banner39

'Düşük büyüme IMF'nin eseri'

Yazar Fevzi Öztürk, düşük büyüme rakamının fren politikasının sonucu olduğunu savunurken İbrahim Kahveci ise bu rakamın IMF programının iflası olduğunu söyledi

Genel 01.04.2013, 13:23 01.04.2013, 13:41
'Düşük büyüme IMF'nin eseri'

Hamit Kardaş - Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

2012 yılı büyüme rakamları açıklandı. Buna göre Türkiye 2012 yılında yüzde 2,2 oranında büyüdü. Büyüme rakamları beklentilerin altında kaldı. IMF, ise yıllık büyüme beklentileri raporunda Türkiye'nin yüzde 2,2 büyüyeceğini açıklamıştı. Bu anlamda IMF'nin tam rakamıyla bildiği tek büyüme rakamı Türkiye'ninki oldu.

Ekonomistler, beklentilerin altında gerçekleşen büyüme rakamını Dünya Bülteni'ne değerlendirdi.

KAHVECİ: IMF'NİN PROGRAMI İFLAS ETTİ

Ekonomist Yazar İbrahim Kahveci, bugün açıklanan büyüme rakamının IMF programının iflas ettiğinin en büyük göstergesi olduğunu söyledi. 2001'den bu yana IMF'nin isteğiyle uygulanan "Güçlü ekonomiye geçiş programı'nın artık çöktüğünü, bundan vazgeçilmesi gerektiğini belirten İbrahim Kahveci, finansal önceliklerin biran evvel bir kenara bırakılması ve üretime öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti.

Dünya Bülteni'ne konuşan Kahveci, mevcut ekonomik sistemin finans sektörünü ayakta tutarken sanayicinin canına okuduğunu savundu. Kahveci, şu ifadeleri kulandı:

"2001 yılından beri IMF'nin dayattığı ekonomik program yürütülüyor. Son zamanlarda elbette bazı değişiklikler oldu, mesela IMF Halk Bankası'nı kapatın dediği halde kapatılmadı, fakat 12 yıldır aynı sistem yürütülüyor. Bu programın artık faydası kalmamıştır. Grip olan birisine sürekli antibiyotik verilmesi durumunda böbrekleri iflas eder. IMF programı da grip olan hastaya sürekli verilen antibiyotik gibidir. 12 yıldır verildiği için Türkiye ekonomisinin canına okumuştur."

2006 - 2008 yılları arasında yüksek faiz, düşük kur politikası sebebiyle sanayicinin zor durumda kaldığını belirten Kahveci, üretilen malın düşük fiyatla satıldığını söyledi. 2009'da ise faizlerin düşürülmesine rağmen enerji başta olmak üzere girdilerin fiyatının enflasyon oranının iki katı arttığını kaydeden Kahveci, sanayici kan ağlarken finans sektörünün sürekli büyüdüğünü ifade etti.

Büyümenin krediye dayalı olduğunu ifade eden Kahveci, "Kredi muslukları açılıyor, büyüme rakamları artıyor ama cari açık artıyor. Bunun üzerine krediler kısılıyor, cari açık düşüyor ama bu sefer de beklenen büyüme gerçekleşmiyor. Krediye dayalı büyüme, ülke için hiçbir şey ifade etmez" dedi. Kahveci, büyümenin tamamen krediye dayalı olduğunu savunarak 2011'deki rekor büyüme ile bugünkü yüzde 2,2'lik büyüme arasında fark olmadığını söyledi.

Kahveci, esas olanın krediye dayalı değil, bağımsız büyüme olduğunu belirterek üretime dayalı bir büyümenin şart olduğunu söyledi. 2012 yılı içerisinde sanayi sektöründe 286 biin kişinin işini kaybettiğini hatırlatan Kahveci, bu rakamın sanayide çalışan her 15 kişiden birine tekabül ettiğini söyledi. Kahveci, "Sanayi sektöründe işçiler çıkarılırken bankacılık sektörü ise sürekli büyüdü, eleman alımı yaptı" dedi.

Kahveci son olarak, finansal büyümenin İtalya, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'taki sonuçlarının görüldüğünü belirterek bir an evvel üretime dayalı büyümeye öncelik verilmesi gerektiğini söyledi.

ÖZTÜRK: FREN POLİTİKASININ SONUCU

Ekonomist yazar Fevzi Öztürk ise, bugün açıklanan büyüme rakamlarının hükümetin frene basma politikasının bir sonucu olduğunu söyledi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)'nin geçen yıla göre değişmemesinin de bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in büyüme rakamlarının beklentilerinin altında gerçekleşmesinin uluslararası piayasalarla ilgili olduğu yönündeki görüşüne katılmadığını belirten Öztürk, "Elbette bunun da etkisi var, fakat iç piyasadaki daraltıcı önlemler çok daha etkili oldu. Frene çok sert basıldı. Artık tüm ekonomistler, büyümenin bu kadar baskı altındanda tutulmaması gerektiği konusunda birleşiyor" dedi. Öztürk, büyümede dış talebin yüzde 4 olumlu etkisine rağmen iç talebin yüzde 1,4 daraktıcı etki sağladığını söyledi.

Öztürk, 2013 için fren politikasından vazgeçileceğini düşündüğünü söyledi.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?