatında sert düşüş olunca, daha önce de olduğu gibi ABD'li yatırım bankası Merrill Lynch'te altının onsunun yıl sonuna kadar 2000 dolar olacağı yorumları yapılıyor.

Bu, tamamıyla alıcı getirmeye yönelik spekülatif bir yorum. Nitekim; önceki günlerde ABD'li yatırım şirketi Cheviot'ın yatırım direktörü Ned Leyland, bir haber ajansına verdiği demeçte; altının da libor (dünyada işlem gören Londra piyasasında oluşan faiz oranı) gibi uzun dönemde manipüle edildiğini iddia etti.

Leyland, altın ve gümüşün faiz oranları gibi paranın gerçek değerini yansıttığından manipüle edildiğini söyledi. Altın ve gümüşte yaşanan değer artışının ülke para birimlerini değersiz gösterdiği için merkez bankalarını zor durumda bıraktığını, altında kısa pozisyon taşıyan büyük bankaların ise bu pozisyonu yönetip kolayca para kazanmayı sevdiklerini vurguladı.

Bu gelişmeler çerçevesinde parasal genişleme gerçekleşse bile bu paranın altına değil, borç ödemesinde kullanılmasına gitmesi, böylece küresel durgunluk ve finansal krizin önüne geçilebilmesi mümkün. Bu nedenle altının onsunun 2000 dolar değil, 1000 dolar olması daha muhtemel görünüyor."

BU DA ALTIN YÜKSELECEK DİYEN GÖRÜŞ

Karakaş Atlantis Kıymetli Madenler AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Karakaş, parasal genişlemeden sonra altının ons fiyatında çıkış beklediğini, TL bazında altının gramının sene sonunda 130 lirayı görebileceğini belirtti.

Dubai, ABD ve İsrail'e ihracat yaptıklarını anlatan Karakaş, altın fiyatlarına ilişkin şu görüşleri dile getirdi:

''Merkez bankaları altın stoku yapıyor. Dünyadaki merkez bankalarının genel stoku yaklaşık 310 bin ton civarında. Ortadoğu'da savaş var, Hindistan'ın açıklamaları belli. Bir taraftan parasal genişleme konuşuluyor. ABD'de ise seçimler yaklaşıyor. Seçimler öncesinde parasal genişleme olsun ki seçmen para olarak rahatlasın. Bunlar altını destekleyici şeyler.

Eskiden faizler düştüğü zaman altın da düşerdi. Şimdi böyle bir şey yok. Şu anda altın fiyatlarının dip olduğunu düşünüyorum. Bunun nedeni, geçen sene Avrupa'daki bazı merkez bankalarının altın satmasıydı. Altın fiyatlarında çok hızlı bir yükselme görülmüş ve 900 dolardan bin 920 dolara doğru soluksuz bir yükselme olmuştu. Bunun düzeltilmesi gerekiyordu.

Altın çıkış sürecinde olduğu zaman, onsunun 2 bin-2 bin 400 dolar bandına kadar çıkacağını öngörüyorum. Parasal genişlemeden sonra altının ons fiyatında muhakkak bir çıkış bekliyorum. TL bazında altının gramı sene sonunda 130 lirayı görebilir.''

HAS PROJESİ

Yaklaşık 2 ay önce ''Hesaplı Altın Sistemi'' (HAS) adlı bir projeye başladıklarını, ciro hedeflerine ulaşmada bu projenin çok etkili olacağını ifade eden Karakaş, kuyumcu kredilendirmesiyle ilgili projeye ilişkin de şunları kaydetti:

Haliyle bankalar da kuyumcuları 'kredi batar mı, geri döner mi' diye daha iyi tanımış oluyor. Çünkü bu sektörde çok ciddi kur farkı var. Altın 4 sene önce 27 lirayken, bugün 92 lira civarında seyrediyor. 1950'den 2012'ye kadar giden sürece bakılırsa, Türk Lirası bazında altının 62 yılda düştüğü tek bir yıl var, o da Kıbrıs Savaşı'nın olduğu yıl... Altının fiyatı dolar bazında düşse de Türk Lirası bazında hiç düşmemiş.''

''POS PROJESİYLE 20 MİLYON LİRA CİRO''

Son tüketici için de bir çalışmaları bulunduğunu, 300'e yakın kuyumcuya POS cihazı taktıklarını anlatan Karakaş, POS cihazları ile tüketicinin kur farkından zarar görmemesi, daha kolay altın satın alabilmesi için kredi kartına 8-12 ay taksitlendirme yaptıklarını, bunun özellikle 22 ayar altında ''cazip'' hale geldiğini söyledi.

Kur farkının tüketiciyi çok fazla etkilediğine dikkati çeken Karakaş, ''Geçen sene başında altın 67 liraydı, sene sonunda 100 lira oldu. 67 lira iken altın alan birinin 100 lira iken borçlandığını düşünün. Burada çok ciddi bir kur farkı var. Biz bunu engellemeye çalışıyoruz. Yani aslında bugün 92 liradan altın alan birinin, 1 sene sonra bu altını 92 liradan ödemesini sağlamış oluyoruz. Bunu özellikle kar marjı çok dar olan 22 ayar altın tarafında yapıyoruz. POS projesi kapsamında 20 milyon liralık bir ciro bekliyoruz'' şeklinde konuştu.

Kaynak: SonDevir.com

Güncelleme Tarihi: 15 Temmuz 2012, 15:08
banner53
YORUM EKLE

banner39