banner15

'Emniyet, Kaşıkçı soruşturmasında milli duruş sergiledi'

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nce yayımlanan 2018 Yılı Faaliyet Raporu'nda, emniyetin cinayet soruşturmasının her aşamasında "milli duruş" sergilediği vurgulanarak, bütün dünyanın, Türkiye'ye komplo kurulamayacağını net bir şekilde anladığı bildirildi.

'Emniyet, Kaşıkçı soruşturmasında milli duruş sergiledi'

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 2018 Yılı Faaliyet Raporu'nda, "Cemal Kaşıkçı Vahşeti" başlığıyla ayrı bir bölüm oluşturulup cinayete iliştin detay ve değerlendirmelere yer verildi.

Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na giriş anı ile sonrasında yaşanan gelişmelere değinilen raporda, cinayet için 3 ayrı uçakla gelen 15 kişilik infaz timinin İstanbul'a varış saatlerinin detayları anlatıldı.

Raporda, söz konusu infaz ekibinin, Kaşıkçı'dan önce, yanlarında otelde kalması gereken bavullarla konsolosluğa giriş yaptığı ifade edilerek, "Bir soru daha beliriyor. Burada yatmayacaklarına göre bu bavullar neyin nesi? Birkaç saat dahi dinlenmeyen ekip üyelerinin erken saatte başkonsoloslukta ne işi var?" soruları yöneltildi.

"Kirli tezgah çözüldü"

MİT'in desteğiyle kirli tezgahı çözen İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün noktayı koyduğu belirtilen raporda, şu ifadeler yer aldı:

"Cemal Kaşıkçı dışarı çıkmıyor, daha doğrusu kendi iradesiyle. Sadece otelde kalması gereken bavullar taşınıyor. Görüntülere bakılırsa girişte kolaylıkla taşınan bavullardan biri, bu kez güçlükle çekiliyor. Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise araç hareketliliğine yönelik... O bavullar ve çöp poşetleri, saat 15.21'de siyah renkli camları karartılmış VIP minibüse yükleniyor. Eşlik eden araç da zırhlı bir otomobil. Araçların son durağı ise 200 metre ilerideki başkonsolosluk konutu oluyor."

"Dublör, iş birlikçi ile dışarı çıkıyor"

Cinayetin ardından Kaşıkçı'nın kıyafetlerini giyen dublörün Cemal Kaşıkçı'nın sakalına benzeyen takma sakal takarak konsolosluktan çıktığı anlatılan raporda, "Yanında beyaz bir poşet taşıyan iş birlikçi var, kapüşonlu. Dikkatli bakıldığında poşette kıyafet olduğu belli oluyor." denildi.

Raporda, infaz ekibinden olan ve Mustafa Muhammed M. Almadani olduğu tespit edilen bu kişinin Sultanahmet Camisi'nde kıyafet değişimi yaparak, elindeki poşeti çöp kutusuna attığı kaydedildi.

"Dünya, Türkiye'ye komplo kurulamayacağını anladı"

Kamuoyunda sıklıkla dile getirilen "İnfaz timini İstanbul'dan götüren özel jetlerden birincisinin neden kontrol edilmediği" konusunun aydınlatılması gerektiği bildirilen raporda, "Cemal Kaşıkçı 13.12'de giriş yapıyor. Hatice Cengiz durumu saat 16.00 civarında bildiriyor. Ardından polis merkezine gidiliyor. 6 kişiyi taşıyan ilk jetin havalanma saati ise 17.40. İkinci jet 7 kişiyle saat 21.00'de ayrılıyor. Geriye kalan iki kişi ise son jetin kalkışından 3 saat sona tarifeli seferle saat 00.18'de İstanbul'dan ayrılıyor. Yani kayıp bildirim saati ile jetin havalanma saati arasında bir saat bulunuyor. Kameranın geriye dönük taranması bile en az 5 saatlik bir süreç. Buna rağmen ikinci jet gözden geçirildi." değerlendirmesi yapıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün cinayet soruşturmasının her aşamasında "milli duruş" sergilediğine vurgu yapılan raporda, "MİT'le müthiş bir koordinasyon sağlandı. 100'den fazla görevli en ufak bir ayrıntıyı dahi sızdırmamak için özel çaba sarf etti. Sürülen her iz, muhatabını zor durumda bıraktı. Ortaya çıkan delilleri gören ülke temsilcileri, ertesi gün farklı açıklamalar yapmak zorunda kaldı. Sonunda bütün dünya Türkiye'ye komplo kurulamayacağını net bir şekilde anladı." ifadelerine yer verildi. 

Kaynak: AA

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35