Davutoğlu, İzzet Begoviç'i anlattı

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Bosna Hersek'in ilk büyükelçiliğinin açıldığı günü anlattı

Davutoğlu, İzzet Begoviç'i anlattı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Davutoğlu, Bosna Hersek'in bağımsızlığını kazanmasının 21. yılı nedeniyle Bosna Hersek Bursa Fahri Konsolosluğu'nda düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşmada, her bağımsızlık gününün ve milli günün kendi başına onurlu bir vesile olduğunu söyledi.

Bazı milletlerin milli günlerinin ise sadece onlara ait değil, bütün insanlığa ait olduğunu ifade eden Davutoğlu, ''Çünkü o milletler, bağımsızlık mücadelesi verirken aslında kendi kaderleri kadar insanlığın kaderine de ciddi bir şekilde yön verirler'' dedi.

Davutoğlu, ''Bosnalılar'ın 1992'de, bundan 21 yıl önce bağımsızlıklarını büyük lider rahmetli Aliya İzzet Begoviç önderliğinde ilan ettiklerinde aslında çok büyük bir imtihanla karşı karşıya olduklarını bildiklerini ve bu imtihandan büyük bir onurla, zaferle çıktıklarını'' anlattı.

İnsanlığın ise o imtihandan başarıyla çıkamadığını dile getiren Davutoğlu, ''3 yıl boyunca Bosnalılar hepimizin onuru adına, bütün insanlığın onuru adına zulme, baskıya, katliamlara, her türlü insanlık suçuna karşı direndi ve tarihin onlara büyük bir ünvan olarak verdiği, bir hak olarak verdiği bağımsızlığı elde ettiler'' diye konuştu.

MALEZYA'DAKİ İLK ELÇİLİK

Davutoğlu, Malezya'da, 1993'ün sonlarında ilk Bosna Hersek büyükelçiliğinin açılışını hatırladığını belirterek, rahmetli Aliya İzzet Begoviç'in açılışa geldiğini, oradaki Bosna gönüllüleri, öğrenciler ve marşlar eşliğinde büyük elçiliği açtığını, hep beraber ağladıklarını ifade etti.

"HEP BİRLİKTE AĞLADIK"

Öğrencilerin Saraybosna türküleri söylediği sırada Begoviç'in gözlerinden süzülen yaşları hala hatırladığını vurgulayan Davutoğlu, ''Bütün bir salon ağladı. Aslında ağlayan bizler değildik, aslında ağlayan insanlıktı. Görülebilecek en büyük zulmü görmüş olan bir millet, her gün büyük acılar yaşayan bir millet, onurla başını dik tut'' dedi.

Bosna Hersek bağımsızlık gününün hepimizin bağımsızlık günü olduğunu söyleyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

''Geçen sene Ramazan Bayramı'nı Bosna'da ailemle birlikte geçirdim. Bayram namazını Gazi Hüsrev Bey'de kıldık. Tabii hiç ihmal etmediğimiz bir şekilde rahmetli Aliya İzzet Begoviç'in mezarını ziyaret ettik, Bakir beyle birlikte. Akşam da binlerce insanın bulunduğu bir bayram namazına katıldım. O kutlamada hitap etmemi istediler. İlahiler okunuyordu, bayram türküleri söyleniyordu. Yanımda eski öğrencilerimden birinin tercümanlığı vesilesiyle kardeşlerime hitap ettim. Bir yer geldi, 'eğer insanlığın kurduğu bütün şehirler yıkılsa, geriye hiçbir şehir kalmasa ve sadece Saraybosna kalsa Saraybosna'nın mirası üzerinden insanlık yeniden inşa edilir' dedim. Daha tercümeyi yapmadan bütün o binlerce insan ayağa kalktı, alkışlamaya, tekbir getirmeye başladı.

Öğrencim, 'bu Boşnakların ne zaman Türkçe öğrendiklerini bilmiyorum' dedi. Dedim ki 'eğer ben dilden kulağa hitap etseydim tercümana ve sana ihtiyaç vardı. Gönülden gönüle konuşanlar için tercümeye ihtiyaç yoktur. Biz asırlardır Fatih Sultan Mehmet'ten bu yana onlarla gönülden gönüle konuştuk.''

 

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2013, 22:07
banner53
YORUM EKLE

banner39