banner15

Büyük mağazalar üreticiye baskı yapıyor

Büyük mağazaların üreticiye baskı yapması bakkal ve marketleri bitirme noktasına getiriyor

Büyük mağazalar üreticiye baskı yapıyor


Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni



Toptan gıda içecek ve temizlik ürünleri sektörünün ülke tarihinde hiç olmadığı kadar zor durumda olduğunu kaydeden İTO Komite Başkanı ve Meclis Üyesi Ahmet Özer, bunun sebebinin de sektörün hizmet verdiği perakende noktaları çok zor durumda olmasından kaynaklandığını söyledi. Toptan sektörün hizmet ettiği sektör tamamen yerel bakkal, market, kuruyemişçi, pasta hane gibi hızlı tüketim noktalarından oluştuğunu söyleyen Özer, bu perakende noktalarının bugün hızla ya yok olmakta ya da çok zayıflamaktadır, dedi. Hizmet ettikleri perakende noktalarının zayıflaması veya yok olmasının kendi sektörlerini de yok olmakla yüz yüze bıraktığını vurgulayan Özer, “Sektörümüz küçük ve orta ölçekli perakendeciyi vadeli satışlarla desteklemekte olduğundan yerel perakendenin zayıflayıp batması sonucunda perakendecinin parasını ödeyememesinden dolayı çok büyük bataklar verilmektedir. Büyük mağazalar birçok ürünlerini yurt dışından getirip direk sattıklarından dolayı toptancıya yaşam şansı tanımadıkları gibi yerel marketin yerel üreticicinde yaşama şansını en aza indirmektedirler.”dedi.

SEKTÖRÜN TANIMLANAMAMA SORUNU VAR

Sektörün belirli bir kanun ve kurallarla çerçeve içine alınmamasından kaynaklı belirli bir tanımlamayla tanımlanamama sorunu olduğundan da bahseden Özer, örneğin bir sanayici sınıfına sokamazsınız bir toptancıyı ne kadar büyük olursa olsun KOBİ dahi diyemezsiniz toptancılara, dedi. Devletin ve hükümetlerin tanıyıp bildiği fakat ekonominin lokomotifi olmalarına karşın büyüklüklerinin ve güçlerinin ölçümlenememesinden kaynaklı veya bilemediğim sebeplerden dolayı toptan sektörü her zaman göz ardı edildiğini de söyleyen Özer, hatta sektör görmezden gelinmiş ve hatta hatta olmasalar denildiği zamanlar çok olmuştur, açıklamasını yaptı.

BÜYÜK MAĞAZALARDAN ÜRETİCİYE BASKI VAR

Büyük mağazalardan bazıları ve birçoğu toptancı üzerinden mal almaktan ziyade üreticilerin toptancılara ürün vermemelerine yönelik baskılar yaptığından şikâyet eden Özer, alım güçlerinin çokluğunu tehdit unsuru oluşturduklarını ve bu konuda başarılı da olduklarını söyledi. Özer, üretici firmalar yerel mağazaların çoklu alım güçlerinden kaynaklı yerel mağazalara normal listelerinden satarken toptancıya küçük ve orta ölçekli yerel esnafa daha pahalı fiyatlardan ürün sattıklarından da zarar gördüklerini belirtti. Büyük mağazaların (uluslar arası zincirlerin) her sokak başında mağaza açmasından dolayı yerel küçük esnaf batmakta ve toptancı müşteri sayısı hızla azaldığından da yakınan Özer, sektör sorunlarının çözümünün en başında büyük mağazalar kanunun bir an önce çıkartılıp küçük ve orta ölçekli esnafın tüccarın batması önlenmesini istedi.

YENİ ÇEK KANUNU GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Sektörün ayrıca yeni çek kanununa göre kötü niyetli çek kullanıcılarına karşı da çaresiz durumda olduğunu da ifade eden Özer, açıklamasını şöyle tamamladı: “Gerek toptan gerekse perakendeci yerel esnafa mesleklerinin yok olmaması için gerekli eğitim ve finansal uygun krediler temin edilmelidir. Devletçe desteklenip sektörün yok olmamasının önüne geçirilmelidir. Zira gerek istihdamın gerekse ülke ekonomisinin krize girmesi ve yerel esnaf ve tüccarın uluslar arası para sahiplerinin para güçlerinin çokluğunun dengesizliğinden kaynaklı avantajı kullanarak yerel esnafların tüccarların yok edilmesinin önüne geçilmelidir.”

MARKETLER YASASI ÇIKARILMALI

Sektörün 2010’a sıkıntılı girdiğini söyleyen Komite Başkan Yardımcısı Mehmet Akın Palazoğlu, bu yılın sektör açısından beklenildiği gibi olmamasından yakındı. Palazoğlu, özellikle sektör olarak ödemeler dengesinde sıkıntılar yaşadıklarını ifade ederek bütün bunlara ek olarak marketler yasasının çıkarılamamış olmasının da bir eksiklik olduğunu vurguladı. Palazoğlu, yasanın çıkarılmamış olmasının sektörde ve alt sektörlerde belirsizliklere sebep olduğuna dikkat çekerek sadece çıkması değil içeriğinin de sektörle görüşerek beklentileri karşılaması gerekiyor, dedi.


KÜÇÜK FİRMALAR BİRLEŞMELİ

Meclis Üyesi Murat Kılıç’da gıda sektöründe küçük firmaların birleşerek büyümesini çok faydalı olacağını düşündüklerini ifade ederek şöyle konuştu: “ Küçük firmaların bu kadar dinamik olan gıda sektöründe ayakta durabilmesi için hem gelişen dünya teknolojisinden bilgisi olması lazım hem de ekonomik durumunun buna uygun olması gerekir. Bugünkü Türkiye ekonomisinde bizim küçük esnafımızın tek başına hızla gelişen bu sektörde ayakta durabilmeye ne bilgisi ne de ekonomik durumu yeterli gelir.” Kılıç, özellikle büyük şehirlerde açılan alış veriş merkezlerinin, büyük gross marketlerin çoğu yabancı sermayeli olması ve onlara tanınan imkânların daha fazla olması bizim küçük esnafımızın tek başına rekabetçi olmasını imkânsız hale getirdiğini de sözlerine ekledi.

KURUMSAL BİR KURUMUN CATISI ALTINDA BİRLEŞME OLMALI

Küçük firmalarımız kesinlikle birlikte hareket etmeli ama bunu ortaklık yaparak birbirlerini satın alarak veya özel bir firma çatısı altında birleşmenin asla uygun olmadığını belirten Kılıç, geçmişte buna benzer girişimler denenmiş başarılı olmadığını söyledi. Ülkemizde çoklu ortaklık kültürü daha gelişmediğinin altını çizen Kılıç, bunun için devletimizin resmi sivil toplum örgütlerinin küçük esnafımıza kurumsallık ve profesyonellik hakkında eğitim vermesi gerekeceğini ama bunun da çok uzun zaman alacağını kaydetti. Kılıç, nasıl birleşme olacağın şu şekilde açıkladı:”Devlet kontrollü bir sivil toplum örgütünün başında olduğu kurumsal bir grubun çatısı altında bir hareket ederek bir birleşme olmalı. Böyle bir birleşme küçük esnafımızın büyük AVM’lere ulusal zincirlerin karşısında rekabetçi olmasını ve kendilerinin gelişimini sağlayacaktır. “


SEKTÖR KURUMSALLAŞMAYA ÖNEM VERMELİ

Sektör üye şirketlerinin çoğu aile şirketi olduğundan öncelikle kurumsallaşmaları gerektiğini söyleyen Komite Üyesi Emrullah Öz, sektörde yer alan firmaların değişen ve gelişen teknoloji ye mutlaka ayak uydurmaları ve vizyon yenilemeleri gerektiğini belirtti. Sektör mensuplarının bir sorunu da iyi yönetilemeyen kriz süreçleri krizi fırsata dönüştürmeyi öğrenmesi gerektiğini de tavsiye eden Öz, firmaların büyümesi ya da küçülmesi gereken zamanları iyi seçip doğru zamanda uygulamaları gerektiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:”Artık herkes her yerde rahatlıkla ticaret yapabilir hale gelmiştir. Ülkemize sermayesi güçlü firmalar ortak olarak ya da kendileri gelerek ticaret yapmaya başladılar. Sektörde irili ufaklı birçok firma var ancak bu kadar hızlı gelişen bir piyasada tek başlarına hem yurtiçinde hem yurtdışında büyümeleri ve kalıcı olabilmeleri çok ama çok zor. Bu açıdan bakıldığında dokuları birbirine uyan firmaların birleşerek büyümeleri daha reel bir çözüm olacaktır.”

TOPTANCILARIN GÜCÜ GİDEREK AZALIYOR

Toptancı grubunun şimdilik son yıllarını ifa etmektedirler her gecen yıllara göre sayısı ve gücü azalmaktadırlar, diyen Meclis Üyesi Bülent Kasap, görüşlerini şöyle açıkladı: “Bu grupta bulunanlar kendi sermaye ve alt yapı yatırımı yapabilenler diğer gruplara yükselirler. Bu atılımı yapamayan toptancılar kaybolup giderler. Bu toptancılar atılım yaparken de, ihtisaslaşmaya giderler bu ihtisaslaşma birkaç malın dağıtımını etkili bulundukları bölgelerde ifa etmek suretiyle distiribitörlük sınıfına yükselirler. Distiribitörlük alt yapısı güçlendirilmiş depolama, dağıtım vasıtaları ,bilgisayar ağı ile güçlendirilip , işi gerektiriyorsa soğuk hava depoları , iyi bir yönetim ve pazarlama satış ekibiyle şirketini güçlendiren ve gerek öz sermaye ve gerekse kredibilite olarak güçlü kuruluşlardır. Etkili oldukları bölgenin tek satıcısıdırlar. “
 

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2010, 18:33
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35