banner15

HSYK Birinci Daire Üyesi istifa etti

Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Daire Üyesi Teoman Gökçe istifa etti.

HSYK Birinci Daire Üyesi istifa etti

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Daire Üyesi Teoman Gökçe, Birinci Daire'de görev yapmaya devam etmesinin hukuki, mesleki ve vicdani değer yargılarına zarar vereceği düşüncesiyle, HSYK Birinci Dairesi Üyeliğinden istifa ettiğini bildirdi.

Gökçe, istifasını, yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu. 

HSYK'da yaklaşık 3,5 yıldır Birinci Daire Üyesi olarak görev yaptığını belirten Gökçe, milletin Anayasa referandumunda daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı için yapılan Anayasa değişikliğine onay verdiğini, Kurul'un da yakın tarihe kadar bu bilinçle hareket ettiğini belirtti. 

Ancak, İstanbul merkezli operasyon sonrasında, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, hakimlik-savcılık teminatı, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ile kanun önünde eşitlik ilkelerinin ciddi boyutlarda zarar gördüğünü öne süren Gökçe, 15 Ocak 2014 tarihli HSYK Genel Kurulu toplantısında Adalet Bakanı'nın teklifi üzerine, Birinci Daire'de yapılan üye değişikliğinden sonra başlayan süreçte, dört ayrı kararname çıkarılarak, yargı bağımsızlığını ve hakimlik-savcılık teminatını ortadan kaldıracak şekilde atamalar gerçekleştirildiğini ileri sürdü. 

Bu kararnamelerle, yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında görev alan hakim ve savcılar ile bu soruşturmalarla hiçbir ilgisi olmayan hakim ve savcıların söz konusu soruşturmalar bahane edilerek, başka şehirlere atandıklarını savunan Gökçe, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: 

"Yapılan bu hukuka aykırı uygulamalar ile yargı mensuplarının, korunaksız, güvencesiz ve yarınlarından endişeli bir hale gelmelerine neden olunurken, diğer yandan meslektaşlarımız yapacakları yargısal faaliyetlerinde hukuku değil, hukuk dışı kaygı ve kriterleri gözetmek zorunda kalacakları bir ortama sürüklenmişlerdir. Büyük bir özveriyle çalışan meslektaşlarımız, ortaya çıkan bu vahim tablo karşısında, artık yarın neyle karşılaşacaklarını ve nasıl bir muameleye tabi tutulacaklarını bilememenin tedirginliğini yaşamaktadırlar.

Üzülerek ifade etmeliyim ki; 11 Haziran Çarşamba günü görüşmeleri tamamlanan Türk yargı tarihine 'kıyım kararnamesi' olarak geçecek 2014 yılı yaz kararnamesi ile 16 Ocak'tan sonra çıkarılan kararnamelere benzer fakat onlara göre, daha hukuksuz, daha ilkesiz ve daha tutarsız atamalar gerçekleştirilmiştir."

Gökçe, bu kararname ile 200'den fazla cumhuriyet başsavcısı ve mahkeme başkanı ile cumhuriyet savcısı ve hakimin, haklarında görev yerlerinin değiştirilmesini gerektirecek hiçbir soruşturma ve disiplin cezası bulunmamasına, görev yerlerindeki meslektaşları tarafından büyük bir sevgi, saygı ve takdirle anılmalarına, yine Birinci Daire tarafından oybirliğiyle daha birkaç yıl öncesinde bu unvanlara atanmış olmalarına rağmen, talepleri olmaksızın, bu görevlerinden alınarak, yargı bağımsızlığı, hakimlik-savcılık teminatı ilkeleri ile atama-nakil yönetmeliği, prensip kararları ve Kurul'un yerleşik uygulamaları hiçe sayılarak başka yerlere atandıklarını öne sürdü.

Yönetmeliğe aykırı olarak, mazeret ve disiplin halleri dışında hiçbir şekilde 2 yıldan önce atama yapılması mümkün değilken, bulundukları yerlerde iki yılını doldurmayan 150'ye yakın hakim ve cumhuriyet savcısının da bu kararname ile görev yerlerinin değiştirildiğini savunan Gökçe, şöyle devam etti: 

"Daha üç ay önce bir yerden başka bir yere atanan meslektaşlardan bazıları ise hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, kişisel ve mesleki onurları çiğnenerek, örneği görülmemiş bir şekilde ve Yönetmeliğe açıkça aykırı olarak, sadece üç ay sonra yeniden atamaya tabi tutulmuşlardır. İlgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri, yıllardır uygulanan prensiy kararları, kısaca yazılı normlar tamamen hiçe sayılarak, 'Birinci Daire olarak istediğim kararı, istediğim gibi ve istediğim zaman verebilirim' denilmek suretiyle, hakim ve savcılara adeta gözdağı verilmiş ve yargı camiası keyfi muamelelere maruz bırakılmıştır. 

Belirttiğim bu vicdan yaralayıcı uygulamalar nedeniyle yaptığım açıklamadan ötürü, aslı astarı olmayan dedikodu, hakaret ve iftiralara maruz kalmayı göze alarak ifade etmeliyim ki, tüm tasarruflarında hukukun evrensel ilkeleri olan; kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hakimlik-savcılık teminatı ve masumiyet karinesini öncelikle gözetmesi gereken HSYK Birinci Dairesi, 17 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte maalesef bu ilkelerden uzak ve siyasi mülahazalarla hareket eden bir rotaya oturmuştur. Bünyesinde çalışmaktan büyük bir onur duyduğum Birinci Dairenin, belirttiğim bu mülahazalardan kurtulacağı yönündeki en büyük ümidim 2014 yılı yaz kararnamesi idi. Ancak, kararname görüşmelerinin sonrasında ortaya çıkan tablo mevcut ümidimi de yok etmiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı, Birinci Daire'de görev yapmaya devam etmemin hukuki, mesleki ve vicdani değer yargılarıma zarar vereceği düşüncesiyle, HSYK Birinci Dairesi Üyeliğinden istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla duyururum."

 

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2014, 09:32
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48