banner39

Cumhurbaşkanı Gül: Paralel devlet olmaz!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi'nin tutuklu vekillerle ilgili verdiği kararın 'memnuniyet verici' olduğunu belirtirken, 'paralel devlet' için de 'olmaz' dedi

Genel 03.01.2014, 20:15 04.01.2014, 10:17
Cumhurbaşkanı Gül: Paralel devlet olmaz!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anayasa Mahkemesi'nin tutuklı vekillerle ilgili vediği karara değinen Gül, "Anayasa Mahkemesi'nin son kararlarını memnuniyet verici olarak görüyorum" dedi.

Gül, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Adli Kolluk Yönetmeliği'ne ilişkin yaptığı açıklamaya da değindi. HSYK'nın bir mahkeme olmadığını söyleyen Gül, yapılan açıklamayı da doğru bulmadığını ifade etti. Hatay'da içinde mühimmat bulunduğu iddia edilen TIR ile ilgili de yetkililerden bilgi aldığını kaydeden Gül, "Suriye'deki Türkmenlere yardım götüren bir TIR olduğunu söylediler" diye konuştu.

İşte Cumhurbaşkanı Gül'ün açıklamalarından satır başları:

2013'E GENEL BAKIŞ

2013 dünya için baktığımızda halen büyük ekonomik sıkıntıların yaşandığı bir yıl oldu. Özellikle Avrupa'da... Büyüme neredeyse durmuş vaziyette. Krizden çıkamadılar. AB kendi içinde yeniden yapılanma süreci yaşıyor. ABD'de Obama tekrar seçildi, orada yavaş bir gelişme var ekonomide. Oradaki iyileşme ve FED'in kararları bizi biraz ters etkiliyor. Bölgemizde ise çok büyük sıkıntılar var. Hala bir kaos var. Libya'da kaos var. Tunus'ta daha iyimser bir hava var. Mısır'da darbe yapıldı. Gelişmeler kötü orada. Irak'ta büyük sıkıntılar var. Hala belini doğrultamayan bir ülke. Suriye zaten içler acısı. Kimyasal silah ve balistik füzeler kullanıldı. İran'da yeni bir soluk var. Yeni hükümet dünyayla diyalog arıyor, bu olumlu bir şey.

Türkiye'de ise... Türkiye için canlı bir yıl oldu. Özellikle Gezi olayları ve son olaylar güzellikleri gölgeledi. Avrupa'da büyük krizler varken Türkiye çok başarılı bir ekonomik yıl geçirdi. Yüzde 4'le Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkesi olduk. Avrupa'da yok böyle bir ülke.

Kürt sorununda çok mesafe alındı. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, şehit verdiğimiz bir olay. Bu yıl artık konuşarak sorunları çözebiliriz noktasına gelindi.

Demokratikleşme konusunda önemli adımlar atıldı. Kadınlara yönelik kıyafet gibi ayrımcılıklar aşıldı. Bunu da iktidar ve muhalefet beraber yaptı. Muhalefetin bazısının sesli bazısının sessiz desteği oldu. Kadınlar artık hayatın içinde.

Ama bunları gölgeleyen olaylar İstanbul'da yaşandı. Bir çevre meselesi olarak başlayan olaylar çok farklı noktalara gitti. Umuyorum ki 2014 iyi olur. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu ülkenin itibarını hep beraber korumalıyız. Türkiye'yi bu sıkıntılı ortamdan çıkarıp geleceğe taşımamız gerekir.

GEZİ OLAYLARI VE 17 ARALIK SÜRECİ BİRBİRİNE PARALEL Mİ?

Çözümsüzlük gibi bir şey yok. Türkiye 10 yıl öncesine göre demokratik hukuk standartlarında çok gelişti. Sıkıntılar muhakkak var. Pembe bir tablo çizmiyorum. Ama 10 yıl öncesi ile mukayese edildiğinde iyi noktadayız.

Haziran olaylarıyla 17 Aralık sürecini ben birbirine paralel olarak görmüyorum. Bunlar birbirinden ayrı meseleler.  

BDP'Lİ VEKİLLERİN TAHLİYESİ

Demokratik hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı prensibi vardır ama bunların bir ahenk içinde olması gerekir. Hepsi de kendi saygınlığını korumakla yükümlüdür. Yasama ve yürütme işini iyi yapmazsa seçimlerle değiştirilebilir. Yarı bu anlamda farklıdır. Yargı kendi saygınlığını ve bağımsızlığını korumalıdır. Bu kararların oy birliği ile alınması önemlidir. Bu kararları ben memnuniyetle karşıladım.  

Kesinlikle su götürmez şekilde objektifliğini kaybetmeyecek kurum yargı kurumudur. Çeşitli yanlışlıkların gideceği yer mahkemelerdir. Mahkemelerin verdiği karar da itiraz mercileri vardır. Buralara hiç gölge düşmemesi gerekir. Şeriatın kestiği parmak acımaz derler. Herkesin bunu bilmesi lazım. Bu davalarla ilgili sıkıntılar varsa, serzenişler varsa daha dikkatli olunması gerekir.  

Askerlerin yargılandığı bazı davalarda bazı yanlışlıklar yapıldı. Kurunun yanında yaş da yandı intibahı oluşuyorsa bununla ilgili bazı şeyler konuşulabilir.  

'ORDUYA KUMPAS' İDDİASI

Ben o konuda cumhurbaşkanı olarak bir şey diyemem. Ama böyle bir algı ortaya çıkarsa bunun bütün hukuki çalışmaları yapılabilir. Nitekim bazı çalışmalar da yapılıyor. Geçen Barolar Birliği Başkanı beni ziyaret etti. Böyle bir algı söz konusu olursa bakılabilir.  

'CUMHURBAŞKANI OLAYA EL ATSIN' ÇAĞRILARI

Parlamenter sistemde işlerin nasıl yürüdüğü bellidir. Ben üzerime düşeni tüm gücümle yapıyorum. Benim çalışmalarım aleni, açık. Ben hükümetle, meclis başkanıyla, mahkeme başkanlarıyla bir araya geldiğimde bütün bunları konuşuyoruz. Bütün kurumların ahenkli çalışması için ben gerekli uyarıları ve çalışmaları yapıyorum. Bunun ötesinde yürütme yanlış yapabilir. Yönetmelik mesela... Bunu doğru olduğunu düşünerek yapabilir. Ama Anayasa'ya uygun olup olmadığına Danıştay karar veriyor. Basın mensuplarının emniyete girişiyle ilgili karar da öyle. Danıştay'a gitti ve bozuldu.

HSYK'NIN AÇIKLAMASI

HSYK'nın açıklamasını ben doğru bulmadım. Mahkeme karar verecek ve mahkemenin kararını gölgelememek lazım. Bu tür çekişmeler, bunları çok açık dillendirmeler iyi şeyler değil. Anayasal kurumlar anayasal görevlerini iyi bilmeli. Hukukun üstünlüğü demokrasinin temel prensiplerinden biridir. Soruşturmanın gizliliği esası yokmuş gibi hareket ediliyor.

DEVLETE PARALEL YAPILANMA

Devlette ayrı yapılanmalar olamaz. Çalışanlar kurum içindeki hiyerarşiye dikkat etmek zorundadırlar. Hele yargı içinde böyle bir durum varsa asla tahammül edilemez.

Cumhurbaşkanı olarak devletin organları arasında ahenkli bir çalışma düzeni sağlamak görevlerimden birisidir. Bu son olayla ilgili yapacağım şey, mahkemelerin düzgün bir şekilde çalışması, yargıya müdahale olmaması, hükümetin üzerine düşeni yapmasını sağlamak.

Benden yaptıklarımdan daha fazlasını bekleyenler, farklı bir sistemi tercih edebilirler. Hükümetin karşısına muhalefetten başka bir grup koyarak denge sağlamaya çalışamayız. Devletin çalışma sistemini tanımayarak başka bir çalışma sistemine giren herhangi bir faaliyet olursa hükümetin görevi bunu ortaya çıkarmaktır. Ama bu hukuk dahilinde olur.

Böyle yapılanmalara kesinlikle müsaade edilemez. Burada bir yanlış varsa bununla mücadele hukuk yoluyla olur. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes şartları yerine getirdiğinde istediği kurumda çalışabilir, bunlar farklı düşüncelere sahip olabilir. Ama burada farklı bir motivasyon oluşturamaz. Bunu dışına çıkan olursa, hukuk yoluyla ispatlanır ve kanunlar çerçevesinde gereği yapılır.

YOLSUZLUK İDDİALARI

Yolsuzlukla mücadelede hiçbir tolerans tanınmamalı. Böyle bir iddia olursa, vicdanları tatmin edecek bir süreci işletmek gerekir. Varsa ortaya çıkarılmalı, yoksa olmadığına ikna edilmeli. Yolsuzlukların önlenebilmesi için kuralların çok iyi bir şekilde konulması gerekir.

Ne dindarlık ne vatanseverlik, kurallar açıkça ortada değilse yolsuzluğu önleyemez. Bize yeni kuralların gerektiği düşüncesindeyim. Yolsuzlukla mücadelede önemli adımlar atıldı ama yeterli değil.

Yolsuzlukla ilgili herhangi bir iddia söz konusu olursa, bunların sonuna kadar üstüne gidilmesi, gayet açık bir şekilde ne gerekiyorsa yapılması, aslında birinci önceliktir, herkes için.

Soruşturmalar kanun içerisinde, bağımsız yapılırsa o zaman doğru bir neticeye ulaşır. Soruşturma safhası gizli olmaldır. Ben bunu askerlerle ilgili olaylarda da söyledim. Bunlara herkes dikkat etmeli.

Yolsuzlukların bir şekilde üstü kapanırsa, toplumu çürütür. Bu nedenle üstüne gidilmelidir. Yolsuzluklarla ilgili kanunlarımız yeniden gözden geçirilmelidir. Bazen öyle inisiyatifler oluyor ki bu inisiyatifi yanlış kullananlar çıkabilir. Bir ülkeye güven zedelenirse bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük olur.

MÜHİMMAT YÜKLÜ TIR

Türkiye'nin herhangi bir yerinde bu tip bir şey olsa sır olamaz. Ama Suriye'de neler olduğunu biliyoruz. Türkiye için bir tehdit oluşturuyor. Suriye'nin Türkiye sınırında radikal unsurlar ortaya çıktı. Kontrolsüz radikal güçler arasında kalmış, ezilen Türkmen grubu var. Suriye'deki Türkmenlere yardım yapmak, ezilmelerini önlemek ve insani yardımı yapmak borcumuzdur.

Sadece Türkmenlere değil tabii. Bu TIR meselesinin Suriye'deki Türkmenlere yardım götüren bir TIR olduğunu söylediler, bu çerçevede bakmak lazım. 'Sır' çerçevesine giren faaliyetler olabilir. O TIR'ın ne olduğunu ben de sordum bana da söylenen budur.

GEZİ OLAYLARI

Cumhurbaşkanı olarak Gezi olaylarında hayatını kaybeden gençler için üzüntümü dile getirdim. Kim olursa olsun, Türkiye'de bulunan herkese sahip çıkmak zorundayız. Hiçbir şey bugün meçhul kalamaz. Olaylarla ilgili gerçekler ortaya çıkacaktır.

Tahkikatların düzgün yapılmasıyla ilgili talimatları hep veririm. Gezi olaylarını en başında, çevre olayları olarak, gelişmiş ülkelerin problemlerine benzettim. Türkiye'de 10 sene önce faili meçhul cinayetlerle ilgili protestolar yapılırdı. Türkiye bu problemlerinden kurtuldu ve gelişmiş ülkelerin meselelerine benzer problemler yaşamaya başladığını söyledim ancak söylediklerim başka yerlere çekildi.

Görülen davalarda objektif kurallar işletilmeli. Kimse yabancılaştırılmamalı, böyle problemler varsa mutlaka halledilmeli.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye'de her zaman sancılı oldu. Ancak artık çok şey değişti. Şimdi yapılan anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanı halkın oyuyla seçilecek. Benim bu konuyla ilgili bir şey söylemem için erken."

 

 

banner53
Yorumlar (0)
12
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?