banner39

banner35

İKT, 'haçlı seferi' tanımlamasından rahatsız

İKT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Libya'daki kritik durum için uluslararası toplumun tek ses ve tek vücut olması gerektiğine vurgu yaptı.

Genel 29.03.2011, 17:59 29.03.2011, 17:59
İKT, 'haçlı seferi' tanımlamasından rahatsız

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Londra'daki Libya Konferansı'nda yaptığı konuşmada Libya'daki kritik durum için uluslararası toplumun tek ses ve tek vücut olması gerektiğine vurgu yaptı.

Libya'nın birliğini, toprak bütünlüğü ve siyasi bağımsızlığını korumak ve halkın güvenliğini ve egemenliğini garanti altına almak için bu konuşmayı bir fırsat bilerek tüm devletlere çağrıda bulunduğunu aktaran İhsanoğlu, Libya krizinin başladığı günden bu yana yoğun bir şekilde diplomatik çaba içinde olduklarını kaydetti.

Libya yönelik askeri operasyonda yer alan tüm ülkelere de "itidalli davranma, sivilleri hedef almaktan kaçınma ve ülke kaynaklarına dokunmama" çağrısında bulunan İhsanoğlu, İKT olarak Libya'nın özgürlüğü amaçlı yapılan askeri operasyonun "haçlı seferi" şeklinde tanımlanmasından oldukça kaygılı olduklarını belirtti.

Bu şekildeki talihsiz açıklamaların Libya'ya barış ve istikrar getirme yolundaki çabalara zarar verdiğini belirten İhsanoğlu, Libya'daki şartların her geçen gün daha kötüye giderek insanlık trajedisi yaşanabileceğine dikkat çekti.

Libya'ya barış, güvenlik ve istikrar getirme girişimlerinde Libya halkının talep ve isteklerinin hesaba katılması gerektiğini önemle vurgulayan İKT Genel Sekreteri, "İKT olarak, siyasi geçişi içeren politik bir çözüm için çağrıda bulunan ilk hükümetler arası organizasyon konumunda bulunuyoruz. Bu bağlamda, ilk olarak bölgedeki kanın akmasının durdurulması ve ikinci olarak da ülke kaynaklarının sömürülmesinin engellenmesi ve halkın bağımsızlığının korunması için çok öneri mektubu aldık. Umarım bu savaş karmaşa en kısa sürede son bulur." şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)
24
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?