banner39

5.5 milyondan fazla kişiyi öldürdükten sonra intihar eden diktatör: Hitler

20. yüzyılın en güçlü ve kötü şöhretli diktatörlerinden biri olan ve en az 5.5 milyon insanın ölümüne yol açan Hitler, tam 76 yıl önce bugün kendi canına kıydı.

Güncel 30.04.2021, 15:52
5.5 milyondan fazla kişiyi öldürdükten sonra intihar eden diktatör: Hitler

20 Nisan 1889'da Avusturya'da dünyaya gelen Adolf Hitler, 30 Nisan 1945'te yani doğum gününden 10 gün sonra Berlin'de intihar ederek hayatına son verdi. Yirminci yüzyılın en güçlü ve kötü şöhretli diktatörlerinden biri olarak kabul edilen Hitler, 1933’te Almanya Şansölyesi oldu, 1934’te Führer olarak devlet başkanlığına yükseldi.

Hitler, 1 Eylül 1939’da Polonya Seferi ile Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nı başlattı, savaş boyunca askerî operasyonlarla yakından ilgilendi ve Holokost’un sürdürülmesinin merkezinde yer aldı.

1919’da Alman İşçi Partisine üye olmasıyla başlayan politik yaşamı, bu partinin 1920’de Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisine dönüşmesiyle devam etti ve 1921’de parti başkanlığına yükseldi.

Hitler’in Şansölye seçilmesi için önündeki engel 1925’ten 1932’ye kadar vatansız statüde olmasıydı. Bu engeli kaldırmak adına, dönemin İçişleri Bakanı ve aynı zamanda Thule Cemiyetinin üyelerinden olan Bakan Dietrich Klagges’in yaptığı atamayla, Berlin'de bulunan Brunswick temsilciliğine atanarak devlet memuru statüsü kazandı ve Alman vatandaşlığına geçti.

1933’te, ülkede kurulan yeni koalisyon hükûmetinin başkanlığına atanmasıyla Şansölye oldu. 1934’te, Cumhurbaşkanı’nın makamını devraldı ve Führer (Lider) adında bir devlet başkanlığı makamı yarattı; devlet ve hükûmet başkanlıklarını Führer und Reichskanzler unvanını kullanarak bir arada yürüttü.

Nasyonal sosyalizmin kurucusu olan ve Almanya’yı 12 yıl boyunca bu öğretiyle yöneten Hitler, siyasetçi ve asker olmasının yanı sıra aynı zamanda ressam ve yazardı.

Hitler, Almanya’da I. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Büyük Buhran’dan güç kazandı. Propaganda ve karizmatik bir dille, alt ve orta tabakanın ekonomik istemlerine ümit veriyordu; bunun yanında da belli bir seviyede milliyetçilik, sosyalizm, antisemitizm, anti-komünizm ve anti-kapitalizm de sunuyordu. Ekonominin tekrar kurulması, yeniden silahlandırılmış bir ordu, totaliter ve faşist bir rejimle; Hitler Almanya içerisindeki düzeni yeniden tesis etti ve güçlü bir ülke yarattıktan sonra, saldırgan bir dış politika izleyerek Alman “yaşam alanı”nı genişletmek amacıyla Polonya’ya saldırdı. Yıldırım savaşı taktikleri ve Mihver Devletleri ittifakı ile birlikte Avrupa′nın büyük bölümünü, Asya’nın ve Afrika’nın bir bölümünü işgal etti.

ABD’nin II. Dünya Savaşı’na Müttefikler’in tarafında katılması ve Kızıl Ordu’nun ilerlemesi ile Alman ordusu gerilemeye başladı. Sovyet güçlerinin 23 Nisan 1945’te Berlin'e girmesi ile Almanya’nın yenilgisi kesinleşmişti.

Hitler; işgal altındaki Berlin’de, eşi Eva Hitler (Eva Braun) ile yer altı sığınağında 30 Nisan 1945 günü intihar etti. Cesedi, vasiyeti üzerine takipçileri tarafından yakıldı. Alfred Jodl’ın 7 Mayıs 1945’te imzalayıp ertesi gün yürürlüğe giren teslim belgesiyle Büyük Alman İmparatorluğu son buldu.

Hitler’in saldırgan dış politikası, Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ana nedeni olarak kabul ediliyor. Onun Yahudi karşıtı politikaları ve ırkçı ideolojisi, aşağı ırk mensubu olarak gördüğü en az 5.5 milyon insanın ölümüne neden oldu.

banner53
Yorumlar (0)
12
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?