banner15

Lale mevsimi başlıyor

Lale festivali için İstanbul'un dört bir yanına tam 20 milyon lale dikildi, Sultanahmet'te ise lale halısı sergileniyor

Lale mevsimi başlıyor

Lale, geçmişten bugüne İstanbul için ayrıcalığını ve sembolik değerini koruyor. Rengarenk laleler; İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Lale Festivali'yle İstanbullularla buluşuyor.

1 Nisan'da başlayan festival kapsamında bu yıl Emirgan'dan Sultanahmet Meydanı'na, Çamlıca'dan Göztepe Parkı'na kadar İstanbul'un çeşitli yerlerine 20 milyon lale dikildi. Lale Festivali ilk kez; 600 bin lale soğanı ile başlamıştı. Şimdi 30 milyona ulaşan lalelerin tamamı yerli olmak üzere, 5 milyonu da İstanbul’da üretiliyor.

Emirgan Korusu'nda açan 190 farklı türde 2 milyon lale de, görenleri kendine hayran bırakıyor. Lale Festivali, her yıl olduğu gibi renk renk laleleri fotoğraf karelerine almak için gelen ailelerin uğrak yeri. İstanbul'u renk cümbüşüne dönüştüren 11’inci Uluslararası Lale Festivali, Nisan ayı boyunca çeşitli etkinliklerle ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatmaya devam edecek.

Adını bir devre; Lale Devri’ne vermiş, doğu kültür ve mitolojilerinde özgün bir yere sahip olan lale, İslam sanatında Allah'ı temsil ediyor. İslam kültürünün önemli sembollerinden biri olan lale, Farsçada; soğanlı ve otsu bir bitki anlamına geliyor.

7’İNCİ YÜZYILDA ANADOLU’DA SÜS BİTKİSİ OLDU

Gerçek vatanının Orta Asya olduğuna inanılan lale, Romalılar ve Bizanslılar döneminde tanınmıyorken; Anadolu’da 7’inci yüzyıldan itibaren süs bitkisi olarak kullanılmaya başlandı. Lâlenin Türkiye'den Avrupa’ya ne zaman götürüldüğü kesin olarak bilinmiyor.

Ancak Avusturya - Macaristan imparatorunun Kanûnî Sultan Süleyman nezdindeki elçisinin, İstanbul'dan Avrupa'ya götürdüğü bitkiler arasında lâle soğanlarının da bulunduğu söyleniyor. İlkbaharın en güzel armağanlarından olan lale asırlar boyunca şekil ve renk özellikleriyle edebiyatta ve süsleme sanatlarına konu oldu.

Şiirde laleyi ilk kullanan, ‘Lâlenin yanakları yalım yalım, nergisin gözünden kaçıp gizlenmede' sözüyle Hz. Mevlânâ'ydı. Laleyi divan şiirinde ilk kez kullanansa; 'Niçin gülgûn sürer yüzüne lâle' mısrasıyla Ahmedî Cemşîd ü Hurşîd oldu.

Lâle motifi, edebiyatın yanısıra kumaş, halı, tahta, deri, sedef ve taş işlerinde bir süsleme unsuru olarak kullanıldı.

16’inci yüzyılın ilk yarısından sonra yarı üslûplaşmış şekliyle lale, Türk bezeme sanatlarında da önemli bir yer tutmaya başladı. Çini sanatındaysa, kırmızı renk ve zarif şekliyle ilk kez Şehzade Mehmed Türbesi çinilerinde yazı aralarına serpiştirildi.

Lâle motifleri XVI. yüzyıl Bursa çatma, İstanbul kemha dokumalarında ve işlemelerinde büyük bir ustalık ve zevkle işlenen desenler arasında yer aldı. Tuğra bezemesinde de bolca yer tutan laleler bugün, Türk İslam kültüründe vazgeçilmez bir değerde.

Kaynak: Kuzey Haber Ajansı

Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2016, 11:49
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48