AVM'deki alkol skandalına Meclis'ten tepki

AVM'de çocuklara alkol içirilmesini "fecaat" diye nitelendiren TBMM Sağlık İşleri Komisyonu Başkanı Erdöl, bu konudaki politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti

AVM'deki alkol skandalına Meclis'ten tepki

Dünya Bülteni /Haber Merkezi

İstanbul'da bir alışveriş merkezinde yapılan şarap tanıtım günlerinde medyaya yansıyan görüntüler, alkol kullanımı ve bu konudaki yasal mevzuatı da yeniden tartışmaya açtı.

TBMM Sağlık İşleri Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl, Avrupa kadar olmasa da Türkiye için de alkolün önemli bir sorun olduğunu ve bu konudaki politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Erdöl, "Biz alkol kullanılmasını tamamen yasaklayabilecek bir ülke durumunda değiliz. Ancak disipline etmemiz lazım. Yani alabildiğine, istediğin kadar alkol reklamı yapabiliyorsunuz ülkemizde. Güya okullara 100 metreden yakın alkol satışı yapılamıyor ama yapılıyor, herkes de biliyor bunu. Demek ki var olan kanunlarımızı da henüz tam uygulayamıyoruz. Bunları bizim oturup sil baştan, neler yapabilirizi dikkate almamız lazım. Çünkü vakit tedbir alma vaktidir. Sorun kartopu gibi büyümeye başladığı zaman alınacak tedbirler de bir o kadar zor olur. Şimdiden tedbirimizi almamız gerektiğine inanıyorum." dedi.

Cevdet Erdöl, Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) yaptığı açıklamada, İstanbul'da bir alış veriş merkezinde yapılan şarap tanıtım günlerinde kamuoyunun da tepkisini çeken görüntüleri 'fecaat' olarak nitelendirdi. Çocuklara verilen alkolün, onları alkole alıştırmak için atılan ilk adım olduğunu söyleyen Erdöl, "Burada çocuğa sağlık için tehlikeli madde temin etmek suçu işleniyor. Yani TCK'nın sağlık için tehlikeli madde temini. Nitekim bir sigarayı çocuğa sattığınız, verdiğiniz zaman bu maddeden dolayı 6 aydan başlayan hapis cezası ile yargılanırsınız. Alkolde de aynı şey var." diye konuştu.

Türkiye'deki alkol politikalarının yeniden gündeme gelmesi gerektiğinin altını çizen Erdöl, "Sadece uyuşturucu ile mücadele etmek; sigara tehlikeli değil, alkolde, birada bir şey yok diye ihmal etmek, yangını görmek istememek anlamına gelir." ifadelerini kullandı. Avrupa'da her yıl 300 binin üzerinde insanın alkol bağlantılı nedenlerle hayatını kaybettiğini söyleyen Erdöl, "Alkol ile suç ve trafik kazaları arasında ciddi bir korelasyon bulunuyor. Onun için gelişmiş ülkelerde otobanlarda, şehirlerarası yollarda alkol satışı yoktur." şeklinde konuştu.

"ABD'DE PAZAR GÜNLERİ MARKETTEN ALKOL ALAMAZSINIZ"

Reklam ve sponsorluk boyutları ile alkol politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Erdöl, şöyle devam etti: "Alkol tüketiminde ve buna bağlı sıkıntılarda, Avrupa yıllar içinde bu noktaya geldi; nasıl geriye döneceği yönünde çareler üretiyor. Norveç'te çok farklı alkol kısıtlama politikaları yürürlüğe girmiş durumdadır. Bizim uygulayamadığımız birçok kuralı ABD uyguluyor. Mesela pazar günleri orada marketlerde alkol alamazsınız. İsveç'te, Norveç'te hafta sonları alkol satın alamazsınız. Bütün bunları, gençliğimizi ve çocuklarımızı korumak açısından Avrupa'nın, Amerika'nın gelmiş olduğu bu noktayı dikkate almamız lazım. Onların yıllar süren bu süreci içinde elde etmiş oldukları tecrübeleri, biz uygulamaya çok daha kolaylıkla sokabiliriz."

"ALKOL KULLANIMI DİSİPLİNE EDİLMELİ"

Aile içi şiddet ve trafik kazalarında alkolün yadsınamaz rol aldığına dikkat çeken Erdöl, "Bir kişi zevk alıyorum diye kafayı çekiyor, yola çıkıyor. Bir arabaya ya da yayaya çarpıyor. Ölüme, yaralanmalara yol açıyor. Aileler sönüyor. Bunlarda bizim alabileceğimiz tedbirler nelerdir? Yani biz alkol kullanılmasını tamamen yasaklayabilecek bir ülke durumunda değiliz. Ancak disipline etmemiz lazım. Yani alabildiğine, istediğin kadar alkol reklamı yapabiliyorsunuz ülkemizde. Güya okullara 100 metreden yakın alkol satışı yapılamıyor ama yapılıyor, herkes de biliyor bunu. Demek ki var olan kanunlarımızı da henüz tam uygulayamıyoruz. Bunları bizim oturup 'sil baştan, neler yapabiliriz'i dikkate almamız lazım. Çünkü vakit tedbir alma vaktidir. Sorun kartopu gibi büyümeye başladığı zaman alınacak tedbirler de bir o kadar zor olur. Şimdiden tedbirimizi almamız gerektiğine inanıyorum." açıklamasında bulundu.

"REKLAM YASAK AMA DOLAYLI REKLAMLAR YAPILIYOR"

Konuyla ilgili Türkiye'de hangi yönleriyle nelerin yapılabileceğinin tartışılabileceğini söyleyen Erdöl, "Trafikte alkollü araç kullananlara karşı yeterince tedbir alabiliyor muyuz? Belki bu denetimleri çok daha sıkılaştırmamız lazım. Karayolları ve civarında alkol satışı yapılıyor mu? Bunlara dikkat etmemiz lazım. Çocuklarımızın zihinlerinde -nasıl sigaranın reklamlarını ciddi şekilde engelledik- alkolün de engellenmesi lazım. Mesela bakkalın ismi bira markası. Reklam yasak ama dolaylı reklamlar yapılıyor. Çocuk her sokağa çıktığında onlarca alkol reklamı. Sonra da çocuğa siz alkolik olma diyorsunuz. O mümkün değil. Her gün sigara reklamını görse çocuk, onu engelleyebilir misiniz?" şeklinde konuştu.

"ÇOCUKLA ALKOLÜ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYECEK TEDBİRLER ALMALIYIZ"

Bağımlılık yapan en tehlikeli maddenin en ucuz ve en kolay yoldan elde edileni olduğunu söyleyen Erdöl, "En kolay ve en ucuz elde edildiği için sigara çok tehlikelidir. Alkollü içkiler içinde de bira en ucuz ve en kolay elde edildiği için o derece tehlikelidir. Bizim çocuklarımızı ve gençlerimizi alkol ile karşı karşıya getirmeyecek tedbirler almamız lazım. Bu aynı zamanda anayasanın emri." ifadelerini kullandı.

"HUKUKİ MEVZUAT DEĞERLENDİRİLMELİ. KANUN YAPMAK GEREKİYORSA BÜTÜN PARTİLER EL ELE VERMELİ"

Hukuki mevzuat açısından eksiklerin bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Erdöl, şöyle devam etti: "Hukuken kanun yapmak gerekiyor ise burada bütün partiler el ele vermeli. Türkiye'de alkol, tütün kadar uyuşturucu kadar kolay bir mevzu değil. Çünkü maalesef alkolle ilgili bazı konuşmalar yapıldığı zaman anlıyoruz ki bir takım insanlar kendi hayat ve yaşantı şekillerine müdahale edildiğini algılıyorlar. Bu doğru değil. Yani bunun şartları belirlenir, o şartlar içinde bu yapılır. Mesela tütünle ilgili düzenleme yaptık. Tütün kullanmak isteyenlere sıkıntı yok. Kullanmak isteyen kullanıyor ama kendi sağlıkları açısından kullanmalarını tavsiye etmiyoruz. Alkol ile de ilgili sağlık açısından sıkıntı var. Siroz, karaciğer hastalıklarından, beyin problemlerine kadar, psikolojik sıkıntılardan aile içi şiddete kadar çok ciddi sağlık, genel sağlık ve halk sağlığı olan bir konu. Burada bir şey yapılacaksa eğer hep birlikte yapmak lazım."

"GRUPLAŞMA VE KAMPLAŞMA OLDUĞUNDA BAŞARI ELDE EDİLEMEZ"

Aksayan yönlerin varsa tespit edilerek çocuklar ve gençler için uygun hale getirilmesi gerektiğini yineleyen Erdöl, "Benim kanaatim, aksamalar var." ifadesini kullandı.

2010 yılında milli takım formasındaki alkol reklamı konusunda bazı girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Erdöl, "Firmanın ismi çıktı ama logosu duruyor. Biz gençlerimize neyi örnek gösteriyoruz. Dürüst, sağlıklı, temiz bir toplum istiyoruz. Alkolle bu bağdaşıyor mu? Bağdaşmıyor. O zaman demek ki bu yanlışı düzeltmemiz gerekiyor. Kim düzeltecek bunu? Medya düzeltecek, bilim insanları düzeltecek, siyasetçiler düzeltecek, eğitimciler düzeltecek. Aile bireyleri destek verecek. Yani toplumun tüm katmanları. Bu tip konularda yapılacak olan mücadelede esas olan birlikte hareket etmektir. Tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları birlikte hareket etmeli. Gruplaşma ve kamplaşma olduğunda başarı elde edilemez." dile getirdi.

"SEÇİMLERE YAKIN BİR DÖNEMDİ, BAŞARAMADIK"

Erdöl, birlikte hareket etmenin önemini ise şu anısını paylaşarak aktardı: "Önemli bir partimizin grup başkan vekiline; -şu anda milletvekili değil isim vermek istemiyorum- 'kaçak alkol üretenleri ciddi şekilde cezalandıralım, kanun değişikliği yapalım' dedim. 'Pekâlâ' dedi. 'Başka bir şey yapalım, var mısın?' dedi. Alkollü araç kullananlara da daha ciddi cezalar verilsin. Hapis cezası verilsin, paraya çevrilmesin ertelenmesin. Yapalım... 'Yalnız burada bizim partimizden ziyade sizin partinizin duruşu önemli. Verin kanun teklifini destekleyelim' O zamanki şartlar içinde seçimlere yaklaşılmış bir dönemdi, -2011 seçimlerinden bahsediyorum- bunu başaramadık ama hep birlikte hareket etmenin yollarını bulup hareket etmeliyiz. Olaya şunu yasaklıyorlar, bunu yasaklıyorlar diye değil de, bilim neyi gerektiriyor? Bu bakış açısından bakmak lazım."

Türkiye için de alkolün önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Erdöl, "Her yıl trafik kazalarında 10 binden fazla insan hayatını kaybediyor. Bunların önemli bir miktarında da alkol etkili. Oturup bir bilimsel çerçeve içinde değerlendirip, bir şey yapmak gerekiyor mu acaba? Evet gerekiyor. Gerekiyorsa hep birlikte yapalım, gerekmiyorsa yapmayalım. Ama ben tehlikenin evimizin içinde olduğunu görüyorum. Tehlikenin boyutu Avrupa kadar çok değil ama tehlike var. Tedbir almamız gerekiyor." dedi.

Güncelleme Tarihi: 19 Aralık 2012, 14:02
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35