banner39

İşte CHP'nin 1989 Kürt raporu

CHP'nin 1989 yılında Kürt meselesi konusunda kaleme aldığı raporda "anadil yasağı"nın kaldırılması önerilmişti. Anadilde eğitime ise CHP hâlâ karşı çıkıyor

Genel 27.03.2013, 14:32 27.03.2013, 14:37
İşte CHP'nin 1989 Kürt raporu

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1989 yılında Deniz Baykal başkanlığında hazırlanan 'SHP'nin Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri'ne ilişkin rapora atıfta bulundu. Raporun gereklerinin yerine getirilmediğini belirten Kılıçdaroğlu, 'O raporun gerekleri yerine getirilseydi bu gün yaşadığımız sorunları yaşamayacaktık. Rapora göre çözüm demokratikleşme.' dedi.

Çözüm süreci konusunda tartışmalar sürerken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında yaptığı konuşmasında, Deniz Baykal başkanlığında düzenlenen rapora ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, söz konusu raporun önemine işaret etti. Bundan 22 yıl önce hazırlanan raporda, ekonomiden güvenliğe, anadilde eğitimden demokratikleşme ye pek çok başlıkta durum tespitleri ve öneriler dikkat çekiyor. 1984 yılından bu yana ayrılıkçı terör örgütleri silahlı eylemlerini sürdürüldüğü ifade edilen raporda, silahlı çatışmanın ulaştığı boyutun, sorunun önemini büyüklüğünü ve ağırlığını açıkça ortaya koyduğuna işaret ediliyor.

Terör olaylarının devam etmesinin, yöre halkının güvenlik sorunu ile karşı karşıya bıraktığı ifade edilen raporda, 'Temel hak ve özgürlüklerini önemli bir bölümünü sınırlayan, askıya alan bu yönetim şeklinin daha ne kadar devam edeceği, sona erdirilip erdirilmeyeceği sorusu hala cevapsız kalmaktadır.' tespitinde bulunuluyor.

12 Eylül rejiminin bölgede demokrasi ve insan hakları sorunlarına yol açtığının belirtildiği raporda, uzun gözaltı süreleri ve gözaltında işkence olaylarına yer veriliyor.

'ANA DİLE YASAK GETİRİREREK İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLENMİŞTİR'

Raporda, 'Hukuksal Düzenlemeler' başlığı altında Türkiye'de isyanların, ayaklanmaların zaman zaman sürdüğü tek parti döneminde bile uygulanmamış, dünyada faşizm rüzgarlarının estiği 1930'lu yıllarda bile düşünülmemiş anadil yasağının 1980'den sonra 2932 Sayılı Yasa (Ana Dil Yasağı) ile getirildiği belirtilerek; bu uygulamanın 'kestirmeci ilkel politikaların başlıcalarından biri' olduğu kaydediliyor.

Olağanüstü Hal Yasası'nın da eleştirildiği raporda, şu tespitler dile getiriliyor: '1983 yılında yürürlüğe konulan 2935 sayılı Olağanüstü Hal Yasası' ile evrensel hukuk sisteminde kabul edilmesi olanağı bulunmayan birçok yasak, taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalara da aykırı olarak mevzuatımıza getirilmiştir. Bu çerçevede günlük yaşamı güçlendiren düzenlemelerin yapılması, toplumda büyük sıkıntıların ortaya çıkmasına yok açmaktadır.'

Raporun 'Öneriler' kısmında, 'Ne yapılması gerekiyor?' sorusuna cevap aranmış. Raporda, bölgesel kalkınma planları ile bölgede sanayileşmenin sağlanması, istihdamın artırılması gerektiği belirtilmiş.

"Terör örgütünün silahlı mücadelesi ileri sürülerek halka yapılan baskılar haklı gösterilemez" denilen raporda, anadilde eğitim konusuna da 'Anadil Yasağı' başlığı altında yer veriyor.

"Hiç kuşku yok ki Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe eğitim dili olarak kullanılacak, tüm yurttaşlara öğretilmesi için gerekli önlemler alınacaktır." ifadesiyle bölge halkının Türkçe öğrenmesinin önemine vurgu yapılıyor.

'Kürt kimliği' konusu raporda "Kürt kimliğini kabul ederek kendine "Kürt kökenliyim." diyen yurttaşlara "Bu kişiliklerini hayatın her alanında belirtme hakkına sahip olmaları olanağı sağlanacaktır." ifadesiyle yer buluyor.

1989 tarihli raporda anayasa değişikliğinden de söz ediliyor; "Tüm ilgili yasal düzenlemeler demokratik hukuk ilkelerine uygun hale getirilecektir." deniliyor.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?