İstanbul'da tatlı bir Ramazan telaşı

İstanbul'un 39 ilçesinde en az bir camide Osmanlı'dan kalma bir gelenek olan enderun usulü teravih namazı kılınacak. Camilere ilk mahyalar da asıldı

İstanbul'da tatlı bir Ramazan telaşı

Dünya Bülteni /Haber Merkezi

İstanbul'un 39 ilçesinde en az bir camide Osmanlı'dan kalma bir gelenek olan enderun usulü teravih namazı, 80 camide de hatimle teravih namazı kılınacak. Ramazan etkinlikleri kapsamında, cuma günü açılacak Hırka-i Şerif ise ramazan süresince ziyaret edilebilecek.

Kentte bu yıl kadınlar, ramazan bayramında bazı merkezi camilerde büyük cemaatler halinde namaza iştirak edebilecek.

İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orucun farz bir ibadet olduğunu hatırlatarak, ramazanın duyguların, ibadetlerin yoğun olduğu bir ay olduğunu ifade etti. Yaran, ''Ramazan vesilesiyle diğer yükümlülüklerimizi de hatırlarız. Ramazan ayında sağlıklı her müslümanın orucunu tutmasını tavsiye ederiz. Oruç, imsak vakti diye takvimde gösterilen zamanda başlar, güneş batana kadar devam eder. Orucun yanında diğer ibadetlerimiz, namazımız, şartlarını taşıyanlar için zekat var. Bunları hatırlarız'' dedi. Müslümanın hayatının ibadetten ibaret olmadığını belirten Yaran, ''Dar anlamda ibadeti kast ediyorum. Geniş anlamda düşündüğümüz zaman hayatımızın her anını İslam'a göre yaşamamız gerekir. Allah'ın istediği şekilde yaşamamız lazım. Bu manada eksiklerimiz olabilir. Onları gözden geçiririz. İslam'a uymayan alışkanlıklarımız vardır, bunları bir gözden geçirir, kendimize yeniden bir yol haritası çizeriz. Tabiri caizse kendi kendimizi bir check-up'tan geçiririz'' şeklinde konuştu.

Ramazan denilince insanların ziyaret yerlerine koştuğunu ifade eden Yaran, bu ziyaretlerden ziyade Allah ile bağın kuvvetlendirilmesi gerektiğini, müslümanlıkta ''bir başkasını aracı kılmak'' diye bir şey olmadığını, müslümanın, kendisini, bulunduğu ortamda doğrudan Allah ile bir hissedebildiğini söyledi.

TÜRBE ZİYARETLERİNE DİKKAT!

Rahmi Yaran, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Müslüman istediği anda Allah'ı karşısında hissedip onunla irtibata geçebilir. Bunun için de Oruç Baba'ya veya bir başkasına ihtiyaç yoktur. Ama büyük olduğuna inanılan insanların türbelerini, mezarlarını ziyaret edebilir, fakat türbe veya mezar ziyaretlerinde ölümü, ahireti hatırlamak... Bu hatırlamanın neticesinde hayatımıza bir çeki düzen vermek... Yoksa istekler Allah'a arz edilir, Cenab-ı Hak'tan beklenir. Bazı insanlar bu istekleri talimat gibi düşünüyorlar, hemen ertesi gün yerine gelmesini bekliyorlar. Bizim Allah'a olan duamız bir talimat verme gibi değildir. Allah, hayırlıysa verir veya geciktirerek verir veya en azından biz Allah'a yöneldiğimiz için sevap kazanırız. Dolayısıyla Allah'tan bir şey istemek için herhangi bir yere gitmeye ihtiyaç yoktur. Ama insanlar gidiyorlar. Gittiklerinde de şuna dikkat etsinler; orada yatan muhteremden bir şey istemek yerine doğrudan Allah'tan istesinler. Oraya el sürmek, orada bir kutsallık aramasınlar. Bunlar yanlış şeylerdir. Ya da Kabe'nin etrafında dönermiş gibi orayı dönmek, bunlar uygun olmayan davranışlardır.''

HIRKA-I ŞERİF VE MEZAR ZİYARETLERİNDEKİ YANLIŞ

Hz. Muhammed'in Veysel Karani'ye hediye ettiğine inanılan hırkanın aileden elden ele geçerek İstanbul'a geldiğinin kabul edildiğini, bunun için Fatih'te Hırka-i Şerif Camii yapıldığını ve müslümanların ziyaretine açıldığını hatırlatan Yaran, bu yıl ramazanın ilk günü, saat 10.00'da Hırka-i Şerif'in ziyarete açılacağını ve vatandaşlar tarafından ramazan süresince ziyaret edilebileceğini bildirdi. Yaran, bütün konuşmalarında hurafelere ve batıl inançlara dikkat çektiklerini belirtirken, ''Batıl inanç denilince, insanlar bazen doğru inancı da batıla karıştırıyor. Buna da dikkat etmek lazım. Allah'ın bize Peygamber Efendimiz vasıtasıyla tebliğ edilen dine uymayan, uymadığı halde dindenmiş gibi muamele gören bazı davranışlar var. Bunların yanlış olduğunu söylüyoruz. Türbelerde mum yakmak, el sürmek, oralarda mendil bağlamak, oralardan bir şey istemek, bir nevi oraya dilekçe sunmak vesaire... Bunlar dinimizde olmayan davranışlar. Hurafereler, bidadlar ve batıl inançların daima karşısındayız'' diye konuştu.

ENDERUN USULÜ TERAVİH

İstanbul Müftüsü Yaran, enderun usulü teravihin; teravih namazında namaz kıldıran imam ile müezzin arasında belli uyum üzerine kurulmuş bir usul olduğunu anımsatarak, Osmanlı'dan kalma bu geleneği, ekiplerinin İstanbul'un 39 ilçesindeki camilerden en az birini dolaşarak uygulayacağını bildirdi. Kent genelindeki 80 camide de hatimle teravih namazı kılınacağını duyuran Yaran, ''Vatandaşlarımızın, bunların tamamını aynı camide kılmaları şart değil. Web sitemizde yer alan camilerle ilgili listeyi takip ederlerse bu akşam A camisinde kılmışlarsa yarın da teravihle kılınan bir başka camide kılabilirler. İmamlarımıza, müftülüklerimize bu konuda bir talimat verdik her akşam tüm İstanbul genelinde aynı sayfalar okunacak'' dedi.

LÜKS İFTARLAR

İstanbul Müftüsü Yaran, lüks otellerde iftarı teşvik etmediklerini, ancak ''yapmayın'' de demediğini dile getirerek, şunları kaydetti: ''Öyle insan vardır ki davet ettiği insanları ancak böyle lüks bir yerde ağırlamak ister. Böyle misafirleri vardır. Ama bunun bir gösterişe dönmesi katiyen tasvip edilemez. Önemli olan davetlerde ihtiyaç sahiplerinin, sayısının çokluğudur. Lüks oteller olmasın demiyoruz ama teşvik de etmiyoruz. Lüks otelde 100 kişi ağırlayacağımıza belki öbür tarafta 500 kişi ağırlarız. Dostları yanında arada fakir fukarayı da ağırlarlarsa iyi olur.''

İLK MAHYALAR ASILDI

Eminönü'nde bulunan Yeni Cami'nin minalerine, 38 yıldır İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok camisine mahya asan Kahraman Yıldız, üzerinde ''Ramazan Paylaşmaktır'' yazan mahyayı astı. Yeni Cami'nin minaresinde soruları cevaplayan mahya ustası Yıldız, mahyaların özellikleri hakkında bilgi verdi. Her yıl Eyüp Camisi'nden mahya asmaya başladıklarını, ancak bu yıl Süleymaniye'den başladıklarını belirten Yıldız, Sultanahmet, Üsküdar Valide-i Cedid ve Yeni Cami'ye mahyaları astıklarını, yarın son olarak da Eyüp Sultan Camisi'ne mahyaları asılacaklarını kaydetti.

GÜNDE 20 BİN KİŞİYE İFTAR

Ramazan ayında, İstanbullular iftar sofralarında buluşacak. İstanbul'un farklı meydanlarında ve sokaklarında kurulacak iftar sofralarıyla, bölge halkının birbirleriyle dayanışma ve beraberliklerinin arttırılması, örf ve adetlerin unutulmaması; ihtiyaç sahibi aileler ve gönüllüleri sokak sofralarında buluşturarak unutulmaz Ramazan hatıraları bırakmayı amaçlıyor. İftar programı kapsamında İstanbul'un farklı semtlerinde kurulacak olan iftar sofralarında iftariyelik (hurma, bal, zeytin), et kavurma, pirinç pilavı, ayran ve tatlı ikramı yapılacak. Organizasyonun tüm ihtiyaçları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına bağlı Lojistik Destek Merkezince karşılanacak.

EMİNÖNÜ'NE BÜYÜK BİR İFTAR ÇADIRI KURULDU

Fatih Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan dolayısıyla Eminönü Meydanı'nda dev bir iftar çadırı kurdu. Başkan Mustafa Demir, Ramazan ayında Sultanahmet'teki amfi tiyatroda her akşam etkinlik düzenleyeceklerini belirterek, "Ramazan'ı yaşayacağız ve yaşatacağız" dedi.

 BEYAZIT'TA KİTAP FUARI

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı, bu yıl 3'üncü kez Beyazıt Meydanı'nda ziyaretçileriyle buluşuyor. 31. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı, Türkiye Diyanet Vakfı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. tarafından Beyazıt Meydanı'nda gerçekleştirilecek. 28 yıl boyunca İstanbul Sultanahmet Camii'nin avlusunda yapılan fuar, iki yıl önce Beyazıt Meydanı'nda düzenlenmeye başlanmıştı. Her yıl yoğun bir ilgiyle karşılanan fuara gelen ziyaretçiler, dünyaca ünlü yazarların kitaplarını büyük indirimlerle uygun fiyatlara sahip olma imkanı buluyor. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı'nın uluslararası çapta düzenlenmesine yönelik ilk adım bu yıl atıldı. Fuara ilk defa yurt dışından bazı yayıncılar da davet edildi. Fuarda 150 yayınevinin her okuyucu profiline hitap eden kitaplarını bulmak mümkün olacak.

ÇOCUKLAR UNUTULMADI

Ramazan İstanbul Etkinlikleri çerçevesinde Feshane Bahçesi ve Beyazıt Meydanı'nda çocuklar için çok renkli ve çok eğlenceli programlar hazırlandı. Geleneksel sanatlardan Ortaoyunu, Meddah, Karagöz-Hacivat ve kukla gösterileri ile çocuklara hitap edilecek.

GELENEKSEL SANATLAR VE MESLEKLER FUARI SULTANAHMET'TE

İstanbulluların Ramazan ayında yoğun ilgi gösterdiği tarihi Sultanahmet Meydanı'na yeni bir konsept kazandırıldı. Meydan Ramazan ayı boyunca, İstanbul'la özdeşleşen firmaların ürünlerinin sunumlarını yapacağı ve unutulmaya yüz tutmuş eski mesleklerin tanıtımının yapılacağı fuara da ev sahipliği yapacak. Fuarı ziyarete gelen İstanbullular; birçok markanın tarihi ve ürün üretimi ile ilgili bilgi sahibi olacaklar. Fuarda, cam, ebru, çini, tezhip sanatı, halı dokuma, sedef işi, porselen gibi geçmişi çok eskilere dayanan mesleklere ait stantlar da yer alacak. Ziyaretçiler, söz konusu sanatların inceliklerini maharetli ellerden görme şansına sahip olacaklar.

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2012, 11:24
banner53
YORUM EKLE

banner39