banner39

Karayılan'dan çarpıcı iddialar

PKK'nın iki numarası Murat Karayılan çarpıcı açıklamalarda bulundu

Genel 21.05.2011, 08:08 21.05.2011, 09:19
Karayılan'dan çarpıcı iddialar

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

PKK'nın iki numarası Murat Karayılan, Ortadoğu'dan ABD politikalarına ve Kastamonu saldırısına kadar birçok konuda ilginç sözler sarfetti.

Akşam yazarı Serdar Akinan, PKK'nın iki numarası Murat Karayılan ile Kandil'de görüştü. Karayılan, Ortadoğu'da değişen dengelerden ABD politikalarına, 15 Haziran eşiğinden Kastamonu saldırısına kadar kritik sorulara cevap verdi.

12 Haziran, her anlamda bir eşik. Bu seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna Karayılan, "Seçim sonuçları üç aşağı beş yukarı belli. Ancak bu seçimler Türkiye'nin iç sorunları açısından önemli bir sürece tekabül ediyor. Özellikle Kürt sorununa yaklaşım konusu Türkiye'nin geleceğini belirleyecek." şeklinde cevap verdi

Karayılan seçim tablosunu da şöyle değerlendirdi: "AKP hükümeti, 12 Eylül anayasasını değiştirmekten dem vuruyor ama 12 Eylül anayasasının en çarpıcı maddelerinden birisi yüzde 10 seçim barajıdır. Bundan hiç bahsedilmiyor. Esas olarak Kürt siyasetinin öz gücüyle seçime girmesi yönünde engel oluşturuldu. Bu barajı atlatmak için bağımsız adaylar biçiminde siyasete girme söz konusu. 'Emek Demokrasi' adı altında ortaya çıkan bağımsız adaylar listesi, ulusal demokratik birlik çerçevesinde, Türkiye halklarını temsil etmeye dönük bir fotoğraf sergiliyor. Seçim sonuçlarının pratiğe dökülmesi ve anayasa sürecine yansıtılması açısından kendi çapında belli bir önem arz edecektir."

ATILACAK ADIMLAR ÖNEMLİ

Bu meclise 'kurucu meclis' atfı yapılıyor. AK Parti'nin bir anayasa çalışması var ve seçim sonrası Türkiye'nin önüne konacak. Öte yandan İmralı'da Öcalan'la görüşülüyor. Orada birtakım talepler var. Dolayısıyla olmazsa olmazlarınız nelerdir sorusuna Karayılan, "Şurası açık; ortada bir engel var ve adil demokratik bir seçim olmayacak. Bu anlamda oluşacak siyasi tablonun, kurucu meclis niteliğinde olacağını düşünmüyoruz. Kurucu meclisin tüm toplumsal kesimleri temsil eden, adil bir oranla oluşması gerekiyor. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kanayan yara durumundaki Kürt sorununu, bu anayasal oluşum süreciyle çözecek miyiz çözmeyecek miyiz? Bu çok önemlidir.
Tunus'la başlayan ve Arap ülkelerine yayılan yeni süreç, Ortadoğu'yu yeniden biçimlendirecektir. Bu halk hareketleri her ne kadar demokrasi, adil paylaşım gibi gerçekçi ve desteklenmesi gereken talepler temelinde gelişiyorsa da biliyoruz ki kapitalist modernitenin merkezi güçleri, sürece müdahale ederek, restorasyonla sonuca ulaşması için çaba sarf ediyorlar. Süreç derinleşecek ve Ortadoğu yeniden şekillenecektir. Kürt halkı ve bölge halkları 90 yıldan bu yana büyük trajediler yaşamıştır. Bu çözülmeye muhtaç bir sorundur." dedi.

AK Parti, AMERİKA İLE ANLAŞTI

"AK Parti, başta ABD olmak üzere Batılı güçlerin Ortadoğu'yu yeniden biçimlendirme siyasetinin bölgedeki argümanı olarak giderek daha çok kendisini kararlaştırmaktadır. Özellikle ılımlı İslam politikası çerçevesinde bölgeyi yeniden şekillendirmek isteyen uluslararası sermaye güçlerinin Türkiye'yi bir girdaba sürüklemek istediği açıktır" diyen Karayılan sözlerine şöyle devam etti: "Mısır sürecinden bu yana Erdoğan ile Obama görüşmeleri, NATO'nun devreye girmesi, Türkiye'nin belli bir kararlaşmaya (mutabakat) gittiğini göstermektedir. Bölgedeki dengeler köklü biçimde değişecek. Belli ki AKP hükümeti bu konuda ABD ile anlaşma düzeyine ulaşmış. Bununla da kendi rejimini korumak istemektedir. Bu siyasi yaklaşımın içeriğinde, Türkiye'yi değil kendini düşünme vardır. Bu açıdan da bölgenin yeniden biçimlendirilmesinde Kürt halkının kurban edilmesi vardır. Öyle görülüyor ki ABD, 'Sen bölge politikasında benimle ol, Kürt sorununu da istediğin gibi yönlendirebilirsin' gibi bir hesap üzerinde belli bir anlaşma söz konusudur. Bu siyasi yaklaşımın, beraberinde halklar arası ciddi bir çatışma getireceği açıktır. Erdoğan'ın 'Kürt sorunu bitmiştir' demesinin altında bu uluslararası süreç vardır. AKP hükümeti şunu bilmeli; Kürt sorunu, Türkiye'nin temel sorunudur ve toplumsal uzlaşma temeline çözülebilir. Türkiye, onun bunun adamı olma temelinde değil, halklarının öz çıkarları doğrultusunda bölgede rol oynayabilir. Ancak zaman az kaldı."

banner53
Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?