banner39

TMSF'den Bank Asya için 2001 krizi hatırlatması

TMSF Bank Asya ile ilgili yaptığı açıklamada, zamanında müdahale edilmediği için patlak veren 2001 krizini hatırlattı

Genel 04.02.2015, 16:55 04.02.2015, 17:12
TMSF'den Bank Asya için 2001 krizi hatırlatması

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bank Asya'ya el konulmasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada şöyle denildi: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) aldığı karara istinaden, Asya Katılım Bankası A.Ş ile ilgili tedbir alınmak zorunda kalınmıştır. Zamanında gerekli tedbirler alınmadığı için, 2001 krizinde bankaların battığı, vatandaşların mağdur olduğu, bankacılık sektörünün ve Türkiye ekonomisinin büyük zarar gördüğü hatırlanacak olursa, alınan tedbirlerin önemi daha iyi anlaşılacaktır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, hem Türkiye'nin yaşadığı büyük bankacılık krizlerinden ders alınarak, hem de Avrupa Birliği müktesebatına uyum programının gereği olarak, 2005 yılında yürürlüğe girmişti. Asya Katılım Bankası A.Ş ile ilgili alınan tedbirler, söz konusu kanunun 18. maddesinin 5. fıkrasına dayanmakta olup, banka yapısının şeffaf olmasını ve denetlenebilmesini amaçlamaktadır.

"YENİ GÖREVLENDİRMELER GECE YARISI YAPILMIŞTIR"

"Batan bankalara bir yenisinin eklenmemesi için, bankanın hissedarlarını, müşterilerini, bankacılık sektörünü ve Türkiye ekonomisini korumak amacıyla, ilgili kanun maddelerinin emrettiği tedbirler alınmış ve Asya Katılım Bankası A.Ş'nin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü değiştirilmiştir. Asya Katılım Bankası A.Ş hissedarlarının, müşterilerinin ve bankacılık sektörünün hiçbir sıkıntı yaşamaması için, yeni görevlendirmeler gece yarısı yapılmıştır. Her biri alanında uzman, daha tecrübeli isimlerin yönetmeye başladığı Asya Katılım Bankası A.Ş, daha güçlenmiş olarak, bankacılık faaliyetlerine devam etmektedir"

CHP: KARAR SİYASİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "Bank Asya kararı ne hukuki bir karardır, ne de ekonomik bir karardır. Bu tamamen siyasi bir karardır" değerlendirmesinde bulundu.

Alınan kararın altyapısının, en tepelerden gelen talimatla hazırlandığını ve dün gece itibariyle uygulamaya konulduğunu iddia eden Haluk Koç, şöyle devam etti: Sayın Erdoğan, 18 Eylül 2014'de, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda bu bankanın batık bir banka olduğunu dünya aleme ilan ediyor, o tarihte. Şimdi Cumhurbaşkanı alenen manipülasyon yapmıştır bu konuda. Cumhurbaşkanı ile beraber oradan işaret alan malum danışman ve yandaş koro da bu tezvirata daha sonrasında katkıda bulunmuştur. Bu açıklama ve bu tevzirata katılan herkes, alenen suç işlemiştir. Bu kurumlar hakkında manipülasyon yapmak, piyasa dolandırıcılığı olarak nitelendirilir ve 2 yıldan 5 yıla kadar cezası vardır. İlgili madde de Sermaye Piyasası Kanunu Madde 107. Bunu görüyorlar, biliyorlar bir torba yasa ile bu cezadan kurtulmanın altyapısını hazırlıyorlar. Yani minareyi çalan kılıfını da hazırlamış oluyor. Ama açıkça ifade ediyorum; bunun sorumluluğundan hiçbir şekilde kurtulamazlar. Bugün anlaşılıyor ki çıkarılan onca dedikoduya, yapılan onca manipülasyona rağmen, bankanın sermaye yapısı sağlam, hatta sermaye yeterliliği kanunun emrettiği sınırların da üzerindedir.

Bank Asya'nın sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 18,4, buna karşın BDDK'nın bankalarda aradığı rakamın ise yüzde 8 olduğunu değerlendiren Koç, "Bankanın mali yapısı sağlam olunca fabrikasyon bir gerekçe üretilmiş. 'Bankada nitelikli paya sahip ortakların kurucularda aranan şartları sağlayıp sağlamadığına dönük bilgi ve belge sunulmadığı için' TMSF yönetime el koyuyor. Bürokratlar kendilerini korumak için olsa gerek, nitelikli pay sahiplerine ilişkin bilgi ve belgeler kendilerine sunulduğu vakit, Bank Asya’nın tekrar sahiplerine devredileceğinin kapısını da açık bırakmışlar" diye konuştu.

Geçmiş uygulamalardan bunun mümkün olmayacağının görüldüğünü savunan Koç, "Nasıl ki Turkcell gibi bir şirket bir gecede AKP'nin arka bahçesi haline getirildiyse şimdi aynı şey Bank Asya'da olacak" açıklamasını yaptı.

Koç, alınan kararda Cumhurbaşkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcısı Babacan, BDDK Başkanı ve bunların altında imzası olan diğer tüm bürokratların da sorumlu olduğunu ileri sürdü.

banner53
Yorumlar (0)
14
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?