Yürüyüşe izin verilmeyince Aksaray'da toplandılar

Aksaray Meydanı'nda bir araya gelen ve aralarında HDP'li vekillerin de olduğu 'Barış Bloku' mensupları basın açıklaması yaptı

Yürüyüşe izin verilmeyince Aksaray'da toplandılar

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İstanbul Valiliği'nin "Büyük Barış Yürüyüşü"ne izin vermemesi nedeniyle "Barış Bloğu" isimli grup Aksaray Meydanı'nda yoğun güvenlik önlemleri altında alanda toplandı. Kitlesel basın açıklamasına yaklaşık 2 bin kişi katıldı.

Alanda “Barışa sahip çıkacak, size savaş yaptırmayacağız" sloganları atıldı. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, HDP Milletvekili Pervin Buldan ile Garo Paylan, DİSK Başkanı Kani Beko ve çok sayıda sivil toplum örgütü üyeleri de etkinliğe katıldı.

Polis ekiplerinin aramasında geçen katılımcılar, üzerinde 'Barış Bloku' yazan yelekler giymiş görevliler tarafından da arandıktan sonra alana girdi.. Eylem öncesi güvenlik gerekçesiyle Aksaray Metrosu'nun meydana bakan A Kapısı yolcuların giriş çıkışına kapatıldı. İstasyona girişler B kapısından sağlandı. Alanda sivil polisler ve grup üyelerinden bazıları arasında küçük çaplı bir tartışma yaşandı. Suruç'ta hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankartın arkasında yapılan basın açıklamasında “Vahşice katledilen 32 barış güvercininin ardından barışı da vurmak istiyorlar. Kaybettiklerimizin yasını dahi tutamadan tüm ülke bir kez daha savaşın karanlığına sürüklenmek isteniyor. Ama barışın sahibi var" dendi.

"IŞİD'E DEĞİL, HALKA OPERASYON YAPILIYOR"

Açıklamanın ardından HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ yaptığı konuşmada AK Parti'yi eleştirdi. Hükümetin oylarını yükseltmek için bilinçli olarak operasyonlar yaptırdığını öne süren Yüksekdağ, barış çağrısında bulundu. Figen Yüksekdağ yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Suruç'ta bir patlama meydana geldi. 31 SGDF üyesi arkadaşımız IŞİD çeteleri tarafından katledildi. Bu katliamın ardından İstanbul'da bir barış yürüyüşü gerçekleştirmek ve barış çağrımızı duyurmak için yürüyüş kararı aldık. Bu yürüyüş geçici hükümet tarafından yasaklandı. Yürüyüşümüz iptal edildi. Bir basın açıklaması geçekleştirdik. Bu memlekette hala barış için yürümek yasak. Ama savaş çıkarmak serbest. Geçici hükümet tarafından bir hafta boyunca uygulanan gerilim politikaları bunun en tipik göstergesidir. Yürüyüşler yasaklanıyor, ama savaş ilan ediliyor. IŞİD'le mücadele adı altında halka karşı mücadele ilan edildi. Halka karşı bir operasyon yapılmaya başlandı. Savaş başlatıldı. Türkiye'deki geçici hükümet kalan son demokrasi kırıntılarını da heba etmiş durumda. Basın örgütleri tehdit ediliyor. Bu koşullarda partimiz hedef gösteriliyor. Partimiz çetelerin hedefi haline getiriliyor. Geride bıraktığımız bir haftalık süreç içinde siyasi iktidar gerilimi durdurmak yerine HDP'yi hedef tahtası üzerine oturtuyor. Başkanlık hevesiyle hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tek başına hükümet kuramayan AKP ve yönetimi, geldiğimiz bu karanlık sürecin birinci derece sorumlusudur. İktidar kaybetmiş bir siyasi yapı kadar Türkiye için tehlikeli hiç bir şey yoktur. Şu an bütün Türkiye Erdoğan'ın başkan olabilme hırsı ve sevdasına kurban ediliyor. AKP hükümetinin yapılacak bir erken seçimde tek başına iktidar olmasına kurban ediliyor. Bu karanlık gidişata bu kaos planına vicdan sahibi Türkiye toplumu izin vermemelidir."

"KİMSE BİZE ÇÖZÜM SÜRECİ DEVAM EDİYOR SÖYLEMESİN"

Bir basın mensubunun "Çözüm süreci bitti mi?" sorusuna Yüksekdağ şöyle cevap verdi:

"Bu son dönem askeri operasyonlar erken seçim yaptırma ve Cumhurbaşkanı'nı Başkan yaptırma operasyonları. Çözüm sürecinin de bu siyasi iktidar tarafından bitirildiğinin bir göstergesidir. Bundan başka bir sonuç çıkaramayız. Kimse bize çözüm süreci devam ediyor diyaloğunu söylemesin. Çok net bir soru soruyoruz çözüm sürecinin muhatabı olarak gördüğümüz kesime neden böyle bir cephe savaşı açıyorsunuz. Demek ki masayı devirmek çözümü bir çıkmaza sokmak konusunda bir karara varmış siyasi iktidar. Bu karar meşru bir karar değildir. Bu kararı halka sormadılar. Kendi iktidar hesapları üzerinden bu kararı aldılar. Çözümün muhatabı halktır. Kürt siyasi merkezleridir. Ama siz kendiniz dışında herkese savaş açmış durumdasınız. Türkiye'ye bir ara rejim yaşatılıyor. Meşru ve demokratik değildir. "

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

Yapılacak basın açıklaması öncesi polis ekipleri TOMA'larla Aksaray'da yoğun güvenlik önlemleri aldı. Ekipler meydana giren tüm eylemcileri aradı. Bunun yanında eylemci grup üyeleri de meydana girenleri aradı. Basın mensupları da görevliler tarafından arandı. Açıklamanın ardından yürüyüş yapmak isteyen 200 kişilik bir grubun önü ise polis tarafından kesildi. Yaşanan kısa süreli gerginliğin ardından grup, etkinliği düzenleyen görevliler ve polis tarafından ikna edildi. Gruptakiler farklı bir yöne yürüyerek dağıldı.

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2015, 07:39
banner53
YORUM EKLE

banner39