banner39

Coşkun Aral'dan ilginç iddia

Gazeteci Coşkun Aral, Pentagon yetkilisinin, "Oradaydık ama sanırım bizim çocuklara gerek kalmadı" dediğini iddia etti

Genel 09.05.2012, 17:28 09.05.2012, 17:28
Coşkun Aral'dan ilginç iddia

Tarihe 'Kanlı 1 Mayıs' olarak geçen 1 Mayıs 1977 kutlamalarında yaşananların tanıkları, basın toplantısında bir araya geldi.

Yıllar sonra görüştüğü bir Pentagon yetkilisine, 1 Mayıs 1977'de yaşanan olayları sorduğunu belirten Gazeteci Coşkun Aral , Pentagon yetkilisinin, "Oradaydık ama sanırım bizim çocuklara gerek kalmadı." dediğini söyledi.

Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısına, eski Disk Başkanı ve CHP Milletvekili Süleyman Çelebi , DİSK Başkanı Erol Ekici , dönemin soruşturma Savcısı Çetin Yetkin, 1977 1 Mayıs kutlamaları Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Karaca, dönemin tanığı Araştırmacı-Yazar Rıdvan Akar, dönemin tanığı Gazeteci Coşkun Aral, dönemin DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Müşir Kaya Canpolat, DİSK Avukatı Ercüment Tahiroğlu, dönemin tanığı Mehmet Atay ve tarihçi Fahri Aral katıldı.

1 Mayıs 1977 kutlamaları Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Karaca, Tertip Komitesi olarak alanda atılacak slogan ve pankartları belirlediklerini ve belirli bir düzenleme getirdiklerini ifade etti. Bazı siyasi grupların DİSK'in bu taleplerine uymayacaklarını ve hatta alana silahla geleceklerini açıkladıklarını belirten Karaca, " 'Biz kendi taleplerimizle ve makinelerimizle katılacağız' dediler. Öyle olunca, bunları Taksim'e almamız mümkün değil diye düşündüm." diye konuştu. Silahlı grubu miting alanına sokmaları halinde olayların çok daha büyüyeceğini ve daha fazla kan döküleceğini aktaran Karaca, "Eğer bir provokasyon varsa -ki var- o provokasyona kendi ellerimizle düşmüş olurduk. 'Solcular Taksim'de birbirini kırdı' denirdi. Bunu bugün başka şekilde söylüyorlar." dedi.

Olaylar yaşandığı sırada kürsünün hemen yanında yabancı sendikacılarla birlikte oturduğunu belirten Karaca, Kemal Türkler'in kitleyi saygı duruşuna davet etmesi alanda bir sessizlik oluşturdu. Tam saygı duruşu biterken sular idaresi tarafından, anıtın arka tarafından, tarla başı tarafından bir silah sesine benzeyen ses duydum. Bütün dikkatler o tarafa çevrildi. Bu silah sesi bir kargaşa yarattı anıtın oralarda. İnter Continental Oteli'ne doğru aktı hareket. Sonra silah sesleri giderek çoğaldı. Ben kürsüde hala ayaktayım. Kürsüdeki arkadaşlarımız ve etrafından 'Sular idaresi üzerinden ateş açılıyor, İnter Continental Oteli'nden ateş açılıyor' dedi. Tam beni aşağı indirirken, İstiklal Caddesi'ndeki panzerler kitle üzerine ses bombası atmaya başladı. Müthiş bir gürültü çıkardı bombalar ve esas panik ondan sonra başladı. O esnada herke bulabildiği boşluğa doğru kaçıyordu." diye konuştu.

"KALABALIĞIN İÇİNDEN ATEŞ AÇILDI"

Olaylı 1 Mayıs'ta foto muhabirliği yapan Coşkun Aral, ilk ateşin kalabalığın içindeki bir kişi tarafından atıldığını söyledi. Meydanla ilgili fotoğraf çekmek için bir arkadaşının omzuna çıktığı sırada, alana girmek isteyen bir grubun zorlaması sırasında elinde tomarla gazete bulunan bir şahsın silahını çekerek havaya ateş açtığını söyledi. Eli silahlı şahsın fotoğrafını çektiğini ve gazetelerde yayınlandığını aktaran Aral, fotoğrafı Basın İlan Kurulu'nun arşivlerinden ulaşılabileceğini dile getirdi. Aral, "İlk ateş oydu. Ben duydum ve yere düştüm. Onu izleyen dakikalarda her yerden silah sesleri geldi. meydana giren grup zaten daha önceki konuşmalarında vermiş oldukları mesajda 'Her ne pahasına olursa olsun gireceğiz' demişlerdi. Ateş edenlerin garip bir şekilde bazı fotoğraflar bende duruyor. Gruba her yerden ateş geldi. Tepeden, artı gelen kalabalığın bulunduğu yerden buna karşılıklar verildiğini görüyorum. Çünkü bir seyyar satıcının arabasının mevzi yapılarak arkasından ateş edildiğine tanık oldum." ifadesini kullandı.

"PENTAGON YETKİLİSİ 'BİZİM ÇOCUKLARA GEREK KALMADI' DEDİ"

Yıllar sonra bir Pentagon yetkilisiyle yaptığı görüşmede 1 Mayıs'ta yaşanan olayları sorduğunu aktaran Aral, "Bizim çocuklar her yerde olur biliyorsunuz. Orada da vardı ama sanırım ilk ateşi açanlar bize gerek duyurmadan bu işi yaptılar." cevabını aldığını söyledi.

Alana girmeleri engellenmesine rağmen 'Her ne olursa olsun alana giriş yapacağız.' diyenlerden bazılarının daha sonra polis olduğunu öğrendiğini ifade eden Aral, bu kişilerin yıllar sonra kendisinden fotoğraf istediklerini ancak Türkiye'deki arkadaşlarına sorduğunda 1977 1 Mayıs'ında alana girmek isteyen bu şahısların polis olduğunu öğrendiğini belirtti. Aral, aynı şahısların bir çok etkinlikte, programda yine aynı gruba öncülük yaptıklarını aktardı.

Dönemin soruşturma Savcısı Çetin Yetkin ise, bu olayın sol gruplar arasında bir çatışma olmadığın, bir tertip olduğunu gösteren kesin deliller bulunduğunu dile getirdi. 1 Mayıs 1977'de yaşanan olaylara ilişkin düzgün bir soruşturmanın hiçbir zaman yapılmadığını belirten Yetkin, Sular İdaresi'nin üzerinden ateş eden grubun olay yerine çatışarak giden resmi polisler tarafından gözaltına alındığını ve teslim edildikleri 1. Şube tarafından serbest bırakıldığını ifade etti. Yetkin, kendisinin soruşturma aşamasında yapılan yanlışları ve kamu görevlilerini ihmal ve kasıtlarının araştırılmasını istediği için görevden alındığını dile getirdi.

"OLAYLARIN SEBEBİ GLADYO"

Yaşananların görgü tanığı Mehmet Atay ise, yaşananların ardında Gladyo yapılanması olduğunu savundu. Atay, "Aslında Türkiye'nin başı 1952 yılında NATO'ya girerek belaya girmiştir. Çünkü her NATO ülkesinin bir Gladyo'su vardır. Eğer o ülke, NATO ve emperyalist sistemin dışında bir sosyal ve toplumsal dönüşüme doğru hareket ediyorsa mutlaka oradaki gladyo hareket eder." şeklinde konuştu.

DİSK Başkanı Erol Ekici ise, tarihçi Halih Berktay'ın geçtiğimiz günlerde verdiği röportajında 1 Mayıs 1977 yılındaki 1 Mayıs kutlamalarında yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Berktay'ın açıklamalarının tarihi tahrif etmeye yönelik olduğunu savunan Ekici, "1 Mayıs 1977 katliamının 35 yıl boyunca açığa çıkartılmasını engelleyen 'güçler', 1 mayıs 2012 kutlamalarında milyonların alanlara çıkmasının ardından yeniden karartma operasyonlarına başladılar. Geçmişte 'kontrgerilla' olarak adlandırılan bu gizli güçlerin günümüzdeki sözcülüğüne soyunanlar, 77 katliamının arkasındaki komplolar ve siyasi tezgahları, solu karalama kampanyaları eşliğinde çarpıtarak yeniden gündeme taşıdılar." dedi.

 

Kaynak: Ajanslar

banner53
Yorumlar (0)
34
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?