banner39

Nurettin Topçu vefatının 39. yılında anılıyor

Hayatı boyunca aktif, üretken bir düşünce adamı profili sergileyen Nurettin Topçu 10 Temmuz 1975'te vefat etmişti

Genel 10.07.2014, 12:58 10.07.2014, 12:58
Nurettin Topçu vefatının 39. yılında anılıyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Türkiye'nin son yıllardayetiştirdiği en donanımlı mütefekkirlerden Nurettin Topçu, 10 Temmuz 1975'te vefat etmişti.

Topçu, 1909 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Osman Nuri Topçu’dur. Topçu ailesi Topçuzâdeler diye biliniyor. Bu lakap, dedesi Osman Efendi'nin, Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında Türk ordusunda topçuluk yapmış olmasından kaynaklanıyor.

Robert Kolej'den mezun olan Topçu, kendi kendine Avrupa'ya tahsil imtihanlarına girdi 1928'de kazandı. Burslu olarak Fransa'ya gitti. Topçu önce Bordeaux Lisesi'ne nakledildi. İlk yazı denemelerini burada kaleme aldı ve üye olduğu Sosyoloji Cemiyeti'ne gönderdi. İki sene sonra Strazbourg'a geçti. Üniversitede felsefe tahsil etti. Sanat tarihi lisansı yaptı.

Nurettin Topçu Fransa'da Ruhiyat ve bediiyat, Umumî felsefe ve mantık, Muasır sanat tarihi, İçtimaiyat ve ahlâk, İlk zaman sanat ve arkeolojisi dallarından lisans aldı.

Topçu'nun Avrupa'daki hayatı okul, ev, kütüphane çerçevesi içinde geçti. Topçu bu arada Tasavvuf tarihçisi Luis Massignon ile tanışır. Dr.Adnan Adıvar'ın Türkçe dersi verdiği Masignon'a daha sonra bu dersi Topçu verdi. Strazbourg'da doktorasını hazırlayan Topçu, Sorbon'a gitti, doktorasını verdi. Bu üniversitede felsefe doktorası veren ilk Türk öğrencisi oldu. Bu tez 1934 yılında Paris'te kitap halinde yayınlandı. 1990 yılında da tıpkı baskısı Kültür Bakanlığı'nca Ankara'da yapıldı. "Bergson" konusunda doçentlik tezi hazırladı, fakat kadroya geçemeyince bu tez kitap halinde basılarak yayımlandı.

1934'de Türkiye'ye döndü. Bir yıl sonra Galatasaray Lisesi'nde felsefe öğretmeni olarak görev aldı. Aile dostu olan Hüseyin Avni Ulaş'ın kızı Fethiye Hanım'la evlendi. Bu arada İzmir'e tayin edildi.

Nurettin Topçu Hareket Dergisi'ni İzmir'de bulunduğu 1939 yılında yayımlamaya başladı. Hareket'te yayınlanan "Çalgıcılar yine toplandı" isimli yazıdan dolayı açılan soruşturma üzerine Denizli'ye sürgün edildi. Denizli'de bulunduğu yıllarda Said-i Nursi ile tanıştı, o sırada yapılan mahkemelerini takip etti. Daha sonra Haydarpaşa Lisesi'ne tayin edildi. Bir müddet sonra da Vefa Lisesi'ne geçti.

Çocukluk arkadaşı Sırrı Bey vasıtayısla devrin manevi büyüklerinden Hasib Efendi ve Abdülaziz Efendi ile tanışan Topçu, bu kişilerden hayatı boyunca etkilendi. Nakşîbendi şeyhî Abdûlaziz Bekkine Efendi'ye intisab etti. Topçu, Celâl Ökten'den da İslâmî ilimler eğitimi aldı.

1975 Nisanı'nda hastalandı. Hastalığının teşhisinde güçlük çekildi. Pankreas kanserine yakalandığı ameliyatta belli oldu. Topçu, 10 Temmuz 1975'te vefat etti. Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Topkapı'daki Kozlu Kabristanı'na defnedildi.

Topçu, Bergson’un 'sezgicilik', M. Blondel’in 'hareket' felsefesini, Anadolu-İslâm tasavvufu anlayışıyla birleştirip bir ahlâk felsefesi sistemi oluşturdu. Hayatı boyunca aktif, üretken bir düşünce adamı profili sergiledi.

Necip Tosun, bugün Star Gazetesi'nde yayınlanan yazısında Topçu için şu ifadeleri kullanıyor:

Kültürel benlik kaybı, toplumsal ve ahlaki yozlaşma/bozulma etrafında gelişen düşüncelerini, “örnek insan”, “örnek toplum” modelleriyle sistemleştirmeye çalışmıştır. Batı felsefesini çok iyi tanıması, Doğu anlayışını teorik ve pratik anlamda sağlıklı bir yere oturtması sonucunu doğurmuştur. O, medeniyetimizin, birikimimizin, kültürümüzün günümüz dilinde izahına girişmiş, hürriyet, irade, varlık, ruh/beden, aşk, mistisizm, tasavvuf, milliyetçilik gibi temel kavramları yeniden yorumlamıştır. Dini bir “hayat kaynağı” olarak temellendirirken, dinin önündeki en önemli engeli cahil, softa din adamları olarak görmüştür.

Hareket, Nurettin Topçu’nun felsefî temellerini oluşturduğu bir projenin, toplumsal, siyasal, ahlaki görüşlerin ortak adıdır. Bu düşüncelerini ise ağılıklı olarak Hareket dergisi içinde gerçekleştirmiştir. Bu anlamda Necip Fazıl için Büyük Doğu, Sezai Karakoç için Diriliş, Nuri Pakdil İçin Edebiyat ne ise Nurettin Topçu için Hareket o’dur. Türk sanat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuş Hareket dergisi, 1939 Şubatında yayın hayatına başlamış, aralıklarla çıktığı 1982 yılına kadar toplam 187 sayı yayımlanmıştır.

BEREKETLİ BİR 'HAREKET'

Hareket, bu uzun zaman dilimine yayılan yayın sürecinde tam bir “mektep” görevi üstlenir. Tarık Buğra’dan Mehmet Kaplan’a, Ahmet Kabaklı’dan Mehmed Doğan’a kadar pek çok yazarın yer aldığı bir dergi olur. Dergi çevresinde bulunan yazarların kitapları ise Hareket Yayınları’ndan çıkar. Hareket Yayınları toplam altmış yedi kitap çıkarmıştır. Hareket, bu dönem içerisinde oldukça seviyeli, kalıcı bir kültür ve düşünce üretme çabası içinde olmuş, Türk düşünce ve sanat dünyasına çok sayıda nitelikli yazar, sanatçı kazandırmıştır.

Onun belirgin görüşlerinden biri Anadoluculuktur. O, Anadolu’ya, onun bütün birikimlerine, güzelliklerine, yaşattıklarına sonuna kadar bağlı ve sarsılmaz bir muhabbet içindedir.

Topçu’da öne çıkan bir başka temel görüş “ticaret”e ve “siyaset”e olumsuz bakıştır. Ona göre ticaret, “bir elden alıp öbürüne vermek sihirbazlığıdır.” Günümüzde, “ticaret hayatı vicdansız ve mesuliyetsizdir.” Siyaset ise, “fitne ve nifak zehiri”, “çukur”, “çürümüş ahlak gayyâsı”dır. Partiler, “kardeşi kardeşe düşüren” bir araçtır. Bugünün siyaset meydanında boğazlanan birliktir.

Kısacası, Nurettin Topçu siyasi, iktisadi, ahlaki, dinî düşüncelerini derli toplu izah etmiş aydınlarımızdan biridir. Demokrasi, tasavvuf, milliyetçilik, Anadolu sosyalizmi, hürriyet, irade, varlık, aşk, mistisizm konuları etrafında bir düşünce dünyası kurmuştur. Bu yüzden, onu okumaya, anlamaya her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır.

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?