banner39

Demirtaş da Almanya'dan 'arabuluculuk' istedi!

KCK'nın ABD müdahalesini talebinin ardından HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş da, Almanya'nın sürecin yeniden canlandırılması konularında aktif bir politika izlemesini ve müdahil olmasını istedi.

Genel 13.04.2016, 09:46 13.04.2016, 11:00
Demirtaş da Almanya'dan 'arabuluculuk' istedi!

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

HDP Eşbaşkanı Demirtaş, Almanya’dan, Türkiye’de demokrasi ve barış sürecinin yeniden canlandırılması konularında daha aktif bir politika izlemesini beklediklerini söyledi.

DW'ye konuşan Demirtaş, Almanya’nın mülteci krizinin çözümü konusunda Türkiye ile yakın işbirliğinin, demokrasi ve insan hakları ihlallerine sessiz kalmayı beraberinde getirmemesi gerektiğini savundu.

Almanya'nın mülteci konusundaki işbirliği gerekçesiyle Türkiye'deki ihlallere sessiz kaldığını savunan Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

"Sırf mülteci sorununu çözmek adına Türkiye'deki insan hakları ihlallerinin üstünün örtülmesi, Alman Hükümeti'nin AB adayı bir ülke olan Türkiye’yi eleştirmekten imtina etmesi kabul edilebilir bir durum değil ve yanlıştır. Gelecekte daha büyük problemlere yol açar. Özellikle Suriye'de ve Türkiye'de barış sürecinin canlandırılması, hayata geçirilmesi konusunda Almanya'nın daha etkili ve aktif bir müdahilliğinin olması gerektiğini belirttik."

KCK yöneticileri de geçtiğimiz günlerde ABD'den çözüm süreci konusunda aracılık etmesini istemişti.

DEMİRTAŞ’IN ALMANYA TEMASLARI

Demirtaş, Almanya temasları çevresinde başkent Berlin’de Yeşiller Partisi Federal Meclis eş başkanları Katrin Göring-Eckardt ve Anton Hofraiter ile Federal Meclis Başkan Yardımcısı Claudia Roth ile bir araya geldi. Görüşmeye Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da katıldı.

Berlin’e yaptığı ziyaretin amacına ilişkin Demirtaş, “Alman yetkililerin sadece Türkiye’de hükümetle görüşmeleri büyük bir eksiklikti. Muhalefetle sivil toplumla da görüş alışverişi yapmaları gerekirdi. Biz bu eksikliği gidermek istiyoruz” dedi.

Türkiye ile Almanya arasında ilişkilerin yoğunlaşmasının iyi bir gelişme olduğunu söyleyen Demirtaş, ilişkinin kurulması, görüşmenin yapılması ve yeniden ilişkilerin canlandırılmasının iki tarafın zararına değil, yararına olduğunu kaydetti.

Bu ilişkinin hangi ilkeler çerçevesinde olacağının Kopenhag kriterlerinde ifade edildiğini savunan Demirtaş, "Bunun dışına çıkan hiçbir ilişki tarzı ilkesel değildir ve doğru da değildir. Bir aday ülke ile herhangi bir AB kurumu veya Avrupa hükümeti ilişki geliştirdiğinde o aday ülkenin insan hakları ve demokrasiye ne kadar riayet ettiği her adımda sorgulamak, denetlemek ve eleştirmek zorundadır, bu onun sorumluluğudur." şeklinde konuştu.

Sığınmacı konusunda Türkiye ile AB arasında varılan mutabakatı da eleştiren Demirtaş, “Hem Türkiye’de hem Suriye’de bir barış projesi içermeyen mülteci anlaşması bizce çok yüzeysel ve çok pragmatisttir. Uygulanması da hayata geçmesi de mümkün görünmüyor.” dedi.

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI

Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bugün bir açıklama yaptığını ve Anayasa değişiklik teklifinin bugün yarın Meclis’e sunulacağını söylediğini belirten Demirtaş, “Çok aleni bir kişisel intikam, kişisel düşmanlıktır. Bu siyasi olarak öç almak için yargıyı kullanmaktır. Mertçe bir tutum değil.” ifadesini kullandı.

Claudia Roth, Türkiye'nin, Suriye’den ve Kuzey Irak’tan kaçan insanları ülkelerine sınır dışı ettiğine ilişkin Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) tarafından hazırlanan bir raporun son günlerde tartışıldığını anımsattı.

Demirtaş bunun üzerine şöyle konuştu:

“Amnesty neye dayanarak raporda bunu belirtmiş bilmiyorum. Ama bir ciddi duyum almadık biz bu konuda. Ne Kürdistan Federal Bölgesi’ne ne de Suriye tarafına Türkiye’den mültecileri gönderdiğine dair bize ulaşan bilgi yok. İstisnai olarak gidenler olmuş da hükümet bunun önünü açmışsa bilemiyorum tabii ki ama bizim duyduğumuz daha çok mesela şu anda Alevilerin yaşadığı bir bölgeye hükümet çok sayıda mülteci yerleştirmeye çalışıyor. Demografik müdahale için mültecileri kullanmaya çalışıyor. Bu tür eleştirilerimiz var ama savaş bölgesine geri gönderildiğine dair mültecilerin bilgi yok elimizde.”

Anton Hofreiter’in kendilerinden neler beklediğine ilişkin bir soru üzerine de Demirtaş, şunları söyledi:

“Türkiye’de Kürt barış sürecinin yeniden canlanması için teşvik edici, iki tarafı da cesaretlendirici bir politikayı açık bir şekilde geliştirmesi gerekiyor Almanya hükümetinin. Suriye’de de barış süreci için daha katılımcı, daha aktif bir politika izlemeli. Örneğin Cenevre’de PYD görüşmeci taraf olarak masaya kabul edilmediğinde bunun Suriye’de barışı sağlamayacağını Almanya’nın görmesi ve buna aslında destek olması lazımdı. PYD’ye destek olabilirdi. Çünkü bu Suriye’deki barışı sağlamak için önemli bir adımdı. Mülteci sorununu çözebilmek için de mutlaka o tür işlerde daha gerçekçi politikalar üretilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Demirtaş Sol Parti Federal Meclis Grup Toplantısında da katıldı.

banner53
Yorumlar (0)
23
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?