banner15

Bombaların bulunduğu evin sahibi Savcı Öz'ü suçladı

Ergenekon temyiz duruşmasında savunma yapan Ümraniye'deki gecekondunun sahibi davanın özünün Savcı Öz olduğunu, onun da kaçtığını söyledi

Bombaların bulunduğu evin sahibi Savcı Öz'ü suçladı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

"Ergenekon" soruşturmasında el bombaları bulunduğu iddia edilen Ümraniye'deki gecekondunun sahibi olduğu belirtilen sanık Mehmet Demirtaş, "Bu davanın özü, Zekeriya Öz'dür ve davanın özü kaçmıştır. Peki biz ne istiyoruz, sayın heyet? Sadece ve sadece adalet istiyoruz. Silivri'nin en uzun yatan esiriydim. İlk önce gelip en son çıkanıydım. Orada incelenmesi imkansız olan duruşma tutanaklarını incelerseniz hemen hemen bütün sanıkların sadece ve sadece yargılanmak istediklerini göreceksiniz" dedi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ndeki "Ergenekon" davasının temyiz duruşmasında, 13'ncü gün sanık savunmalarıyla devam ediyor. Duruşmaya, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, emekli Albay Mustafa Levent Göktaş ile Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu bazı sanıklar, avukatları ve sanık yakınları katıldı. 

Sanık Demirtaş, Ümraniye'deki söz konusu gecekonduda 2000-2005 yıllarında kiracı olarak oturduğunu, aramanın kendisi yokken 2007 yılında yapıldığını söyledi.

Kendisi taşındıktan sonra gecekonduya Ali Yiğit'in yerleştiğini belirten Demirtaş, "Bunları söylemekten utanıyorum, Ali Yiğit yeğenim, babası Şevki Yiğit eniştem olur. Yıllar öncesine dayanan husumetim vardır" diye konuştu.

Olayın başlangıcının Trabzon İl Jandarma Komutanlığına gelen bir ihbar telefonu olduğunu aktaran Demirtaş, bu ihbarın Trabzon İl Jandarma Komutanlığınca İstanbul İl Jandarma Komutanlığına bildirildiğini, konunun buradan da İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne iletildiğini anlattı.

Demirtaş, Trabzon İl Jandarma Komutanlığına ihbarın 12.57'de yapıldığını, buradan İstanbul'a bildirilme saatinin ise 12.40 olduğunu belirterek, bu çelişkinin dosyalarda mevcut olduğunu, tekrar tekrar heyete sunulduğunu ancak yerel mahkemece dikkate alınmadığını söyledi. Mehmet Demirtaş, "Çünkü orada yaşanan dava, sonu belli bir davaydı. Karar dava açılmadan verilmişti. Ne söylesek boştu" ifadesini kullandı.

Gecekondudaki aramada kendisinin bulunmadığını dile getiren Demirtaş, olayın tek görgü tanığına ancak 6 yıl sonra ulaştığını, onun kendisi lehindeki ifadelerinin de dikkate alınmadığını savundu.

Demirtaş, şöyle konuştu:

"Tutanaklarda ortaya dökülen sahtelikler dikkatten kaçmayacak kadar fazladır. Elde her türlü imkan varken aramayı doğru düzgün yapmamanın bir sebebi var. Bunu siz çözeceksiniz. Bu davanın özü, Zekeriya Öz'dür ve davanın özü kaçmıştır. Peki biz ne istiyoruz, sayın heyet? Sadece ve sadece adalet istiyoruz. Silivri'nin en uzun yatan esiriydim. İlk önce gelip en son çıkanıydım. Orada incelenmesi imkansız olan duruşma tutanaklarını incelerseniz hemen hemen bütün sanıkların sadece ve sadece yargılanmak istediklerini göreceksiniz."

"NE DESEK DUYULMADI"

Silivri'de yaşananlar bilinmeden bu davaya ilişkin ne usulün ne de esasın konuşulabileceğini ifade eden Demirtaş, "Heyetle aramızda sanal bir perde vardı, ne desek duyulmadı. Evrak istiyoruz, geliyor, evrak bizi doğruluyor ama faydasız. Ev benim değil, evde oturmuyorum. Tapu geçerli olmuyor, faturalar geçerli olmuyor. Ne yaparsanız yapın faydasız" dedi.

Heyetten duruşmaların kayıtlarını izlemesini isteyen Demirtaş, "Herkes çocuklarına bırakacakları mirası kameralar önünde kayda geçirmiştir. Burada harcadığım nefese acıyorum. Bu topraklarda sevmenin bedeli, çalmanın ödülü var. Bu dava dolayısıyla harcanan enerjiye hala acıyorum" değerlendirmesinde bulundu. 

Arama yapılan gecekondunun 50 metre ilerisinde muhtarlık olduğunu, oradan alınan ikametgahın, kendisi 2 yıl önce taşındığı için kullanılmadığını anlatan Demirtaş, şunları kaydetti:

"Bu dava benimle başladı. Bu davanın bir olduruluş sırası vardır. Bu dava olmadı, olduruldu. Sokrates'e 'kadınların eli niçin öpülür' diye sormuşlar, 'bir yerden başlamak lazım' demiş. Dava orada başlamıştır ve şaibelidir. Adamlar o gün ipi çekmiş, siz ne yaparsanız yapın. Kızımı orta 2'de bıraktım, döndüğümde üniversitedeydi. Nasıl sakin olayım. Bu davaya hukuk gözüyle nasıl bakarsınız bilmiyorum. Talebim şudur, çocuklarınıza öyle bir miras bırakın ki, geriden gelen hukukçulara öyle bir miras bırakın ki böyle bir çöp sepeti bir daha bu makamlara gelmesin."

Bu savunmanın ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2015, 13:52
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35