banner15

Kılıçadaroğlu, Recep Bey'i de başörtüsünü unuttu

CHP'nin ilk grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında ne "Recep Bey" söylemi ne de başörtüsü vardı!

Kılıçadaroğlu, Recep Bey'i de başörtüsünü unuttu

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, referandumda alınan sonuçları değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun 'Recep bey' dememesi dikkat çekti.

İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları: "Özgürlükleri genişletelim, hakları genişletelim neden kaçıyorsun, oturup tartışalım. Efendim meclisin işi çokmuş. Parlamentonun işi olabilir. Buyrun komisyonu kurmak zor değil ki. Her partiden iki kişi oturur uzlaşırlar. Sayın Başbakan'ın o söyleminden sonra TBMM Başkanı grup başkanvekilleri ile görüşeceğim. Sayın Başkan sen daha referandumdan sonra grup başkanvekilleri ile görüşeceğim demedin mi. AK Parti Grup Başkanvekili konuştu bir televizyona ve evet bizimle görüştü diye. Sayın Şahin siz iktidarın mı Başkanısınız yoksa TBMM'nin mi başkanısınız?

4 Eylül 2010 Başbakan Diyarbakır'a gidiylor EVET oyu istemek için. Gidebilir. Gitti dedi ki Şu eski Diyarbakır Cezaevi'nde büyük işkenceler oldu dedi ben söz orayı yıkacağım ve daha güzel hapishane yapacağım dedi.

Sorum şu 'Dünyanın hangi demokrasisinde başbakan gelir bu hapishaneyi yıkacağım daha iyisini yapacağım der?, CHP Genel Başkanı olarak ben gitseydim ve deseydim bu hapishaneyi yıkacağız ve daha iyisini yapacağız. Ne olurdu? Yer yerinden yıkılırdı, yer gök inlerdi. Bu bölgeye hapishane getirmek için mi geldin demezler miydi derlerdi ve haklı da olurlardı. Brüksel ve Almanya'ya gittik. Referandum sonrası çalıştık, uğraştık. Bizi şöyle lanse ediyorlardı. CHP, statükocu bir partidir, değişimlere karşıdır, değişim olduğunda itiraz eder, gittik söyledik. Biz hangi reforma itiraz ettik. AB ile ilgili hangi uyum yasasına itiraz ettik. Bize örnek verir misiniz örnek yok. Biz eşitlikten yanayız. Etik değerleri olan bir toplumdan yanayız. Siyasetçinin halka hesap vermesinden yanayız. Ama şunu da söyledim. Biz AB'nin Türkiye'ye çifte standart uygulamasına karşıyız. Bunu her yerde söyledik, sizin de karşınızda söylüyorum.

ÇAĞDAŞ HUKUK YERİNE ORTAÇAĞ HUKUKU GELSİN İSTİYORLAR

Sizin ülkenizde veya başka bir ülkede 48 gazetecinin hapiste olduğunu gösterebilir misiniz? Görüşmeye girerken bir espri ile başladım. Referandumun ilk olumlu sonuçları çıktı. Türkiye'de en çok okunan köşe yazarlarından birinin işine son verildi. Medya üzerinde baskılar var ve CHP olarak medya üzerindeki baskıları bir rapor haline getirdik şimdi İngilizce, Almanca ve Fransızca'ya tercüme ediliyor. Bunu AB üyesi tüm ülkelere göndereceğiz. Bir değil bin kez bile olsa gidip anlatacağız.

Bize şunu söylüyorlardı, AK Parti birşey yapmak istiyor CHP engel oluyor deniliyordu. Emin olun oradaki tablo değişti. Şimdi bakın daha farklı birşey anlatacağım. Sayın Başbakan Bulgaristan'a giderken 'Türkiye sürekli olarak oyalanıyor' demiş AB için. Sen oturup anlaşmaları imzalarken neyin altına imza attığını bilmiyor muydun? Sayın Baykal bu kürsüden defalarca bunun altına imza atma, gel beraber gezelim ben vatandaşlara anlatırım dedi. Şimdi verdiğin sözleri tutmanı bekliyorlar.

Başbakan diyor ki her inanç grubunun farklı mahkemesi olsun. Siz o koltukta niye oturuyorsunuz? Madem ki her inanç grubunun ayrı yargılaması olacak. İnşallah gelecekte yine böyle öncü bir rol üstleneceğiz. İşte gizli gündemi bu. Bunlar demokrat falandeğil, hukukun üstünlüğüne inanmıyorlar. Osmanlı'nın niye battığını gidip şu olayın içinde görsünler. Türkiye'nin başına ondan sonra ne iş açtı görsünler. Bir başbakan bunu bir üniversite çatısının altında söylüyor. Bunu eleştiren bir medya gördünüz mü? Beyefendi çağdaş hukuk düzeninin tam tersi orta çağ hukukunu getiriyor tık yok meydanda.

Kimse sizi eleştiremez. İstediğinizi söylersiniz kimse eleştiremez aleyhinizde konuşamaz. Ama söz son kişi kalıncaya kadar her CHP'li bütün bu kirli çamaşırları açığa çıkarmak zorundadır. Bu anlayış Cumhuriyete ihanet anlayışıdır.

Ekonomi iki katmanlı bir şeye dönüştü. Borsaya bakıyorsunuz her şey çok güzel. Altına bakıyorsunuz tablo tam tersi. Yasalar toplumun kurallarını belirler. Toplum derken hükmetin de o kurallara uyması lazım. Bir yasa çıkartmışızı ve orta vadeli bir program çıkması lazım ne zamana kadar Mayıs ayına kadar. Şuan hangi aydayız Ekim çıkmadı. Demekki yasa uygulanmıyor. 2011 Bütçe çağrısı Haziran sonunda bütçe çağrısı gitmesi lazım şuana kadar bütçe çağrısı gitmiş değil. Mali Kural var mı koymadılar getirmediler.

KESK'in Genel Kurulu'nda sordum Borsa çok iyi dediler, borsadan kazanan var mı dedim bir tek el bile kalkmadı.

Sanayici korkudan konuşamıyor, esnaf korkudan konuşamıyor. Korku toplumu oluşturdun Sayın Başbakan, halk değil. Biz bunu heryerde anlatırız, her toplantıdan anlatırız. Hayır oyunu kullanmak zordur, kolay değildir. Yeşil kart şantajı yapılıyor. Hayır oyunu kullananları darbeci olarak görüyor. Sivil Sıkı Yönetim getirdiler bunu kıracağız. Madem ki biz demokrasiden yanayız, madem ülkemiziseviyoruz, yurtseveriz bu karanlık tabloyu muhakkak yıkacağız. Bizim tarihimizde de kökümüzde de teslim olmak yok. Mücadelemizi yapacağız. Hayata bağlar bizi mücadele. Mücadele bize iktidar yolunu açacak"

Güncelleme Tarihi: 05 Ekim 2010, 14:39
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48