banner39

Menderes'in idamında sarhoş subay

Adnan Menderes'in idamında görevli subay sarhoş olduğu için idam fermanını okuyamamış

Genel 27.05.2013, 17:49 27.05.2013, 17:49
Menderes'in idamında sarhoş subay

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Eski Başbakan Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamıyla sonuçlanan 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 53 yıl geçti. O günlerin şahitleri bir bir dünyadan göçüyor. Hayatta olanların bazıları çok yaşlı, bazıları da konuşamayacak kadar hasta. Ancak son şahitlerin anlattıkları geçmişten ders almak adına önemli. Birçoğu 'başımıza bir şey gelir' endişesiyle hâlâ konuşmaktan çekiniyor. 74 yaşındaki Ahmet Altın, eşinin "Menderes'in askerleri gelirse görürsün." tehdidine rağmen yaşadıklarını anlattı. Ahmet amcayı yargılamanın yapıldığı salondaki fotoğraflarda nöbetçi asker olarak görmek mümkün. İmralı'da gardiyan olarak görev yapan 78 yaşındaki Ahmet Ekşi de idamlara bizzat şahit olmuş.

Ekşi, Menderes ve arkadaşlarının idamını gören az sayıdaki insandan biri. Gardiyan olarak görev yaparken Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idamlarına birebir şahit olmuş.

Menderes idama götürürken kendisini de adada tayin arabasında görevli olduğunu dile getiren Ekşi, şunları söylüyor: "Önce Menderes'i götürdüler. Elleri arkadan kelepçeliydi. Beyaz gömlek, boynunda idam fermanı vardı. O vakit ambar memuru Mehmet vardı, Osman vardı, Mudanya'nın köyünden, gardiyan elbisesi giydiler, adamı ipe götürdüler. Görevli komutan sarhoş olduğu için idam fermanını okuyamayınca üstünden azar işitti."

Ekşi, Menderes idam edilirken Zorlu ve Polatkan'ın infaz için sırada beklediğini aktarıyor. Menderes'in metaneti hiç kaybetmediğini şu sözlerle naklediliyor: "Menderesin hiç ağladığına şahit olmadım. İpe götürürken mağrurdu. Kolunda altın saat parlamış. Kolundan çıkardılar saati. İnfaza götürdüler, astılar. İpi boynuna geçiren adam marangoz Abdullah. Boğazı kanayınca tartışma çıktı. Daha sonra kanının durması için bir iğne yaptılar. Bir üsteğmen ayağına dokundu ölmüş mü diye kontrol için. Canı çıksın diye bir beş dakika bekliyorlar. Damarı çalışıyormuş, ölmemiş daha. Ölsün diye beklediler. Oradan alıp yıkamak için içeri götürdüler. Banyoda göbek taşına yatırdılar. Yıkamak için de görevliler arasında tartışma yaşandı."

Zorlu ve Polatkan'ın da idam edildikten sonra aynı banyoya getirildiğini ve yıkandığını söylüyor Ahmet amca. Sonra cenazeleri ambarın önüne getirmişler. Sonrada can kurtarana koyup götürmüşler.

Ahmet amcayı en fazla üzen olay adadaki komutanların laubali davranışlarıymış. Çoğunun sürekli sarhoş dolaştığını anlatıyor. Ayrıca kullandıkları araçlara hoyratça davranıyorlarmış. Öyle ki adadaki bir jeepi dikkatsiz kullanıp balatalarını yaktığı için bilmeden dönemin Yargıtay başkanı ile bile tartışmış. İşin aslını öğrenince başına bir şey gelir diye endişe etmiş ama korktuğu olmamış.

banner53
Yorumlar (0)
11
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?