banner39

Ehl-i Beyt Vakfı'nda Muharrem iftarı

Dünya Ehl-i Beyt Vakfı muharrem iftarı düzenledi. İftara İçişleri Bakanı Efkan Ala, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun katıldı.

Genel 26.10.2014, 23:31 26.10.2014, 23:31
Ehl-i Beyt Vakfı'nda Muharrem iftarı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İçişleri Bakanı Efkan Ala birbirinin inancına saygıyı, muhabbeti ve katkıyı sağlayarak barış ve huzur içerisinde nasıl yaşanacağını bütün cihana öğretmiş bir milletin evlatları olduklarını dile getirdi. Ala, şunları söyledi: 

Ala, Dünya Ehlibeyt Vakfı'nca Rixos Otelde gerçekleştirilen Muharrem ayı iftarının ardından yaptığı konuşmada, "Biz bir arada ve farklılığımızı en büyük zenginliğimizi görerek neler yapılabileceğini bir medeniyetin nasıl inşa edileceğini en güzel örnekleriyle göstermişizdir. Onun için eğer aramızda muhabbet eksikliği, bir problem varsa bu bizim geleneğimizden tevarüs etmiş bir problem değildir. Bunun farkında olarak ve bizi bir arada olduğumuz zaman neler yapabileceğimizi daha iyi bilenlerin ayrıştırmaya çalıştığını çok iyi fark ederek yolumuza devam etmeliyiz" dedi.

Allah'ın bütün insanlara istediği inanca, düşünceye inanma hürriyeti de verdiğine işaret eden diyen Ala, şunları kaydetti:

"Bize kimse bir arada yaşama kültürü nedir öğretemez, bize kimse inançlara saygı nedir öğretemez. Ama bir dönem statüko ve müttefiklerinin hepimizi ötelemesini, ötekileştirmesinin gerekçe göstererek birbirimize düşmeyelim. Birbirimize daha çok sahip çıkalım, birbirimizin hakkını statükoya, müttefiklerine ve uluslararası işbirlikçilerine rağmen daha çok koruyalım ve dünyaya gerçekten örnek olabilecek pratikleri yapmış bir milletin evlatları olarak yeniden bütün dünyaya haykıralım. Bir arada nasıl yaşanır, farklıklar nasıl zenginleştirilir, nasıl birbirine katkıda bulunur, nasıl barış içerisinde bir dünya inşa edilir ve nasıl teröre, vahşete, vandalizme 'hayır' denir, barışa, kardeşliğe, hürmete, muhabbete 'evet' denir, bunu birlikte tekrar inşa edelim."

Ala, birbirine saygı, muhabbetin kültürlerinin ürettiği değerler olduğunu dile getirerek bunlarda bir eksilme, yıpranma varsa bunları onarmanın, yeniden yeşertmenin tam vakti olduğunu anlattı. 

Vakfın Başkanı Fermani Altun ise Hz. Hüseyin'in mücadelesini bu çağda da nesillere öğretmek gerektiğini vurguladı. Hasan ile Hüseyin'in nesillerinin Anadolu'yu yurt edinerek İslamı yaydığını hatırlatan Altun, Ortadoğu'daki vahşetin Anadolu'da görülmeme sebebinin burada İslamın ehlibeyit meşalesinin yanması olarak açıkladı.

Altun, "O vahşetleri buraya taşımak isteyenlere karşı daha çok güç birliği, ilim birliği, el birliği yapmamız gerekiyor ve Dünya Ehlibeyt Vakfın önemi daha cok anlaşılıyor" diye konuştu.

Sorunların sistemden kaynaklandığını söyleyen Altun, ortak değerlerin tüm nesillere öğretilmesini önerdi. 

İftara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Recai Kutan, Türk halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk de katıldı.

İlahiler eşliğinde semazenlerin de yer aldığı programda Bedia Akartürk, nefes söyledi.

ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI KILIÇ

İftar sonrası konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ise "Toplumsal tansiyon artsa da halkımızın olaylar karşısında gösterdiği sabır ve olgunluk gelecekle ilgili kaygılarımızı biraz olsun azaltmaktadır. Tahrikler, tehditler ve siyasi rant hesapları farklılıkların bir arada yaşama bilincini ve kararlılığını ortadan kaldıramamıştır"  dedi.

Farklıkların bir arada yaşamasını sağlayan ortak değerlerin acımasızca tahrip edildiğini, birlik ve dirliğin yönetilmez hale getirildiğini belirten Kılıç, ayrışmaya yol açan bu tarih bilincini sorgulamak ve gelecek kuşaklara, nefretin hakim olduğu kültür ve inanç çizgisi yerine sevgi ve kardeşlik temeline oturan bir anlayışın teslim etmenin zorunluluğuna dikkati çekti.

Kılıç, sevgi ve kardeşlik hukukunun emek istediğini, bu yolda terlemedikçe gönül birliğine ulaşılamayacağını ifade etti.

Kin, nefret, öfke ve intikam duygularına bağımlı olanların özgür olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulayan Kılıç, nefret bağımlığından kurtaracak yegane gücün başta sevgi olmak üzere ahlaki değerler olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

"Yunusları, Mevlanaları, Hacı Bektaşları ölümsüz kılan bu üstün gücün desteği olmadan pozitif hukuk kuralarının yaptırım gücü sözü edilen bağımlılıktan kurtarmaya maalesef etmiyor. Hiçbir kutsal inanç düşünce ve ideoloji nefret suçunu haklı göstererek üzerini örtemez. İnsanlık dışı kabul edilen nefret duygularını kullanarak haram rant elde edenler bilmelidir ki kendi çocuklarının da sonunu hazırlamaktadırlar. Gerilim politikalarının kazandırdığını fark edenler, gelecekte birlikte yaşama iradesini yok ettiklerini fark edemeyenlerdir. Nefret dilinin öfkeye dönüştüğü bu toplumsal cinneti hep birlikte söndürmek zorundayız. Din, mezhep, ırk ve siyasi düşüncelerin doğurduğu bu öfke maalesef yakın bir potansiyel tehlike olarak ülkemizi tehdit etmektedir. Bu duygularını kontrol etmeyi başaramayan çok yakınımızdaki komşularımızın içine düştüğü vahim durumu bizi de bu yangının kapsam alanına çekmeye çalışmaktadır."

Türkiye'nin, Ortadoğu'da İslam adına yaşananları kendi hayatına sokmaması gerektiğini belirten Kılıç, şöyle devam etti: 

"Bir damla petrol uğruna insanlığını kaybeden ülkeler kadar çocuk, yaşlı, kadın demeden yaşanan vahşete zemin hazırlayan İslam ülkeleri de bu günahın bedelini yaşayarak ödemektedirler. Bir büyük medeniyetin çocuklarının içine düştüğü durumdan dolayı içimiz kan ağlamaktadır. Binlerce kilometre uzaktan gelip sözde demokrasi özgürlük ve insan hakları vadederek ülkeleri parçalayan insan haklarını yok eden zalimler insanlık onuruna yenik düşeceklerdir. Yaşananlar maalesef gücü ahlaksız bırakan bir uygarlığın doğurduğu sonuçlardır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, yakılan yıkılan ve harap edilen komşu ülkelerin mazlum ve kimsesiz halkına gönlünü ve sınırlarını açarak büyük millet olma iradesini ortaya koyması yürekten alkışlanması hak etmektedir."

Güçlü bir Türkiye için sevgi temelinde kurulan gönül birliğinin sağlanmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Kılıç, "Toplumsal tansiyon artsa da halkımızın olaylar karşısında gösterdiği sabır ve olgunluk gelecekle ilgili kaygılarımızı biraz olsun azaltmaktadır. Tahrikler, tehditler ve siyasi rant hesapları farklılıkların bir arada yaşama bilincini ve kararlılığını ortadan kaldıramamıştır" ifadesini kullandı.

 

 

banner53
Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?