banner39

Karamehmet: Özkan'ın maliyeti 9 milyon dolardı!

Ergenekon davasında dinlenen işadamı Karamehmet, sanıkları teşhis etti; Levent Ersöz'ün de Tuncay Özkan için kendisini aradığını söyledi

Genel 22.05.2012, 17:46 22.05.2012, 18:05
Karamehmet: Özkan'ın maliyeti 9 milyon dolardı!

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Çukurova Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı olan Mehmet Emin Karamehmet, Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese'nin, ''Dava konusu olaylarla ve sanıklarla ilgili ne biliyorsunuz?'' sorusu üzerine, ''Benim davayla ilgili fazla bilgim yok. Savcının sorularını cevaplamaya hazırım'' dedi.

Karamehmet, tutuklu yargılanan eski Jandarma İstihbarat Daire Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ü tanıyıp tanımadığına ilişkin soruya karşılık, ''İsim olarak tanıyordum. Sonradan öğrendim'' derken, tutuklu sanık emekli Albay Hasan Atilla Uğur'u da ''Kürşat Albay'' olarak tanıdığını anlattı.

Karamehmet, salonda bulunan sanık emekli Albay Uğur'u da teşhis etti. Mahkeme Başkanı Özese'nin, Tuncay Özkan'ın Çukurova Medya Grubu Başkanlığı'ndan ayrılmasıyla ilgili bildiklerini anlatmasını istediği Karamehmet, ''Show TV ve basına bakan arkadaşlar, Tuncay Özkan'ın fiyatının yüksek olduğunu söyleyip, indirmek istemişler. Tuncay Bey de kabul etmemiş. 'Ayrılırım' demiş. Ben o zaman yurt dışındaydım. Döndüğümde ayrılmıştı'' dedi.

Özkan'ın ekip olarak gruba maliyetinin 9 milyon dolar olduğunu da dile getiren Karamehmet, Tuncay Özkan'ın geri alınması konusunda Levent Ersöz ile görüşüp görüşmediğine ilişkin soruya da ''Telefonla görüştüğümü hatırlıyorum. Levent Bey, Tuncay Özkan'ın geri alınmasını istedi. Ricada bulundular. Yeri dolduğu için olamayacağını söyledim'' cevabını verdi.

Karamehmet, eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur'u tanıyıp tanımadığına ilişkin soruya da ''Evet, Jandarma Genel Komutanı'' diye cevap verdi.

''Eruygur sizden Tuncay Özkan'ı işe geri almanızı istedi mi?'' sorusunu ise Karamehmet, ''Hayır'' diye cevapladı.

Duruşmada, savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in soruları üzerine de Karamehmet, ''Tuncay Bey'i gruba getiren ben değilim. Geldikten sonra haberim oldu. Özkan gelene kadar grup başkanlığı yoktu. Açıklanınca haberim oldu'' diye konuştu.

PAMUKBANK İLE GÖRÜŞME

Savcı Pekgüzel, Tuncay Özkan ile Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur arasında yapıldığı iddia edilen görüşmeye ait 16 Aralık 2003 tarihli metni anımsatarak, ''Bunun gibi birçok kişiyle Jandarma İstihbarat Başkanlığı'nda yapılan görüşme çözüm tutanağı var. Özkan, 16 Aralık 2003 tarihli metni kabul etmedi. Sanıklar arasında kendileriyle ilgili bu şekildeki görüşmeleri kabul edenler oldu. Bu metinde zora düştüğünüzde en büyük desteği Silahlı Kuvvetler'den gördüğünüz iddia ediliyor'' dedi.

Karamehmet, bundan haberi olmadığını belirtirken, Özkan'ın avukatı Ahmet Çörtoğlu ve Hasan Atilla Uğur da bu soruya, ''Baskı ve yönlendirme yapılıyor'' diyerek itiraz etti.

Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur ile jandarma sosyal tesislerinde 2002 yılında Pamukbank'la ilgili görüştüğünü belirten Karamehmet, ''Pamukbank'la ilgili sual sordular. Pamukbank BDDK'ya devredilmek üzereydi. 'Neler oluyor, haksızlık, bir şey var mı?' diye sordular. Cevapladım. İkisi de üniformalıydı'' dedi.

Karamehmet, yine bir soru üzerine jandarmayla ilgili bir ihaleye girmediğini anlattı.

Pekgüzel, Eruygur'a ait günlük randevu listesinde 30 Eylül 2003 tarihinde Tuncay Özkan ve Karamehmet'in ziyaret ettiğinin yer aldığını belirterek, bu görüşmeyi sordu. Karamehmet de Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde Eruygur'u tebrik etmeye gittiğini kaydederek, ''Bana adet olduğunu söylediler. Tuncay Özkan'ı hatırlamıyorum. Ankara temsilcisi olabilir'' dedi.

Duruşma, Karamehmet'in soruları cevaplamasıyla devam ediyor.

HABERAL: BENİ BIRAKIN

Bu arada, tutuklu sanık CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, avukatı aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, Recai Birgün'ün duruşmada tanık olarak dinlenilmesine değindi.

Bülent Ecevit'in tedavisini yürüten sağlık ekibinde, uzmanlık alanının dışında kalması nedeniyle kendisinin yer almadığını belirten Haberal, ancak Başkent Üniversitesi'nin rektörü sıfatıyla Başbakan'ın tedavi süreciyle yakından ilgilenip, bir an önce sağlığına kavuşarak görevine başlaması için yoğun gayret sarf ettiğini kaydetti.

Başkent Üniversitesi'nce düzenlenen ve eski Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Şağar ile Rahşan Ecevit'e ilaveten, bir sureti o tarihteki koruma müdürü Recai Birgün'e de tarafınca tutanak ile teslim edilen sağlık heyeti raporlarına değinen Haberal, bu raporlarda, Ecevit'e mutlak yatak istirahati yapması gerektiğine dair herhangi bir öneride bulunulmayıp, tam tersine, travmaya maruz kalmamak koşuluyla 2 saatlik periyotlarla günlük ofis çalışmalarını sürdürebileceğinin açıkça yer aldığını vurguladı.

Haberal açıklamasında, şunları anlattı: ''Kanaatimce, merhum Bülent Ecevit'in tedavi süreci ile ilgili şahsımı ve kurucusu olduğum Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'ndeki değerli hekimleri, kamuoyunda zan altında bırakmaya yönelik bu tür asılsız ithamlara en güzel cevabı, halkımız, 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde, yüz binlerce oy vererek Ecevit'in ilk kez seçildiği Zonguldak'tan beni CHP 24. dönem milletvekili seçerek vermiştir. Mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanları ile de suçsuzluğumun bir kez daha kanıtlanmış olması ve demokratik hukuk devletinin bir gereği olarak, daha önce tahliye edilen milletvekilleri ile ilgili emsal kararlar da göz önünde bulundurularak, milli iradenin tecellisine engel teşkil eden 3 yılı aşkın süredir devam eden haksız tutukluluk halime son verilmesini temenni ederim.''

 

Kaynak: Ajanslar

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?