banner39

Erdoğan: Dünya, Suriye'yi sadece izliyor

Başbakan Erdoğan, partisinin bugünkü grup toplantısında konuşuyor. Erdoğan'ın hedefinde Suriye yönetimi ve Türkiye'deki ana muhalefet partisi var

Genel 06.03.2012, 11:52 06.03.2012, 13:28
Erdoğan: Dünya, Suriye'yi sadece izliyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'ye insani yardım koridorlarının derhal açılması, başta Humus olmak üzere insani yardımların Suriye halkına ulaştırılması için Suriye yönetimi üzerinde baskı oluşturulması gerektiğini belirterek, ''Artık daha fazla vakit yitirmeden, daha fazla can kaybı olmadan Arap Ligi Planı uygulamaya konulmalıdır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Suriye yönetiminin, uzun süredir kendi halkına yönelik uyguladığı şiddetin dozunu artırdığına dikkati çekti. Son günlerde saldırıların, insanlık dışı bir vahşet görünümü almaya başladığını belirten Erdoğan, Suriye'nin çeşitli kentlerine, ordu imkanları, milis güçleri, keskin nişancılarla yapılan özellikle ağır silahlarla birlikte yapılan bu saldırılarda içinde çocuk ve kadınların bulunduğu onlarca masum insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Erdoğan, artık 11 yaş üstü grubun yakalanıp, yatırılıp, boğazlanarak öldürüldüklerinin fotoğraf ve haberlerini aldıklarını bildirdi.

Gazetecilerin katledildiği, uluslararası yardım kuruluşların giremediği Suriye'den sağlıklı, net bilgiler almanın mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, ''Suriye yönetimi, geçmiş dönemlerde de en iyi yaptığı şeyi; kendi halkını katletmeyi, silahları kendi halkına doğrultmayı, bugün bir kez daha acımasızca, vurdumduymaz şekilde tüm dünyanın gözleri önünde sergilemeye devam ediyor. Ne yazık ki başta BM olmak üzere, uluslararası toplum, bütün bu olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor. BM'den çıkarılamayan kararlar, bazı ülkelerin çekinceli tavrıları, Suriye'de Esad yönetimine adeta güç veriyor, katlimaları adeta teşvik ediyor'' diye konuştu.
    
''VICDANLARINA YAPIŞIR''

Erdoğan, 1948'de Deyri Yasin'de, 1982'de Sabra ve Şatilla'da, aynı yıl Hama'da, 1988'de Halepçe'de,1994'de Ruanda'da, 1995'te Srebrenitsa'da, 2009'da Gazze'de yaşanan katliamların, insanlığın vicdanında çok ağır yaralar açtığını belirtti. Erdoğan, bu ve benzeri katliamların insanlığın gözü önünde işlendiğini, uluslararası toplum, uluslararası kuruluşlar, devletlerin kimi zaman elleri kolları bağlı bu vahşice cinayetleri izlediğini, kimi zaman daha ileri gidip, bu vahşete ortak olduklarını dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

''Üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, bu katliamların hiçbiri unutulmadı. Akan kan, bu katliamları gerçekleştiren zalimlere olduğu kadar, bu katliamlara seyirci kalan, tepkisiz kalan, teşvik eden ülkelerin tarihlerine kara leke olarak kazıldı.

Tüm dünyaya sesleniyorum; Suriye'deki katliama sessiz, tepkisiz kalan, göz yuman, müsamaha gösteren ülkelere sesleniyorum; kriz karşısında çözüm üretemeyen, bu tavrıyla çözümsüzlüğü teşvik eden uluslararası kuruluşlara sesleniyorum: Masum bir çocuğun akan bir damla kanı, her türlü stratejinin, her türlü güç ve çıkar hırsının, katbe kat üzerindedir. Masum bir çocuğun bir damla kanı, bir damla gözyaşı, film izler gibi katliamı izleyenlerin ellerine, yüzlerine, en önemlisi onların vicdanlarına yapışır, oradan da hiçbir zaman çıkmaz, çıkmayacaktır.

Buradan Beşşar Esad'a bir kez daha hatırlatıyorum: Babasının yaptıklarının hesabı, bu dünyada sorulmadı, ama er ya da geç, bu yapılanların, bu zulmün, bu katliamın hesabı oğul Esad'tan sorulacak. Bu kez Suriye şehirlerinde akan kan yerde kalmayacaktır. Suriye insani yardım koridorları derhal açılmalıdır. Başta Humus olmak üzere insani yardımların Suriye halkına ulaştırılması için Suriye yönetimi üzerinde mutlaka baskı oluşturulmalıdır. Artık daha fazla vakit yitirmeden, daha fazla can kaybı olmadan Arap Ligi Planı uygulamaya konulmalıdır. Türkiye olarak Suriye'deki vahşeti, insanlığın gündeminde tutmaya devam edeceğiz. Uzun süredir yürüttüğümüz diplomatik girişimleri kararlılıkla sürdüreceğiz. İstanbul'da bu ay düzenleyeceğimiz konferansla, dünyanın dikkatini Suriye üzerinde toplayacağız. Suriye halkını, Suriye muhalefetini, onurlu, kararlı direnişlerinden dolayı bir kez daha selamlıyorum. Bilsinler ki Türk halkı, her zaman yanlarında olacak, acıyı, hüznü paylaşmaya devam edecektir. Suriye halkı asla yalnız değildir, asla yalnız bırakılmayacaktır.''

Yorumlar (0)
26
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?