banner39

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Diyarbakır'da

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Barış süreci, azgın bir nehirden karşıya geçmek gibi bir şeydi. Yüzde 80'ini geçtik. Geriye az ama zor bir kısmı kaldı. Geriye dönmenin maliyeti karşıya geçmenin maliyetinden çok daha ağır. Bu ağır maliyeti ne biz ödeyeceğiz ne de bu millete ödettireceğiz" dedi.

Genel 26.10.2014, 19:59 26.10.2014, 19:59
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Diyarbakır'da

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkiye'yi bölgedeki savaşların içine sokmak istiyorlar. Biz bu aziz ülkeyi yeni ve anlamsız bir savaşın içine asla sokmayacağız. Türkiye'nin, devam eden Ortadoğu'daki bu kargaşanın içine girmemesi için elimizden geldiğince gayret sarf edeceğiz. Türkiye'nin içerisinde daha fazla bölünmenin, dağılmanın değil, daha fazla birlik ve beraberliğin adresi olacağız" dedi.

Kurtulmuş, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Diyarbakır'da bir otelde düzenlenen AK Parti Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yeni hicri yılın tüm İslam coğrafyasına barış ve huzur getirmesini diledi.

Önemli ve hızlı değişimlerin yaşandığı bir dönemde olunduğuna işaret eden Kurtulmuş, 1. Dünya Savaşından sonra devam eden sürecin büyük değişim süreçlerini bugüne kadar getirdiğini, 1. Dünya Savaşından önce dünyada var olan barış ortamının sona erdiğini, ardından çatışmaların başladığını belirtti.

"DÜNYA SİSTEMİ, ÇÖZÜÖ ÜRETME KABİLİYETİNİ KAYBETMİŞİTİR"

Kurtulmuş, 1990'larda Sovyetlerin yıkılmasıyla gelişen süreçte yeni barış dolu bir dünya düzeni yerine insanlık tarihinin yeni gözyaşları, kavga ve çatışmaların içine girdiğine dikkati çekerek, "Dünya, bu çatışmalarla yeni bir düzensizlik döneminin içine girdi. Sadece bizim coğrafyamız, İslam ülkeleri değil, bu düzensizlikten tüm dünya nasibini alıyor. Savaş sonrasında savaşın galiplerinin çizdiği sınırlar artık geçerliliğini korumuyor ama yerine yeni bir şey de konulamıyor" diye konuştu.

"Şimdi yeniden sınırlar çizmek istiyorlar, yeniden bu bölge insanlarını bir büyük kargaşanın içine getirerek, buradan daha fazla bölünmenin sonuçlarını elde etmeye çalışıyorlar ama inşallah bu bölgenin insanları bu planlara fırsat vermeyecektir. Çünkü dünya sistemi çözüm üretme kabiliyetini kaybetmiştir" diyen Kurtulmuş, var olduğu iddia edilen sistemin hakkı teslim etmek üzere değil, güçlü kim ise o güçlünün emellerine hizmet etmek için kurulduğunu ifade etti.

"KİMİN ARKASINDA YASLANDIĞI GÜÇLÜ BİR DEVLET VARSA..."

Suriye'de yaklaşık 3,5 yılda 300 bin insanın iç savaş ve devlet teröründe öldürüldüğünü dile getiren Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler'in (BM) hiçbir şey yapamadığını, çünkü BM'nin çözüm üretecek bir yer olmadığını belirtti.

"Kimin arkasında dayısı, yaslandığı güçlü bir devlet varsa ona güveniyor, istediği zulmü yapıyor. İsrail, yüzlerce aleyhine olan karara rağmen Filistinlilere zulmetmekten geri durmuyor. Çünkü onun zulmünü önleyecek bir BM mekanizmasına sahip değiliz" ifadelerini kullanan Kurtulmuş, dünya sisteminin barışı, adaleti, hakkaniyeti sağlayacak bir mekanizmaya sahip olmaktan uzaklaştığını kaydetti.

Kurtulmuş, dünyadaki 5 büyük ülkenin 195 ülkeye karşı istediği şekilde hareket ettiğini aktararak, "Bu ülkeler canları isterse sorun çözüyor, anlaşamazlarsa çözmüyorlar. Bu nedenle bir asırdır insanlık yeni bir barışı kuramamıştır. Onun için birçok ülke kan ağlıyor" dedi.

"KARDEŞLERİMİZİN BULUNDUĞU ÜLKELER CİDDİ ŞEKİLDE KAN AĞLIYOR"

Bir büyük medeniyetin mensupları olarak bu toprakların çocuklarına çok büyük iş düştüğüne dikkati çeken Kurtulmuş, Türkiye'nin başının sıkıntılardan kurtulamamasının sebeplerinden birinin bu olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Artık savaş, kan dediğimiz şey çok uzaklarda değil, burnumuzun dibine geldi, evimizin önündeki bahçe yanıyor. Kardeşlerimizin, akrabalarımızın bulunduğu ülkeler maalesef ciddi şekilde kan ağlıyor. Bu ortamda 4 önemli şeyi bir arada yapmak mecburiyetindeyiz. Türkiye'yi bölgedeki savaşların içine sokmak istiyorlar. Biz bu aziz ülkeyi yeni ve anlamsız bir savaşın içine asla sokmayacağız. Türkiye'nin devam eden Ortadoğu'daki bu kargaşanın içine girmemesi için elimizden geldiğince gayret sarf edeceğiz. Türkiye'nin içerisinde daha fazla bölünmenin, dağılmanın değil, daha fazla birlik ve beraberliğin adresi olacağız."

"ÇÖZÜM SÜRECİNDEN GERİ DÖNÜŞ YOK"

Kurtulmuş, ülkede 2 yıldır bahar havası hakim olduğunu, insanların şenlik içinde yazlarını, ramazanlarını, gecelerini geçirdiğini vurgulayarak, şunları dile getirdi:

"Bu ülkede çatışmanın, savaşın ve kargaşanın dili ile değil, barışın, birliğin, adaletin ve hakkaniyetin dili ile konuşacağız. Çözüm sürecinden geri dönüş yok. Kim ne isterse istesin, çözüm sürecinden dönmeyeceğiz. İnşallah barışı getirecek son adımları da uygulayarak, bu ülkede kalıcı barışı sağlayacağız. Barış süreci, azgın bir nehirden karşıya geçmek gibi bir şeydi. Yüzde 80'ini geçtik. Geriye az ama zor bir kısmı kaldı. Geriye dönmenin maliyeti karşıya geçmenin maliyetinden çok daha ağır. Bu ağır maliyeti ne biz ödeyeceğiz ne de bu millete ödettireceğiz." 

Kurtulmuş, çözüm sürecinden rahatsızlık duyanların olacağını bildiklerini ancak birileri rahatsız olacak diye bu iradeden vazgeçmeyeceklerini ifade ederek, Türkiye'de halk hak ettiği için barış sürecinde yürünmeye devam edileceğini belirtti.

"BARIŞIN OLABİLMESİ İÇİN GÜVENLİĞİN, ESENLİĞİN OLABİLMESİ GEREKİR"

"Ne ülkeyi savaşa sokacağız ne de ülkenin kendi içerisinde çatışmalarını körükleyecek şekilde barış sürecinden vazgeçeceğiz" diyen Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Barış süreci, iki iradenin yan yana gelmesiyle başlamıştır. Birisi siyasi irade. Sayın Cumhurbaşkanımızın o dönem Başbakan olarak AK Parti kadroları ile ortaya koyduğu irade, ikincisi elinde silah olanların silah bırakma iradesi, üçüncüsü de halkın bu süreçte ortaya koyduğu toplumsal irade. Süreci bozmak isteyenler olabilir ama makul çoğunluk sürecin devamından yana."

Kurtulmuş, toplumdaki güvenliği sağlama iradesinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, "Barışın olabilmesi için güvenliğin, esenliğin olabilmesi gerekir. Türkiye'yi asla o eski güvenlikçi anlayışa götürmeden, sokaklarda, çarşıda, pazarda vatandaşların güvenliğini sağlayacağız" diye konuştu.

"ASLA O ESKİ TÜRKİYE'YE GERİ DÖNMEYECEĞİZ"

Türkiye'de hep demokrasinin önünü açık tutacaklarına işaret eden Kurtulmuş, hiçbir zaman demokrasiden taviz vermeyeceklerini anlattı.

Kurtulmuş, herkesin hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun bir araya geleceğini, birlik içinde olacağını aktararak, demokrasinin farklılıklar içinde şekilleneceğini, demokrasiyi daha ileriye götüreceklerini söyledi.

AK Parti iktidarı ile devlet zihniyetinin değiştiğini, birilerinin bu zihniyeti eski haline dönüştürmeye çalıştığını vurgulayan Kurtulmuş, şunları dile getirdi:

"Boğa güreşinde boğaya kırmızı renk göstermek gibi devleti eski reflekslerine döndürmeye çalışıyorlar. Böyle bir şey olmayacak. Asla o eski Türkiye'ye geri dönmeyeceğiz. Karanlık labirentlerine hiçbir güç bu ülkeyi döndüremeyecek. Zor zamanlar geride kalacak. Türkiye'nin etrafında her geçen gün biraz daha daralan bu çember Allah'ın izni ile İslam dünyasındaki gönlü ve zihni berrak olan birçok insan vasıtasıyla hep beraber ayağa kalkacak. Bir taraftan İslam'ın böyle kötü temsillerini bir taraftan da İslamofobi üzerinden İslam'a saldırıların sonunu bu ülke insanları getirecek."

 

 

banner53
Yorumlar (0)
18
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?