Çita'nın müthiş taktiği

Ormanların vahşi avcısını, uygarlıkların kurucusu insana örnek yapacak olan şey, Çita'nın koşma özelliğidir.

Çita'nın müthiş taktiği

Çita'yı bilirsiniz hani vahşi kedilerin uzak atalarından. Yaklaşık iki metre uzunluğundaki benekli yırtıcı... Birçok özelliği ile ünlüdür bu ormanların harika kedisi. Ama en çok da hızlı ve kıvrak koşusu ile tanınır.  

Avının peşine düştüğü andan itibaren giderek hızlanan ve vücudunun bütün eklem ve adalelerini ortaya koyan hareketlerini seyretmek bir zevktir. Bu ölüm koşusu bazen Çita'nın, bazen ise hayatı için koşan kurbanın zaferi ile sonuçlanır.

Peki bir Çita avının peşinden ne kadar koşar? İşte ormanların vahşi avcısını uygarlıkların kurucusu insana örnek yapacak olan da Çita'nın bu özelliğidir. Çita, avının peşinden sürdürdüğü “ölüm koşusunu” her zaman avının cüssesine göre ayarlar.

Yani bir ceylanı ele geçirmek için koştuğu süre ile bir tavşanın peşinden geçirdiği süre asla aynı değildir.  

Çünkü Çita akıllı bir hayvandır ve koşarken harcadığı enerji miktarı, avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı anda Çita koşmaktan vazgeçer. Mağlubiyeti kabul edip başka av aramaya başlar. Bu nedenle ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden çok daha az koşar.

İşte “aptal Çita sendromu”, bunun tersini yapan insanların ruh halini ifade etmek için, yani bir tavşanın peşinden yıllarca koşan, sonra da yakaladığı avı bir öğünde bitiren akılsızlar için kullanılır.

Başarının sırrı Çita'lıktan, yani harcanan emek, ulaşılan sonuç ilişkisindeki dengeyi iyi saptamaktan geçiyor.

Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2014, 21:47
banner53
YORUM EKLE

banner39