İHH'dan sivil anayasa vurgusu

İHH tarafından hazırlanan çözüm süreci ile ilgili raporda sivil yeni bir anayasanın önemine vurgu yapıldı

İHH'dan sivil anayasa vurgusu

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından Çözüm Süreci'ne yönelik tespitler ve atılması gereken adımlara yönelik hazırlanan rapor medya ile paylaşıldı. Açıklanan raporda sivil anayasa vurgusu, suça karışmamış olanlara af sağlanması, Tekke ve Zaviyeler Kanunu'nun kaldırılması gibi konular öne çıktı.

İHH Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla alınan kararlar basın mensupları ile paylaşıldı. Toplantıya Başkan Yıldırım ile birlikte İHH Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gülden Sönmez ve diğer ilgililer katıldı. İHH'nın yaptığı tespit ve değerlendirmeler ile yapılan görüşmelerde ortaya çıkan görüşler bir rapor haline getirildi. Çözüm sürecine ilişkin atılması gereken adımlar ve önerilerin bulunduğu raporda anadilde eğitimden, ilköğretim okullarındaki 'andımız' uygulamasının kaldırılmasına kadar 17 madde yer aldı.

SİVİL ANAYASA HAZIRLANMALI

Rapordaki tespitleri basın mensuplarına okuyan Avukat Sönmez, yaşanan bütün gelişmelere rağmen müzakere sürecinin devam ettirilmesi gerektiğini belirterek, "Masa terk edilmemelidir. Bu bağlamda silahların kullanılmasına fırsat verilmemelidir. Sorun ülkedeki tüm kesimler için travmaya dönüşmüştür. Psikolojik ayrışmayı derinleştiren bu durumun ortadan kaldırılması adına devlet, kısıtlanan, engellenen ve gasp edilen bütün hakları iade etmelidir. Vatandaşlığın tanımının yeniden yapıldığı, yerel yönetimlerin alabildiğine güçlendirildiği geleceğe yönelik iç barışı garanti altına alacak yeni bir sivil anayasa hazırlanmalıdır. Baskı, işkence, hukuk ihlalleri ve faili meçhullerin aydınlatılması konusunda hukuki ve siyasi "helalleşme" süreci başlatılmalıdır." dedi.

ANDIMIZ KALDIRILSIN

Raporda Doğu bölgelerindeki bazı Kürtçe isimlerin geri getirilmesi ve ırkçılık içerikli sloganların kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Sönmez, "Kalıcı bir çözüm olana kadar en azından geçici çözümler ihmal edilmemelidir. Bu çerçevede bazı bölgelerin Kürtçe isimlerinin geri getirilmesi ve ırkçılığı karşılıklı olarak çağrıştıracak sloganların hiçbir şekilde kullanılmaması gibi güven verici adımlar hızla atılmalıdır. İlk adım olarak okullardaki 'andımız' uygulamasına son verilerek başlanmalı ve dağlardaki 'Ne mutlu Türküm' gibi yazılar silinmelidir." tespitini dile getirdi.

Raporda ayrıca şu tespitlere yer verildi: Mahkemelerde ve yerel yönetimlerde kullanılmaya başlanan Kürtçe dili, bölge halkının beklentilerine uygun olarak farklı alanlarda da görünür kılınmalı, Kürtçenin kamusal kullanımı meşrulaştırılmalıdır. Ana dilde eğitim imkanı mevzuat olarak düzenlenmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Şiddete bulaşmamış kişilere koşulsuz af ilan edilmelidir. Her bölge ve ilin koşulları farklı olduğu için çözümlerde de yerel ekonomik, sosyal ve siyasi farklılıklar gözetilmelidir.İslami temelde bütün etnik gruplar arasında kardeşlik ve iş birliği ruhu güçlendirilmeli, gönüllü ve eşit ortaklı birlik ve beraberliğin bölünme ve parçalanmadan daha yararlı ve hayırlı olduğu fikri anlatılmalı; bu bir eğitim politikası olarak öğretilmelidir. Bu yönde medreselerin durumu iyileştirilerek yasal statüleri güvenceye alınmalı Tekke ve Zaviyeler Kanunu kaldırılmalıdır.

Başkan Yıldırım da toplantıda yaptığı açıklamada, insanların hangi ırka mensup olabileceklerine kendilerinin karar veremeyeceğini belirterek gençlere seslendi. Bütün ırkların gençlerinin kendi geleceklerini belirlemek için aktif olması gerektiğini belirterek, "Sizin, bölgede oyun kurmak isteyen Amerikalılardan, İngilizlerden ve İsraillilerden ve başka milletlerin oyun kurucularından daha akıllı olduğunuzu biliyoruz. Kendi geleceğinizi kendiniz kurgulayın." çağrısında bulundu.

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2013, 14:49
banner53
YORUM EKLE

banner39