Başçı: Dolar yıl sonunda 1,92 olursa şaşırmayın

Merkez Bankası Başkanı Başçı, bankanın ekonomi alanındaki son gelişmeleri değerlendirdi

Başçı: Dolar yıl sonunda 1,92 olursa şaşırmayın

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dolar kurunun yıl sonunda 1,92 veya altında olursa şaşırılmaması gerektiğini söyledi.

Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nın konuğu olan Başçı, Merkez Bankasının politikaları ve finansal piyasalara ilişkin soruları yanıtladı.

''YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİMİZ YÜZDE 6,2''

Türkiye'nin 2013 makro ekonomisini değerlendiren Başçı, yıl sonu için enflasyon tahminlerinin yüzde 6,2 olduğunu, 2014 yılı Şubat ayı için de yüzde 5 civarında öngördüklerini hatırlatarak, bunu hala kuvvetle muhtemel gördüklerini söyledi.

Yıl sonu büyüme tahmininin yüzde 3-4 aralığında olduğunu ifade eden Başçı, şöyle konuştu:

"Cari açıkta öngörülenden biraz daha iyi gelişmeler var. Ağustos ayı itibariyle öncü veriler ithalatta geçen yıla göre bir yavaşlama, ihracatta ise bir artış görüyoruz. İhracatın ithalatı karşılama oranı hızla yükseliyor. Bu iyi bir gelişme. Burada da cari açıkla ilgili bir önceki orta vadeli programa göre aşağı yönde revize etme ihtiyacı olacak.

''DOLARI YIL SONUNDA 1,92 CİVARINDA GÖRÜRSEK ŞAŞIRMAYALIM'' 

Beni şu anda iyimser bulabilirsiniz ama 1,92 civarında yıl sonunda bir dolar görürsek şaşırmayalım. Bunu gerçekten not edin, bunun altında olursa şaşırmayın, üstünde olursa (Başkan böyle demiştiniz, niye üstünde oldu?) diye sorarsanız. Uzun vadeli tahvil faizlerinde aşırı yükseliş oldu yakın zamanda burada da yıl sonunda tekrar tek haneli seviyelere düşeceğini tahmin ediyorum."

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, döviz kurlarıyla ilgili hiçbir endişe duymadıklarını belirterek, "Bugün itibarıyla reel efektif döviz kuru endeksi büyük ihtimalle 110 çizgisinin altında. Önümüzdeki günlerde Fed'in toplantısı gibi önemli olaylar var. Bunlar herhangi geçici bir etki yapsa bile çok rahat şekilde biz, çok fazla bir politik tedbir almadan, çok fazla çaba göstermeden, reel efektif kurun 110 çizgisinin üzerine döneceğini, ondan sonra da değerlenme eğiliminin başlayacağını tahmin ediyoruz" dedi.

Başçı, reel efektif döviz kurunun çok önem verdikleri bir değişken olduğunu ifade ederek, bunu daha önce çok kullanmadıklarını ancak kullanmak gerektiğini söyledi. Zaman zaman uzun vadeli denge değerinden aşağı veya yukarı yönde sapmalar gözlenebildiğini belirten Başçı, bugün itibarıyla reel efektif döviz kuru endeksini büyük ihtimalle 110 çizgisinin altında olduğunu kaydetti.

Endeksin 109-110 arasında bir yerde olma ihtimali bulunduğuna işaret eden Başçı, 2003 yılı ortalamasını 100 olarak aldıklarını ve bugüne kadar her yıl yüzde 2'lik değerlenmeyi normal kabul ettiklerini kaydetti. Endeksin dip noktasının 2003 yılında 90 olduğunu belirten Başçı, bunun üzerine her yıl için yüzde 2 konulduğunda bugün itibarıyla 110 civarında bir yere geldiğini, endeksin bugünkü durumunun da bu civarda ve normal olduğunu söyledi. Bunun aşırı reelleme çizgisi olarak söylenebileceğini ifade eden Başçı, bunun altında kaldığı, daha fazla değer kaybettiği nereler var diye bakıldığında, Avrupa borç krizinin en derin olduğu noktada sadece bir iki yerde bunun altında seyrettiğini anlattı.

Gelecek süreçte, eylül ayında ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantısı gibi önemli olaylar olduğunu hatırlatan Başçı, "Bunlar herhangi geçici bir etki yapsa bile çok rahat şekilde biz, çok fazla bir politik tedbir almadan, çok fazla çaba göstermeden, reel efektif kurun 110 çizgisinin üzerine döneceğini, ondan sonra da değerlenme eğiliminin başlayacağını tahmin ediyoruz" dedi.

''TÜRKİYE İLE İLGİLİ ÇOK RAHATIZ''

Fed parasal genişlemeyi daraltmasının özellikle Hindistan, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Endonezya gibi ülkelerde çok ciddi etkileri olduğunu, bu ülkelerin paralarının çok ciddi değer kaybettiğini ifade eden Başçı, bu ülkelerde tahvil faizlerinin arttığını, iki taraftan da zarar görüldüğünü anlattı. Sadece bu ülkelerde değil gelişmekte olan ülkelerin hepsinde oynaklık artışı görüldüğünü kaydeden Başçı, "Türkiye'yi de zaman zaman o grubun içinde sayanlar var ama bizim kesinlikle hiçbir endişemiz yok. Türkiye ile ilgili çok rahatız, her ortamda onu takır takır savunuyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin, çok etkili ve esnek bir para politikasına sahip olduğunu anlatan Başçı, bu durumun Türkiye'yi diğer ülkelerden olumlu yönde ayrıştırdığını, bunun kıymetinin önümüzdeki aylarda çok daha iyi anlaşılacağını söyledi. Başçı, "Hem cari açık veriyorsunuz hem olumlu yönde ayrışacaksınız. Bunun tek örneği Türkiye olacak" dedi.

''ÖNCELİĞİMİZ LİKİDİTE''

Şu anda döviz kurlarıyla ilgili hiçbir endişe duymadıklarını, birinci önceliklerinin TL ve ilave döviz likiditesi olduğunu belirten Başçı, şöyle konuştu:

"Rezervlerimizi kullanarak bu likiditeyi sağlamayı amaçlıyoruz. Bunun için faiz belirsizliğini ortadan kaldıracağız. Aşağı yukarı neredeyse her gün normal piyasa yapıcıları faiz oranı 6,75'tir. Ek parasal sıkılaştırmaları zaman zaman yapacağız. Onu yaptığımız zaman faiz oranımız 7,75. Yani hiçbir zaman yıl sonuna kadar 6,75'in altına düşmeyecek . Enflasyon yüzde 6,2'ye düşene kadar faiz oranımız 6,75'in altına düşmeyecek. Ama ihtiyaç olursa ek parasal sıkılaştırmalar yoluyla 7'ye, 7,75'e kadar çıkabilir. bunun üzerine çıkamaz."

Gelecek pazartesi ek parasal sıkılaştırma yapacaklarını açıklayan Başçı, "Bu, cuma gününe kadar ek parasal sıkılaştırma yok demek. Pazartesi günü uygulamamızın mantığı şöyle; orada merkez bankaları genellikle müdahale ederlerken döviz kurunu savunma yönünde müdahale ederler. Biz bunu biraz hücuma yönelik bir politika aracı olarak düşünüyoruz" diye konuştu.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, reel sektöre seslenerek, "Bizim reel sektör, biraz döviz borçlusu olduğu için tedirginliğin bir kısmı oradan kaynaklanıyor ama hiç endişe etmelerine gerek yok. Şu an döviz pozisyonlarını kapatmak için yanlış bir zaman. Her şey geçecek, acele etmesinler, beklesinler. Yıl sonunda bilançolarını gördükleri zaman, 'Başkan haklıymış, iyi ki bu seviyelerden pozisyonumuzu kapatmamışız' diyecekler" dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nın konuğu olan Başçı, Merkez Bankasının politikaları ve finansal piyasalara ilişkin soruları yanıtladı.

Piyasada döviz kurlarıyla ilgili felaket senaryosu çizenlere cevap veren Başçı, bu konunun çok önemli olduğunu söyledi.

Bundan sonraki değer kayıplarının hepsinin geçici olacağını vurgulayan Başçı, şunları kaydetti:

"Vatandaşlarımız hiç endişe etmesinler. Özellikle reel sektöre seslenmek istiyorum burada. Bizim reel sektör, biraz döviz borçlusu olduğu için tedirginliğin bir kısmı oradan kaynaklanıyor ama hiç endişe etmelerine gerek yok. Şu an döviz pozisyonlarını kapatmak için yanlış bir zaman. Her şey geçecek, acele etmesinler, beklesinler. Nasıl olsa bilançolar yıl sonunda gerçekleşecek. Yıl sonunda bilançolarını gördükleri zaman, 'Başkan haklıymış, iyi ki bu seviyelerden pozisyonumuzu kapatmamışız' diyecekler. Onun için rahat olsunlar, hiç endişe etmesinler. Elimiz çok güçlü. Şu anda rahat olmamızın esas sebebi, temel olarak Türk lirasının bu kadar zayıf olmasını gerektirecek hiçbir sebep yok. Dolayısıyla bu tedirginlik geçicidir, kısa sürede geçeceğini tahmin ediyoruz."

''DÖVİZ KURUYLA İLGİLİ BU YÜKSELİŞ GEÇİCİDİR''

"Döviz kuruyla ilgili bu yükselişin geçici olduğunu ve çok net konuştuğunu belirten Başçı, şu andaki artışın nedenini de şöyle açıkladı:

"Şu anda olan, 'Amerikan Merkez Bankası (Fed) eğer, her ay bastığı parayı daha az basarsa ve kademeli bir şekilde azaltırsa başımıza ne gelir' tedirginliği. İki türlü para var, biri içsel para diğeri dışsal para. Şu anda dışsal para yerinde duruyor. Amerika bu parayı basmış, gerekirse daha da çok basacak. Problem içsel parada. Dolayısıyla orada kaldıraçlı pozisyonlar dediğimiz, daha önce kaldıraçlı olarak alınan pozisyonların çözülmesi var. O, fiyatlamaya yol açtı. Pek çok ülkede bu gerçekleşti, Türkiye'de biraz haddinden fazla gerçekleşti. Hem faizler normalde olması gerekenden fazla arttı hem de döviz kuru olması gerekenden fazla yükseldi. Bu arizi durum, çok rahat bir şekilde geçecek. Orada içimiz çok rahat. Hatta eylül toplantısına kalmadan da belki bu hemen dönebilir. Orada çok bir problem görmüyoruz."

''FED ÇOK NET BİR PLAN AÇIKLARSA HERKES RAHATLAR''

Başçı, belirsizliğin devam etmemesi ve Fed'in çok net bir plan açıklaması halinde ise herkesin rahatlayacağını ifade etti. Bu tür durumlarda dünyadaki yatırımcıların panik satışı yaptığını anlatan Başçı, böyle satış durumlarında ise her türlü varlık fiyatları arasındaki korelasyonun arttığını kaydetti.

Faiz yükselirken, aynı zamanda kurun da yükseldiğine dikkati çeken Başçı, şöyle devam etti:

"Korelasyonların böyle arttığı durumlarda faiz artırmak veya faiz artış sinyali vermek ters etki yapar. Çünkü faiz artırım sinyali verdiğiniz zaman tahvil piyasasında daha çok zarara yol açıyorsunuz, o zaman döviz piyasasında da daha çok değer kaybına yol açıyorsunuz, ikisi birlikte iyice bozuluyor. O da bir kısır döngüye, bir açmaza yol açıyor. O yüzden, cari açık sorunu olan ülkelerin başına gelen şey budur. Döviz fiyatı yükseldiği zaman beraberinde faiz artış beklentisi geliyor, faiz artış beklentisi tahvil piyasasını vuruyor, tahvil piyasasını vurduğu için de tekrar dönüyor, döviz piyasasını bir kez daha vuruyor.

Şimdi bizim bugün yaptığımız şey şu; kısa vadeli faizleri Merkez Bankası belirler, kısa uç bizim elimizdedir. Dolayısıyla bizim mesajlarımız alındığında ve işler yerine oturduğunda, 1 ay vadeli fonlama ihalelerimizde oluşan 8 ve 8'in üzerindeki faiz çok yüksek. Biz faizin en fazla 7,75'ten oluşacağını söylüyorsak, bir merkez bankası başkanı bunu söylüyorsa bunun arkasında durur. Dolayısıyla o faiz 8'in üzerinde oluşamaz. Şimdi önümüzdeki cuma günü bakacağız. 6 milyar yine açıyoruz, 1 ay vadeli, bakalım düşüyor mu düşmüyor mu? Türkiye olarak kısa vadeli faizlerin kontrolü bizdedir, onu da para politikaları belirler, belirlemiştir, bu iş bitmiştir. Herhangi bir artırım sinyali falan da vermedik. Döviz nereye giderse gitsin, isterse alsın başını gitsin, yükselir yükselir yorulur, 'Ya ben niye buraya geldim, çok saçma' der ve tekrar döner."

''TL/DOLAR 2,20'YE GELİRSE GERÇEKTEN CARİ AÇIK SIFIRA İNİYOR''

Bir analistin Türk lirasına ilişkin yazdığı rapora da değinen Başçı, o raporda 1 doların yıl sonuna kadar 2,20 lira olacağının yazıldığına işaret etti.

Bu hesabın nasıl yapıldığının açıklandığını da aktaran Başçı, "Dürüst bir arkadaş. 'Cari açığı sıfıra getirecek döviz kuru nedir?' diyor. Hakikaten biz de yapıyoruz. TL/Dolar 2,20'ye gelirse gerçekten cari açık sıfıra iniyor. Fakat bizim cari açığımızı sıfıra indirecek bir gerekçe yok şu anda. Bizim bankalarımız çok sağlam, karlılıkları iyi. Yurt dışından çok rahat sendikasyon kredisi borçlanabiliyorlar. Demek ki finansmanı sağlayabildiklerine göre biz bu cari açığı vereceğiz. Yıl sonunda yine yüzde 5'in üzerinde belki bir cari açık vereceğiz. Dolayısıyla 2,20'ye çıkarsa bu yanlışlıkla çıkar. Dolayısıyla ona itibar etmeyin. Yıl sonunda dolar 2,20 lira falan olmaz. 1,92 olur mu? Çok daha muhtemel. 1,92'nin de altını görebilirsiniz."

''TCMB'NİN POLİTİKA ARAÇ SETİ DAHA ZENGİN''

Brezilya ve Hindistan merkez bankalarının politikalarının Türkiye'ye olumlu katkısı olup olmadığının sorulması üzerine de Başçı, bu konuda konuşmak için henüz erken olduğunu söyledi. Başçı, diğer merkez bankalarının politikalarıyla ilgili çok fazla konuşmak istemeyeceğini belirterek, TCMB'nin politika araç setinin biraz daha zengin olduğunu ifade etti.

SÜRECEK

Güncelleme Tarihi: 27 Ağustos 2013, 17:37
banner53
YORUM EKLE

banner39