banner39

'Hayata Dönüş'te yeni skandal

12 yıl önce Bayrampaşa Cezaevi'ne düzenlenen 'Hayata Dönüş' operasyonunda 12 tutuklunun ölmesi, 77 tutuklunun da yaralanmasıyla ilgili davada üst üste tutanak skandalı yaşanıyor

Genel 24.05.2012, 10:11 24.05.2012, 10:11
'Hayata Dönüş'te yeni skandal

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

'Hayata Dönüş' operasyonu davasına jandarmanın gönderdiği tutanaklar çelişiyor. Daha önce isimler farklıydı, şimdi de rütbeler farklı çıktı.

12 yıl önce siyasi tutuklular tabutluk olarak nitelendirdikleri F tipi cezaevlerine geçmemek için ölüm orucu başlattılar. Hükümet 19 Aralık ta operasyon emri verdi. 12 tutuklu öldü, 77 tutuklu yaralandı.

Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre Yeni duruşması yarın yapılacak olan 12 yıl önce Bayrampaşa Cezaevi'ne düzenlenen 'Hayata Dönüş' operasyonunda 12 tutuklunun ölmesi, 77 tutuklunun da yaralanmasıyla ilgili davada üst üste tutanak skandalı yaşanıyor. Operasyon günü kaleme alınan tutanakta imzası olan beş subayın kimliklerine dair jandarmanın geçen yıl mahkemeye gönderdiği yazıda iki ismi bildirilirken, üç ismin saptanamadığı belirtilmişti. Fakat 2005'te tutukluların yargılandığı Eyüp'teki davaya jandarmanın beş farklı ismi bildirdiği anlaşılmıştı. Jandarma bu kez mahkemeye Eyüp'e gönderdiği isimleri bildirdi. Fakat bu kez de rütbeler farklı çıktı.

ALTI YILDA İKİ FARKLI CEVAP

Bayrampaşa Cezaevi'nde 19 Aralık 2000'de operasyon günü yazılan 'Olay Yeri Tutanağı'na göre, koğuşlar tutuklularca alev makinesiyle yakılmış, 'kadın teröristler' kendilerini topluca ateşe vermiş, birbirlerine ateş etmişti. Bu tutanakta beş askerin sicil numarası ve imzaları vardı. Bu tutanak, ilk olarak Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava kapsamında gündeme geldi. İstanbul Jandarma Komutanlığı'ndan mahkemeye yüzbaşılar Zeki Bingöl, Ömer Arık, Hüseyin Pir, Ahmet Koçyiğit ve Ahmet Eş'in isimleri verildi. Aynı tutanak, 39 erin yargılandığı Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi 'ndeki davada da gündeme geldi. Jandarma bu kez 27 Eylül 2011'de yolladığı yazıda, 2005'tekinden farklı olarak, sicil numaralarından ikisinin Başçavuş Macit Sarıkaya ve Kıdemli Başçavuş Suat Aykan'a ait olduğunu belirtti. Diğer üç numaraya ilişkin de "Bu numaralara sahip muvazzaf ya da emekli personel bulunmadığı tespit edilmiştir" denildi. Böylelikle üç sicil numarasının gerçek dışı olduğu ortaya çıktı.

Mahkeme iki tutanak arasındaki çelişkiyi jandarmaya sorup kimlik bilgilerinin gönderilmesini yeniden talep etti. Jandarmanın 6 Nisan'da gönderdiği yanıt, kafaları iyice karıştırdı. Zira bu kez, 27 Eylül 2011'deki isimleri değil, 2005'te Eyüp'e bildirdiği isimleri gönderdi. Ancak çelişki yine bitmedi. Bu kez de isimler aynı, rütbeler farklı çıktı.

Daha önce yüzbaşı oldukları kaydedilen Ömer Arık'ın jandarma kurmay albay, Zeki Bingöl'ün de jandarma binbaşı olduğu yazıldı. Öte yandan, geçen yıl yine jandarma tarafından mahkemeye gönderilen bir evrak, Bayrampaşa Cezaevi'ne yönelik operasyon için 'Tufan' adlı bir planın hazırlandığını ortaya koymuştu.

Mahkeme de planın ekinde yer alan, operasyona kimlerin katıldığını gösteren görev listesindeki üç üsteğmeni sordu. Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı'ndan gelip görevli olan, tabur komutanı olarak görev yaptıkları anlaşılan Jandarma Üsteğmen Bayram Özer, Murat Bektaş ve İdris Tahta'nın Bayrampaşa Cezaevi'ndeki operasyonda hangi görevde oldukları sorusu yöneltildi.

Jandarma Genel Komutanlığı, 9 Mart 2012'de verdiği yanıtta, "Söz konusu personelin bahse konu operasyona katılıp katılmadıklarına ait herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını" yazdı.

Bu arada, görevli subayların isimlerinin 'bilinemediği' ve arşivde 'bulunamadığı' savunulurken, operasyonda yanan tutuklulara ait giysiler Eyüp Adliyesi'nin adli emanetinden çıktı. Bu giysiler de 12 yıldır bulunamıyordu.

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?