17 Ağustos Marmara Depremi'nin 19. yılı

17 Ağustos Marmara Depremi'nin 19. yılında depremde Sakarya'da hayatını kaybedenler, Adapazarı Belediyesi önündeki meydanda Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dualarla anıldı

17 Ağustos Marmara Depremi'nin 19. yılı

Sakarya'da, 17 Ağustos 1999 tarihindeki Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için 19 yıl önce felaketin yaşandığı saat olan 03.02'de anma etkinliği yapıldı. 
Sakarya İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneğince (SİMDER) Adapazarı Belediyesi önündeki meydanda düzenlenen tören, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. 
Din görevlileri tarafından deprem kasidesi, Yasin-i Şerif ve Kur'an-ı Kerim hatim dualarının okunduğu programda, deprem fotoğraflarından oluşan sinevizyon gösterisini izleyen vatandaşlar zaman zaman duygu dolu anlar yaşadı. 
Saatler 03.02'yi gösterdiğinde 3 bin 891 "deprem şehidi" için dua edilen etkinlikte, vatandaşlara Adapazarı Belediyesince ikramda bulunuldu.
Öte yandan, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi ekiplerince alanda konuşlandırılan stantta vatandaşlara depremle ilgili çalışmalarda kullanılan ekipmanlar tanıtıldı. AFAD İl Müdürü Hüseyin Kaşkaş, deprem bilinci hakkında katılımcılara bilgi verdi.

SİMDER Başkanı Hasan Nafi Özdin, gazetecilere yaptığı açıklamada, Sakarya'nın deprem bölgesi olduğunu ve 17 Ağustos 1999'da büyük hasar gördüğünü söyledi.

Halkı bilinçlendirmek ve bilgileri tazelemek için yılda bir kez bu programı organize ettiklerini belirten Özdin, "Deprem bu şehrin bir gerçeği. Depremden bu zamana 19 sene geçti. Olmuş olan depremden uzaklaşarak olacak olan depreme yaklaşıyoruz. Deprem her an olacakmış gibi hazırlıklarımızı yapmalıyız." dedi.

Katılımcılar arasında yer alan Suat Beyanal da depremin iki türlü acısını yaşadığını dile getirdi.

Deprem sırasında, güreş müsabakalarında hakemlik yapmak üzere Avustralya'da bulunduğunu aktaran Beyanal, "Türkiye'de çok büyük bir deprem olduğunu öğrendik. Büyük bir telaşla evimizi aramaya uğraşıyorduk. Daha sonra Sakarya'da çok büyük yıkım olduğunu duyduk. O anda 'Bizim ev de yıkıldıysa eşim ölmüştür' diye aklıma geldi. 18 saatte gittiğimiz mesafeyi tam 5 günde geri gelebildim. O anlarda hiçbir şey düşünemedim. Eşimi de iki gün sonra enkazdan çıkarıp gömmüşler. Birinci acım eşimi kaybetmek, ikinci acım da vefat eden eşimi görememek oldu." diye konuştu.

YORUM EKLE

banner33

banner37